12 Ağustos 2026

Almanya’da korkutan seçim tablosu: Aşırı sağ parti iktidara koşuyor

Almanya’da korkutan seçim tablosu: Aşırı sağ parti iktidara koşuyor Almanya’da eylül ayında yapılacak eyalet seçimleri ülkenin siyasi geleceği açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Gözlerin çevrildiği Saksonya-Anhalt’ta aşırı sağcı AfD, son anketlerde yüzde 42’ye ulaşarak açık ara birinci sıraya yerleşti.

almanyada-korkutan-secim-tablosu-asiri-sag-parti-iktidara-kosuyor-u7fbTMFQ.jpg

Almanya, sonbahara dört eyalette yapılacak seçimlerle girecek. İlk olarak 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta seçmenler sandık başına gidecek. Ardından 13 Eylül’de Aşağı Saksonya’da, 20 Eylül’de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de eyalet seçimleri yapılacak.

Ancak seçim takviminin en kritik durağı Saksonya-Anhalt olarak görülüyor. Bunun nedeni, aşırı sağcı Almanya için Alternatif‘in (AfD) eyalette rakipleriyle arasındaki farkı giderek açması.

AfD İLK KEZ EYALET HÜKÜMETİ KURABİLİR

DW‘nin haberine göre son anketler, AfD’nin oy desteğinin yüzde 42’ye kadar yükseldiğini gösterdi. Bu tablo, partinin Almanya tarihinde ilk kez bir eyalet hükümetinin başına geçebilmesi ihtimalini gündeme getirdi.

Saksonya-Anhalt’ta AfD, “kesinleşmiş aşırı sağ aşırılıkçı grup” olarak sınıflandırılıyor. Parti ayrıca Almanya genelinde Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın “aşırı sağ aşırılıkçılık” şüphesi kapsamında gözetimi altında bulunuyor. AfD’nin gençlik yapılanması da federal düzeyde “aşırı sağ” olarak sınıflandırılmış durumda.

Dolayısıyla AfD’nin 6 Eylül’de sandıktan birinci çıkması yalnızca bir seçim başarısı olmayacak. Böyle bir sonuç, iç istihbarat teşkilatı tarafından kesin olarak aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir partinin bir eyalet seçiminde ilk kez zafer kazanması anlamına gelecek.

KOALİSYONA KAPILAR KAPALI

Ancak sandıktan birinci çıkmak, AfD’nin otomatik olarak hükümeti kuracağı anlamına gelmiyor. Partinin tek başına iktidar olabilmesi için eyalet parlamentosundaki sandalyelerin mutlak çoğunluğunu elde etmesi gerekiyor. Diğer partiler ise bugüne kadar AfD ile koalisyon veya siyasi işbirliğine kapıyı kapattı.

Bu nedenle seçim gecesinin ardından asıl mücadele hükümetin nasıl kurulacağı konusunda yaşanabilir.

ORTAK CEPHE NE KADAR DAYANACAK?

Sol Parti Genel Başkanı Luigi Pantisano‘nun son dönemde yaptığı açıklama dikkat çekti. Pantisano, aşırı sağın iktidara gelmesini engellemek için CDU ile işbirliğini dahi dışlamadıklarını söyledi. CDU ise bu açıklamaya şu ana kadar olumlu ya da olumsuz bir yanıt vermedi.

Bu nedenle seçim sonrasında yalnızca sandalye dağılımı değil, AfD’yi dışarıda bırakmak isteyen partilerin hangi formülle bir araya gelebileceği de Almanya’nın gündemine oturdu.

MEVCUT HÜKÜMET ZOR DURUMDA

Saksonya-Anhalt’ta 2002’den bu yana görev yapan tüm eyalet başbakanlarının CDU’dan çıkması, bölgedeki siyasi dengelerin önemini artırdı.

Eyalette şu anda CDU, SPD ve FDP’den oluşan koalisyon hükümeti görev yapıyor. Uzun yıllar eyalet başbakanlığını yürüten CDU’lu Reiner Haseloff ise ocak ayında görevinden ayrılarak koltuğunu Sven Schulze’ye bıraktı.

Ancak mevcut hükümetin kamuoyundaki desteği de zayıflamış durumda. Temmuz sonunda yayımlanan Saksonya-Anhalt Trend araştırmasına göre halkın yalnızca yüzde 29’u eyalet hükümetinin çalışmalarından memnun veya çok memnun. Hükümetten memnun olmayanların oranı ise yüzde 66’ya ulaştı.

