Uganda‘nın Kibale Milli Parkı‘nda yaşayan ve dünyanın en büyük vahşi şempanze topluluğu olarak bilinen Ngogo grubu, kalıcı olarak ikiye ayrıldı. Science dergisinde yayımlanan araştırma, bu bölünmenin beraberinde getirdiği ölümcül şiddeti belgeliyor; bulgular aynı zamanda insanlığın kendi çatışma tarihi üzerine de yeni sorular doğuruyor.
OTUZ YILDIR GÖZLEMLENİYORLAR
Araştırmacılar Ngogo şempanzelerini 1995’ten bu yana kesintisiz takip ediyor. Topluluk, zirvesinde yaklaşık 200 bireyden oluşuyordu; bu sayı, şempanze grupları için alışılagelen 50’lik ortalamın dört katı.

İlk yirmi yıl boyunca topluluk bir arada kaldı. Bireyler esnek alt gruplar arasında hareket ediyor, tüm toplulukla sosyal bağlarını koruyordu. Primatologlar geçici ayrılıklar ve yeniden bir araya gelişlerle şekillenen ve şempanze topluluklarında son derece yaygın olan bu yapıyı “fisyon-füzyon dinamiği” olarak tanımlıyor.
Ancak 2015’te yaklaşık 200 bireyden oluşan büyük Ngogo topluluğu, ayrı yaşayan ve ayrı üreyen iki farklı kümeye ayrıldı. İlk başta gruplar arasındaki bireysel bağlar ve iş birliği devam etti. Ancak 2018’e gelindiğinde son sosyal bağlar da çözüldü, gruplar bölgelerini devriye gezerken saldırganlık tırmandı.
KATLİAM NASIL BAŞLADI
Bölünmenin tamamlanmasıyla birlikte Batı grubu, Merkez gruba yönelik koordineli saldırılar başlattı. Kurbanlar ısırılıyor, yumruklanıyor, sürükleniyor ve tekmeleniyor; saldırılara çoğunlukla yetişkin erkekler katılıyor, ancak zaman zaman dişiler de dahil oluyor.

Araştırmanın kapsadığı dönemde 7 yetişkin erkek ve 17 bebek olmak üzere toplam 24 şempanze hayatını kaybetti. Şiddet bugün de devam ediyor; 2025 ve 2026’da gerçekleşen yeni saldırılarla ölü sayısı 28’e yükseldi.
Texas Üniversitesi’nden araştırmacı Aaron Sandel durumu “Şempanzeler eski grup üyelerini öldürüyor. Yıllarca süren iş birliği ilişkilerinin yerini yeni grup kimliği aldı.” diyerek özetliyor.
Saldırıların büyük bölümünü, bölünen iki gruptan daha küçük olanı, yani Batı grubu başlatıyor. Normalde büyük gruplar küçükleri geride bırakır. Ancak Batı grubu, hedefli baskınlarla sayısal dezavantajını tersine çevirdi ve Merkez grubu büyük ölçüde .
NEDEN BÖLÜNDÜLER
Bölünmenin besin kıtlığından yaşanmadığını ve bölgede hala yeterli oranda yiyecek bulunduğunu ifade eden Sandel, bölünmenin asıl nedenin grubun kendi başarısının kurbanı olması olduğunu öne sürüyor.

Michigan Üniversitesi’nden John Mitani de aynı düşünceleri paylaşıyor: “Ngogo şempanzeleri kendi başarılarının kurbanı oldu. Grup bireylerin artık bir arada tutunamayacağı bir büyüklüğe ulaştı.”
Sosyal bağları zayıflatan bir diğer etken ise art arda gerçekleşen ölümler. 2014’te iki grup arasında kritik köprü görevi gören erkek şempanzelerin bazıları da dahil olmak üzere bir ay içinde tam 5 erkek yaşamını yitirdi. Hiyerarşideki değişimler ve dişi rekabetinin artması da süreci hızlandırdı.
Genetik kanıtlara göre şempanzelerde kalıcı grup bölünmesi yaklaşık 500 yılda bir yaşanıyor. Daha önce Jane Goodall’un 1970’lerdeki Tanzanya çalışmasında bir grup bölünmesi örneği kayda geçmişti, ancak o araştırmayı tartışmalı kılan metodolojik soru işaretleri vardı. Ngogo vakası, bu türden bir bölünmenin doğal koşullarda ilk kez net biçimde ortaya konduğu örnek olma özelliği taşıyor.
İNSANLIK İÇİN NE ANLAMA GELİYOR
Araştırmacılar, bulguların yalnızca primatolog gündemini değil, insan çatışmalarını anlama biçimimizi de etkileyeceğini söylüyor. İnsan savaşları çoğunlukla etnik, dini ya da ideolojik kimlik farklılıklarıyla açıklansa da Ngogo grubunda bu kavramlar yok.
“Dil, etnisite ya da ideoloji olmaksızın yalnızca ilişkisel dinamikler şempanzeleri kutuplaşmaya ve ölümcül çatışmaya sürükleyebiliyorsa, insanlarda bu kültürel işaretler belki de daha temel bir şeyin türevidi.r” diyen Sandel, bulgulardan umut da devşiriyor. “Eğer bu doğruysa, toplumsal çatışmaları kişisel düzeyde azaltma potansiyelimiz var demektir. Barışa giden yol belki de bireylerin gündelik uzlaşma ve yeniden bir araya gelme anlarından geçiyor.”