Bazı ressamlar dünyayı anlatmaz; dünyaya nasıl bakılması gerektiğini öğretir. David Hockney, tam da böyle bir ressamdı. Onun resimlerine bakarken yalnızca bir havuz, bir ev, bir ağaç, bir yüz ya da bir pencere görmeyiz. Görmenin kendisine yaklaşırız. Rengin nasıl düşündüğünü, ışığın nasıl hatırladığını, bir çizginin insan ömrüne nasıl değdiğini fark ederiz.