Kasım 2025’te yayınlanan yeni bir araştırma, kuzeydoğu Afrika ile Sina Yarımadası arasındaki bu stratejik bölgenin “kapandığı” fikrini çöpe attı. Uzmanlar, Süveyş Rifti’nin yılda 0,26 ile 0,55 milimetre arasında bir hızla açılmaya devam ettiğini kanıtladı.
Peki, bilim insanları bu “mikroskobik” hareketi nasıl tespit etti? Cevap, denizin metrelerce üzerindeki eski mercanlarda saklı:
Şu an deniz seviyesinin 18,5 metre üzerinde bulunan antik mercan resifleri, karanın yukarı doğru itildiğinin en net kanıtı. Nehir yollarındaki tuhaf sapmalar, yer kabuğunun altındaki sinsi gerilmeyi ele veriyor.
5 milyon yıl önce durduğu sanılan tektonik dinamikler, “kalıntı deformasyon” adı verilen bir süreçle milyonlarca yıl sonra bile devam ediyor.
Ne tamamen aktif ne de tamamen ölü
Süveyş Körfezi, jeolojide çok nadir görülen bir “ara kategoriye” yerleşti.
Doğu Afrika Rifti gibi ateş püsküren bir volkanik aktiviteye sahip değil.
Kızıldeniz gibi yeni bir okyanus oluşturacak kadar hızlı genişlemiyor, ancak tamamen “fosilleşmiş” de değil. Süveyş, adeta jeolojik bir “zombi rift” gibi, son derece yavaş ama kararlı bir şekilde genişlemeyi sürdürüyor.
İlk bakışta milimetrelik bir hareket önemsiz görünebilir; ancak bu keşif, kıtaların nasıl parçalandığına dair modelleri kökten değiştiriyor.
Bu hareket, yarın büyük bir felaket yaşanacağı anlamına gelmiyor, ancak “istikrarlı” kabul edilen bölgelerin bile gizli sismik riskler barındırabileceğini gösteriyor. Eski fay hatlarının uykuda olması, tamamen öldükleri anlamına gelmiyor.
Süveyş Körfezi bize tek bir şeyi hatırlatıyor: Gezegenimiz, biz fark etmesek de en durağan noktalarda bile dönüşmeye ve şekil değiştirmeye devam ediyor.