TEMSA, Litvanya‘ya 15 MD9 electriCITY teslim etti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt içinde araç parkını genişletirken yurt dışında da küresel ayak izini artıran TEMSA, Litvanya‘ya ihraç ettiği MD9 electriCITY model 15 otobüsün teslimatını gerçekleştirdi.
Litvanya‘nın Kaunas şehrinde düzenlenen teslimat törenine, Avrupa Komisyonu Temsilcileri, merkezi hükümet ve belediye yöneticileri, Merkezi Proje Yönetim Ajansı üyeleri, Kautra ve yolcu taşımacılığı şirketleri temsilcileri ve TEMSA Üst Yöneticisi (CEO) Evren Güzel katıldı.
Litvanya‘nın toplu taşımadaki elektrifikasyon dönüşümü vizyonu kapsamında teslim edilen araçlar, ülkenin en büyük operatörlerinden olan ve aynı zamanda 20 yıldan uzun süredir TEMSA bayisi olarak faaliyet gösteren UAB Kautra bünyesinde yerel yönetimlerin toplu taşıma hizmetlerinde kullanılacak.
Bu yıl içinde teslimatı planlanan diğer araçlarla da Litvanya yollarında TEMSA markalı araç sayısı 321’e ulaşacak.
Şehir içi ulaşıma sıfır emisyonlu çözüm sunan MD9 electriCITY, 9,5 metrelik uzunluğa sahip olurken, ayrıca 250 kilovatlık elektrikli motoruyla da performans konusunda rakiplerinden ayrışıyor.
İsveç, Fransa, İspanya gibi ülkelerde de yollara çıkan model, aynı zamanda TEMSA tarihinde ihraç edilen ilk elektrikli araç modeli olma ünvanına sahip olmasıyla öne çıkıyor.
“TEMSA’yı ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olarak konumlandırıyoruz”
Açıklamada teslimat törenindeki konuşmasına yer verilen TEMSA CEO’su Güzel, son yıllarda başarıyla yürüttükleri stratejik dönüşüm süreçleriyle bugün TEMSA’yı güçlü bir global oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerleyen, esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip “Tercih Edilen Mobilite Markası” olarak konumlandırdıklarını belirtti.
Güzel, Litvanya’da gerçekleştirdikleri teslimatın da bu dönüşümün sahadaki en dikkati çeken yansımalarından biri olduğunu vurgulayarak, “Litvanya’nın toplu taşımada ortaya koyduğu kararlı dönüşüm vizyonu, bizim de odaklandığımız sürdürülebilir mobilite yaklaşımıyla güçlü bir şekilde örtüşüyor. Bu pazarda elde ettiğimiz başarıyı, doğru ortaklıklar, doğru teknoloji ve yerel ihtiyaçları doğru anlama yetkinliğimizin bir sonucu olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşımın sahadaki etkilerine de dikkati çeken Skardziukas, şunları kaydetti:
“Bizim için önemli olan sadece araçları satın almak değil, aynı zamanda gerekli altyapı yatırımları ve şarj istasyonlarını da geliştirmek. Bu sayede, tek bir elektrikli otobüsün 10 yıllık kullanım süresince yaklaşık 650 ton karbondioksit emisyonunu azaltması mümkün oluyor. Bu da aynı dönemde yaklaşık 360 binek aracın yarattığı emisyona eşdeğer.”