Mustafa Bilici, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesiyle, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan asistan hekimlerin çalışma koşullarını gündeme taşıdı. Bilici, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği önergede, artan iş yükü, uzun mesai saatleri ve belirsiz nöbet uygulamalarına dikkat çekti
.
Önergede yer alan bilgilere göre, asistan hekimler yalnızca hasta bakım hizmetleriyle sınırlı kalmayıp sekreterya işleri, hasta taşıma ve yatak bulma gibi hekimlik dışı görevleri de yerine getirmek zorunda kalıyor. Bu durumun hem eğitim süreçlerini aksattığı hem de sağlık hizmetinin kalitesini olumsuz etkilediği ifade edildi
.
Ayrıca hastanede fiziksel koşulların yetersiz olduğu, tıbbi malzeme eksikliklerinin bulunduğu ve nöbet sonrası izin haklarının düzenli kullandırılmadığı iddiaları da gündeme getirildi. Bazı branşlarda istifaların arttığı ve eğitim rotasyonlarının aksadığı da raporlara yansıdı.
Bilici, Bakan Memişoğlu’na şu soruları yöneltti:
Uzun mesai ve belirsiz nöbet uygulamalarının gerekçesi nedir
?
Asistan hekimlerin eğitim süreçlerinin yetersiz olduğu iddiaları doğru mudur?
Altyapı ve malzeme eksiklikleri için hangi adımlar atılacaktır?
Nöbet sonrası izin haklarının kullandırılmaması neden sürmektedir?
Yaşanan sorunlar Türkiye genelindeki uzmanlık eğitimi sisteminin bir parçası mıdır?
Önerge, sağlık sisteminde genç hekimlerin karşı karşıya kaldığı zorlukları bir kez daha gözler önüne sererken, konunun ulusal ölçekte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.