Firmaların son yıllarda markalarını tanıtırken sıklıkla sosyal medya içerik üreticileri veya ünlü isimlerle işbirliği yapması bir yandan görünürlüklerini artırmalarına katkı sağlarken, diğer yandan bu kişilerin olası krizlere konu olması, ekonomik ve itibar kayıplarına yol açabiliyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son yıllarda birçok marka, içerik üreticileri başta olmak üzere tanınmış isimlerle işbirlikleri yaparak, daha hızlı görünürlük elde etmeyi amaçlıyor.
Ünlülerin sahip olduğu geniş kitleler, markanın bilinirliğini kısa sürede yukarı taşımaya katkı sağlarken, çeşitli yönlerden de riskleri beraberinde getirebiliyor.
Özellikle son dönemde, sosyal medya üzerinden kısa sürede tanınan ünlü isimlerin ya da halihazırda uzun yıllardır tanınan isimlerin etik dışı davranışlar, şiddet, tutuklanma ya da yasaklı madde kullanımı gibi farklı olaylarla gündeme gelmesi, bu kişilerin reklam amacıyla çalıştığı marka açısından dezavantajlara neden olabiliyor.
Çocuklara, gençlere veya toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu alanlara hitap eden markalar için bu tür krizler, hem ekonomik, hem de itibar kayıplarına yol açabiliyor.
MARKALARIN ÜNLÜLERLE ÇALIŞIRKEN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER
İstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı Gülay Şele, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, markaların bu tip risklere karşı ünlü isimlerle işbirliği yaparken, çeşitli hususlara dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Şele, firmaların, markalarına uzun yıllar ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, “Günümüzde ünlü bir yüz kullanmak, markayı geliştirmek anlamında işe yarıyor. Diyelim ki, ben bir kozmetik markası çıkarttım, bunu ünlü bir yüzle birleştirdiğim zaman markam, o ünlü yüzün hedef kitlesine hızlıca gidiyor. Bu avantajlı kısmı, dezavantajı ise kullandığımız ünlünün, özel hayatında yaşadığı bir handikap markaya yansımış oluyor. Bu da markanın ciddi çalışmalarla başardığı raftaki yerini ve tüketiciler karşısındaki güvenini, sarsmış oluyor.” ifadelerini kullandı.
Bu noktada sürecin, profesyonelce yürütülmesinin önemli olduğuna işaret eden Şele, son dönemde “fenomen” adı altında bir anda insanların hayatlarına giren tanınmış isimlerin, aldıkları eğitimin, yetiştikleri kültürün yeterince bilinmediğine dikkati çekti. Markaların, ünlülerle çalışırken, dikkat etmeleri gereken noktalar hakkında bilgi veren Şele, bu kişilere yönelik detaylı araştırma yapılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
Şele, söz konusu ünlülerin, sadece bir reklam yüzü olduğunun toplum tarafından bilinmesi ve markalarla özdeşleştirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Markalara, nihai tüketiciye ulaşmak için reklam harcamalarını sürdürmelerini, ünlüleri ve influencerları kullanmaya devam etmelerini ancak bunu biraz daha disiplinli, ön araştırma yaparak ve olası krizlerde hızlı çözümler bularak yapmalarını öneriyorum. Markalar, satışının yüzde 100’ünü ünlülere ve influencera dayandırmamalı, bunu sadece bir araç gibi görmeli, kendi marka yatırımlarına, ürün iletişimlerine devam etmeliler.” değerlendirmesinde bulundu.
