İsrail siyasetinde yankı uyandıran bir gelişmede, Başbakanlık Ofisi’nin kilit isimlerinden Ziv Agmon görevinden ayrıldı. Agmon’un istifası, özel konuşmalarının medyaya sızmasıyla başlayan tartışmaların büyümesi üzerine geldi. Söz konusu kayıtlarda Agmon’un hem Başbakan Binyamin Netanyahu’ya hem de iktidar partisi Likud üyelerine yönelik ağır ifadeler kullandığı görüldü.
Sızdırılan içeriklerde Agmon’un, 7 Ekim saldırıları sonrası Netanyahu’nun siyasi geleceğine ilişkin “Bibi’nin işi bitti. Asıl soru, ülkenin ayakta kalıp kalmayacağı. Mısır, İsrail’i 7 Ekim konusunda uyardı. Likud’un işi bitti. Mısırlılar Bibi’yle yapılan görüşmenin kaydını yayınlarsa onun işi bitti” değerlendirmesinde bulunan Agmon’un ve Likud milletvekilleri için de “Tecavüzcüler ve katiller aranıyor diye bir ilan vermemiz gerekiyor, çünkü listede zaten bir hırsız, bir soyguncu ve bir adam kaçıran var” ifadeleri dikkat çekti. Bu ifadeler, İsrail kamuoyunda geniş tepki topladı.
İSTİFASINI DUYURDU

Tepkilerin ardından yazılı bir açıklama yapan Agmon, sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte, bunların bağlamından koparıldığını savundu. Açıklamasında, konuşmaların büyük bölümünün resmi görevine başlamadan önceki özel sohbetler olduğunu öne süren Agmon, sızıntının amacının kendisini itibarsızlaştırmak ve Başbakan’a zarar vermek olduğunu iddia etti. Buna rağmen, oluşan siyasi baskıyı azaltmak adına istifasını sunduğunu duyurdu.
“O HASTA VE YAŞLI”

Kayıtlarda Agmon’un, İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid hakkında da eleştirilerde bulunduğu ve Netanyahu’nun sağlık durumuna ilişkin “Bibi, Kippur’da bir sinagogda bayıldı, o hasta ve yaşlı” gibi tartışmalı ifadeler kullandığı görüldü. Bu sözler, yalnızca iktidar cephesinde değil muhalefet kanadında da yeni polemiklerin fitilini ateşledi.
Agmon’un istifası, son dönemde Başbakanlık Ofisi çevresinde yaşanan görevden almalar, soruşturmalar ve siyasi gerilimlerle birlikte değerlendirildiğinde, hükümet içindeki kırılganlığı gözler önüne serdi. İsrail medyası, bu gelişmenin Likud içindeki dengeleri etkileyebileceğini ve Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini belirtiyor.

