“Doğru tercih, sizi işsiz bırakmayacak olan değil; yıllar sonra elinizde somut bir şey olmasını ve yeni şeyler öğrenmeye her zaman açık kalmanızı sağlayacak olandır. Formu da hayatı da bu gözle okuyun.”
İş fütüristi, ekonomist Ufuk Tarhan, yapay zekânın ekranın içinde kaldığını hatırlatarak, “Bir boruyu onaramaz, bir yarayı dikemez, güzel bir yemek pişiremez, bir çocuğa hakiki şefkatle bakamaz. Dokunmayı, onarmayı, iyileştirmeyi, elle üretmeyi gerektiren her iş tam da bu yüzden değer kazanıyor. Cerrah, ustabaşı, aşçı, bakım uzmanı, saha teknisyeni ve el sanatları ustası gibi organik becerisi olan, yani işini bedeniyle ve elleriyle yapan herkes eskisinden daha kıymetli olacak” dedi.
“Yapay zekâ çağında doğru tercih nasıl yapılır?” sorusunu yanıtlayan Tarhan, üniversite adaylarına şu önerilerde bulundu:
“Aynı bölümde birbirinden çok farklı iki öğrenci var. Biri dört yılı derse girip çıkarak, ezberleyerek tamamlar. Diğeri aynı dört yılda somut bir iş üretir. Bir soruna çözüm arar, bir şey kurar, dener, paylaşır. Yıllar sonra değeri olan bölümün adı değil, bu ikinci öğrencinin elinde biriken emektir.
• ÖNCE ŞUNU ÖĞRENİN: Yapay zekâ artık yalnızca soru-cevap değil, kendi başına iş yürüten ‘ajan’lara dönüşüyor. Bu ajanlarla çalışmayı, onlara doğru görev tanımlamayı, çıktılarını denetlemeyi bilen genç, akranlarının önüne geçecek. Bir ödevi, bir araştırmayı, küçük bir projeyi baştan sona bir ajana yaptırıp sonucu titizlikle denetlemeyi deneyin; birçok iş yakın gelecekte tam olarak böyle yürüyecek. Bu beceri mühendislik diplomasıyla sınırlı değil. Hangi bölümde okursanız okuyun, bu araçları şimdiden deneyin.
• DİJİTAL KİMLİĞİNİZİ KURUN: Artık özgeçmiş tek sayfalık bir kağıt değil, adınız aranınca karşınıza çıkan iştir. Yazılımla ilgileniyorsanız GitHub’da (yazılımcıların kendi projelerini herkese açık paylaştığı, işverenlerin diploma kadar ciddiye aldığı platform) bir hesabınız olsun. Tarih okuyorsanız bir blogda arşiv yazıları, işletme okuyorsanız LinkedIn’de gerçek bir vaka analizi paylaşın. Hangi alanda olursanız olun, ürettiğinizi herkese açık bir yerde tutun. Üniversiteye başlamadan bu izi bırakmaya başlayan genç, mezun olduğunda sıfırdan başlamaz.
• İŞİN ŞEKLİ DEĞİŞİYOR: Mezun olduğunuzda iş hayatı bugünkünden çok farklı olacak. Maaşlı, bordrolu, tek bir ofiste geçen sabit işler azalıyor. Bunun yerine bağımsız profesyonellik ve GİG işler (kısa süreli, dijital platformlar üzerinden alınan görevler) yükseliyor. Upwork, Fiverr gibi iş portalları (işvereni profesyonelle doğrudan buluşturan siteler) bu çalışma biçiminin asıl adresi haline geliyor. Öğrenciyken klasik staj peşinde koşmak yerine, bu portallarda küçük işler alıp kendinizi var etmeye başlayın. Giderek daha fazla beyaz yakalı için gerçek işyeri bir bina değil, bu portallar olacak.
• DİJİTAL İKİZ KAVRAMINI ÖĞRENİN: Bir kişinin ya da bir sürecin yapay zekâ ile oluşturulmuş canlı kopyasına, simülasyonuna ‘dijital ikiz’ deniyor. Örneğin bir mühendislik öğrencisi bir makineyi, bir mimarlık öğrencisi bir binayı önce dijital ikiziyle test edip sonra gerçeğini kurabiliyor. Kendi alanınızda küçük bir süreci böyle önce simüle etmeyi, sonra uygulamayı deneyin. Az kişinin bildiği bu yetkinlik, yarın herkesin arayacağı bir beceri olacak.
• SON UYARI: Motivasyon mektubunuzu, staj başvurunuzu yapay zekâya yazdırıp olduğu gibi gönderirseniz okuyan insan bunu hemen fark eder ve sizi eler. Yapay zekâyı taslak için kullanın, son sözü her zaman siz söyleyin; çünkü aranan şey gösterişli olan değil, size ait olan.
EMEK HER ZAMAN KAZANIR
Ailelerde sık görülen bir çekişmeyi de burada çözelim. Çocuk bir alana meraklı, aile ‘o bölümden ekmek çıkmaz’ diyor. Artık seçim, ‘kazançlı görünen’ ile ‘çocuğun gerçekten emek vereceği’ arasında yapılıyor ve ikincisi her zaman kazanır. Sevmediği bir bölümde zorla dört yıl geçiren genç ne iş üretir ne bir şey biriktirir, sadece zamanı doldurur. Doğru tercih, sizi işsiz bırakmayacak olan değil; yıllar sonra elinizde somut bir şey olmasını ve yeni şeyler öğrenmeye her zaman açık kalmanızı sağlayacak olandır. Formu da hayatı da bu gözle okuyun.”
