Pakistan’daki barış görüşmelerinin çökmesiyle uzayan İran Savaşı, küresel ekonomiyi derin bir çıkmaza sürüklüyor. Çatışan tarafların milyarlarca dolarlık silah harcamaları ve enerji piyasasında yaşanan darboğaz, tüm dünyada yükselen enflasyon, gıda krizi ve artan lojistik maliyetleri olarak doğrudan vatandaşın sırtına yükleniyor. Hürriyet gazetesi yazarı Sefer Levent’in bugün yayımlanan “İşte masadan kalkmanın faturası” başlıklı yazısında derlediği veriler, barışın sağlanamamasının faturasını küresel çapta dar gelirlinin ve zayıf ekonomilerin ödeyeceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
SAVAŞAN TARAFLARA VE DÜNYAYA GÜNLÜK MİLYARLARCA DOLARLIK FATURA
Hürriyet yazarı Sefer Levent’in köşesine taşıdığı verilere göre savaşan tarafların doğrudan günlük maliyetinin 1.5 ila 3 milyar dolar bandında seyrettiği hesaplanıyor. Bu miktar; ABD ve İsrail tarafının operasyon ile hava savunma harcamalarını, İran’ın askeri giderlerini, doğrudan enerji ve altyapı kayıplarını kapsıyor. Kamuya yansıyan verilere göre ABD, bu savaşta tek başına günde 1 milyar doların üzerinde kaynak harcıyor. Reuters haber ajansı, savaşın ilk dört haftasında 850’den fazla Tomahawk füzesi kullanıldığını raporladı.

Savaşın Hürmüz Boğazı’na kilitlenmesi ve yoğun gemi trafiğinin olduğu boğazın kapanması, dünya geneline günlük 3 ila 6 milyar dolarlık ek bir fatura çıkarıyor. Boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde bu rakamın günlük 6 ila 10 milyar dolar bandına çıkması öngörülüyor. Bu meblağ; artan petrol fiyatlarını, LNG şokunu, tanker, navlun ve sigorta yükünü, hava kargo maliyetlerini, gübre ve gıda etkisini kapsıyor.
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, savaşın uzaması senaryosunda küresel büyümenin 1 puana kadar kayıp yaşayabileceği uyarısında bulundu. Dünya Bankası verilerine göre 2024 yılında 110.98 trilyon dolar olan dünya ekonomisi büyüklüğü üzerinden hesaplandığında, 1 puanlık kayıp yılda yaklaşık 1.11 trilyon dolar, günde ise 3 milyar dolar üretim kaybı anlamına geliyor. Daha ılımlı bir senaryo olan 0.3-0.4 puanlık küçülme ise enerji ve taşımacılık şokları hariç tutulduğunda bile günde 0.9-1.2 milyar dolarlık kayba denk düşüyor.
PETROL VE DOĞALGAZDA TARİHİ ARZ ŞOKU
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, savaşın küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz şokunu yarattığını açıkladı. Birol’un paylaştığı verilere göre, Hürmüz’den geçen ve savaş öncesi günlük yaklaşık 20 milyon varil olan ham petrol akışı durma noktasına geldi. Körfez üreticileri toplam üretimi günde en az 10 milyon varil kısarken, Brent petrolün varil fiyatı ay içinde yaklaşık 20 dolar yükseldi.
Dünya genelinde günde 100 milyon varil petrol tüketiliyor. Savaş nedeniyle petrol fiyatında kalıcı hale gelen 20 dolarlık ek prim, küresel ekonomi için günde yaklaşık 2 milyar dolar ek enerji faturası yaratıyor. Fiyat farkının 30 dolara çıkması durumunda bu yük günlük 3 milyar dolara ulaşacak. Bu tablo, tüketici ülkelerden üretici ülkelere yönelik büyük bir servet transferini ifade ediyor.
Doğalgaz ve LNG tarafında ise kriz daha da derinleşiyor. Reuters verilerine göre, bazı fiziki kargolarda fiyatlar varil başına 150 dolara yaklaştı; Avrupa jet yakıtı 226.40 dolar, dizel ise 203.59 dolar seviyelerini gördü. Savaşın başlamasından geçen haftaya kadar LNG fiyatları yüzde 80’den fazla arttı. Normal şartlarda küresel LNG akışının yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın yanı sıra, İran saldırıları nedeniyle Katar başta olmak üzere bazı ülkelerin kaybettiği rafinerilerin yeniden devreye girmesinin yıllar alacağı belirtiliyor.
TAŞIMACILIK VE GIDA MALİYETLERİ KATLANIYOR
Körfez taşımacılığı için savaş riski primleri yüzde 1000’e kadar artış gösterdi. Orta Doğu-Çin VLCC (Çok Büyük Ham Petrol Taşıyıcısı) navlunu günlük 423 bin 736 dolar ile rekor fiyata ulaştı. Hava kargo hatlarında da fiyatlar yüzde 70 oranında artarken, jet yakıtı savaşın başından bu yana yaklaşık iki katına çıktı. Maliyet artışları nedeniyle Cathay Pacific hava yolları uçuş kesintilerine başladı. Lojistik maliyetlerindeki bu sıçrama sadece petrol taşımacılığını değil; yolcu biletlerini, e-ticaret teslimatlarını ve ilaç lojistiğini de doğrudan etkiliyor.
Gıda ve gübre sektöründe ise savaşın etkileri üretici maliyetlerine yansıyor. Üre gübre fiyatları ton başına yaklaşık 80 dolar, DAP fiyatları ise yüzde 20 artış kaydetti. Gübre ve yakıttaki bu artışlar nedeniyle tarım üreticileri maliyetlerinde yüzde 20 ila 30 artış, üretim rekoltesinde ise yüzde 5 ila 10 düşüş bekliyor.
ZAYIF EKONOMİLERDE İSTİKRAR KRİZİ
Artan petrol fiyatları; Mısır’dan Pakistan’a kadar birçok ülkede para birimleri, Merkez Bankası rezervleri ve borç dinamikleri üzerinde baskı yaratmaya başladı. Uluslararası Para Fonu (IMF), 20 ila 50 milyar dolar arasında ek acil destek ihtiyacı beklediğini duyurdu. Savaşın uzamasının yarattığı maliyet, özellikle kırılgan ekonomilerde borç ve kur krizlerini tetikleyerek sosyal istikrar krizlerine dönüşme riski taşıyor.
Finansal piyasalarda ise belirsizlik artarken risk iştahı daralıyor. Paranın yönü değişirken bazı varlıklar “güvenli liman” olarak yükselişe geçiyor; buna karşılık faizlerin artması ve borsaların düşmesiyle birçok yatırım aracı baskı altında kalmaya devam ediyor. Dünyanın uzayan savaşın bedelini her gün katlanarak ödediği bu süreçte, yatırım piyasaları da sarsılmayı sürdürüyor.