SEÇİMİN KADERİNİ SANDALYE HESABI BELİRLEYECEK

Mevcut eyalet parlamentosunda CDU’nun 40, AfD’nin 23, Sol Parti’nin 12, SPD’nin 9, FDP’nin 7 ve Yeşiller’in 6 sandalyesi bulunuyor.

Ancak seçim sonrasında bu dağılımın büyük ölçüde değişebilir.

Insa’nın son araştırmasına göre AfD yüzde 42 ile birinci sırada. AfD’nin ardından yüzde 22 ile CDU geliyor. Sol Parti yüzde 13 ile üçüncü sırada bulunurken SPD’nin desteği yüzde 6 seviyesinde.

Yeşiller yüzde 4, Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) yüzde 5 oy alırken FDP seçim barajının altında kalıyor.

AfD’nin adayı Ulrich Siegmund’u eyalet başbakanı olarak gösterdiği araştırmada parti önceki ankete göre oyunu 1 puan artırdı. CDU ise 2 puan kaybetti.

Anket kuruluşu Insa’nın kurucusu Hermann Binkert de Bild’e yaptığı değerlendirmede CDU’nun 6 Eylül’e kadar AfD’yi geçmesinin mümkün görünmediğini belirterek AfD’nin seçimin en güçlü siyasi gücü olacağını savundu.

YÜZDE BEŞ BARAJININ ÖNEMİ

Seçimin sonucunu yalnızca partilerin aldığı oy oranları belirlemeyecek. Eyalet parlamentosunda kaç partinin sandalye kazanacağı da hükümet formülleri açısından kritik olacak.

Çünkü yüzde 5’lik seçim barajını aşan parti sayısı azaldıkça parlamentodaki sandalyeler daha az parti arasında paylaşılacak. Bu da AfD’nin sandalye çoğunluğuna ulaşma ihtimalini doğrudan etkileyebilecek.

Almanya’da seçim barajının gerekliliği konusunda yeniden başlayan tartışmaların arkasında da bu tür hesaplar bulunuyor.

AfD’nin hedefi ise yalnızca seçimleri kazanmak değil, mümkünse tek başına hükümet kurabilecek sandalye çoğunluğuna ulaşmak.

AfD İKTİDARA GELİRSE NE YAPACAK?

AfD, olası seçim zaferi sonrasında uygulamak istediği politikaları nisan ayında açıkladığı programda ortaya koydu.

Programda göç konusunda son derece sert önlemler öne çıktı. AfD, “yabancı” veya “farklı” olarak tanımladığı gruplara karşı devletin daha sert bir tutum benimsemesini isterken, anayasal güvence altında bulunan sığınma hakkının tamamen kaldırılmasını da talep etti.

Parti ayrıca çoğulcu kültür anlayışına, mevcut medya ve eğitim politikalarına karşı çıktı. Programda Almanya’nın mevcut demokratik kurumlarının meşruiyetini sorgulayan yaklaşımlar da yer aldı.

Ancak AfD’nin vaatlerinin ekonomik açıdan uygulanabilirliği de tartışma konusu.

Halle Leibniz Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü‘nün (IWH) yaptığı çalışmaya göre, AfD’nin seçim programında yer alan projelerin hayata geçirilmesi eyalet bütçesine her yıl en az 2,2 milyar euro ek yük getirebilir.

BERLİN DE OLASI AfD İKTİDARINA HAZIRLANIYOR

AfD’nin olası bir eyalet yönetimini devralması yalnızca Saksonya-Anhalt’ta değil, federal düzeyde de yakından izleniyor.

Federal hükümet ve eyalet yönetimleri, AfD’nin iktidara gelmesi ihtimaline karşı çeşitli siyasi ve hukuki seçenekler üzerinde çalışıyor. Amaç, radikal bir eyalet hükümetinin Almanya’nın federal sistemini zayıflatmasının veya kamu kurumlarının işleyişini engellemesinin önüne geçmek.

Bu nedenle 6 Eylül’deki seçim, yalnızca bir eyalet parlamentosunun yeni üyelerini belirlemekten çok daha fazlası. Sandıktan çıkacak sonuç, Almanya’da AfD’ye karşı bugüne kadar uygulanan siyasi izolasyon politikasının geleceğini de test edecek.

Sonuç olarak 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta ortaya çıkacak tablo, yalnızca eyaletin yeni yönetimini belirlemeyecek. AfD’nin yükselişinin Almanya siyasetinde ne kadar ileri gidebileceğine ilişkin de güçlü bir mesaj verecek.