Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, geçtiğimiz Cumartesi günü vefat eden sendikacı, vakıf yöneticisi ve eğitimci Ömer Aydın’ı yazdı…
Ömer Aydın’ın Ardından!
Vefanın, inancın, kardeşliğin, kutlu mekanın hamiyetli gönüllüsü,
Ömrünü bu mukaddes davaya vakfetmiş bir öncü kahraman!
Anadolu irfanını İstanbul’a getiren, gençlerin kıymetli Ağabeyi Ömer Aydın…
1960 yılında İstanbul da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Üç yıl Hak-iş Sendikası’nda çalıştı. Akabinde İlim Yayma Vakfı Yurt müdürlüğü görevine başladı ve eğitim danışmanı olarak görevini sürdürdü.
36 yıl bilfiil İlim Yayma Vakfı’nda gönülleri imar etti.
Arif ve zarif bir insan,
Kadirşinas bir kişilik,
Hamiyetli bir gönül eri,
Mütevazi ve ahlaklı örnek bir müslüman,
Yüce gönüllü, hamiyetli bir gönül mimarı,
Vakıf hizmetinde vâkıf insan özelliğini yaşayarak gösterdi.
Hilm sahibi, yüce gönüllü idi. Şefkat ve merhametle yüzlerce gönlü imar etti.
Gençlerin yolunu aydınlatırken ilmi ve irfanı ile iz bırakanlardan oldu.
Kadim medeniyetimizin yaşayan ve yaşatan öncülerindendi.
Tarih, Edebiyat, Sanat, Şiir ve Dini İlimleri gönüllerde harmanlayan yiğit bir kahramandı.
Üstad Sezai Karakoç’un iltifat ettiği, sevdiği güzel bir mümindi. O da Üstadı sever, her daim ziyaretinde gençleri de yanında götürürdü.
Her gence “bey” diye hitap eder, sohbet ettiği insanlara hitap ederken “abiciğim” diye söze başlardı.
Kimsenin aleyhinde konuşmaz, eleştiri yapacaksa daha iyi şeyler olsun diye yapardı.
Vefayı sessizce inşa etti. Yaşadığı semtin hakkını verdi. Bugün ikindi Namazı sonrası Şehzadebaşı Camii avlusunda camiyi ve avluyu dolduran, gönüllerine dokunduğu gençler hep bir ağızdan “şahidiz” diyerek haklarını helal ettiklerini haykırdı.
Bugün kamuda, siyasette, ticarette önemli görevlerde olanların arkasında onun samimi, fedakar, hamiyetli ve adanmış gayretleri vardır.
Gönüle dokunmanın derdini bir ömür taşıdı. Hayatını vakfederek, hiç evlenmeyerek her daim gençlerin yanında, yakınında olmanın derdiyle gönülleri aydınlattı.
Evlad-ı Fatihan diyarının naif ve zarif dervişi idi.
Eğitime adanmış bir hayatı sanatçı bir ruhla sabırla ilmek ilmek ördü.
En değerli varlığın insan olduğu bilinciyle hayatını bu uğurda gençliğe ve eğitime adadı.
Hayrı büyüttü. Gönüllerde sevgiyi, merhameti, medeniyeti, ilmi, irfanı, hikmetle yeşertti.
Okumayı severdi, okuduğunu anlatır, yaşayarak yaşatmaya özen gösterirdi.
Ahlakı ve tevazuu ile akıllarda mümin bir kişiliği, gönül ehli olmayı yaşayarak gösterdi.
Son zamanlarını gençlerle geçirmek için Vefa’da olmaya özen gösterdi.
İktisatçılar Derneği ve Vefader’in kuruluşundaki öncülerdendi.
Ekmekçizade Ahmetpaşa Medresesi Sebilinin tekrar faaliyete geçmesinde de öncü oldu.
Geçirdiği rahatsızlığı keffareti olsun. 4 Nisan 2026 Cumartesi günü emaneti sahibine teslim etti. Rabbim menzilini mübarek eylesin, sevenlerine dostlarına, arkadaşlarına ve gönlüne dokunduğu gençlere sabırlar versin.
Gelişi güle güle oldu, gidişi güle güle oldu.
Cenneti yurt, yurdu cennet olsun.
Ebedi istirahatgahı da Ekmekçizade Ahmetpaşa Medresesinin haziresi oldu.
Başta İlim Yayma Vakfı ailesi olmak üzere camiamızın başı sağolsun.
Rabbim rahmet eylesin.
Mekanı cennet, mâkamı âli olsun.