Anneler, eşler, çocuklar ve eski eşler sanık oldu
PKK’lılara özgürlük veren “çerçeve yasa” gündemdeki yerini korurken Tolga Şardan’ın bugünkü yazısı dikkat çekti: Türkçe ve Kürtçe 8 milyondan fazla mesajın çözüldüğü uyuşturucu ve kara para soruşturmasının ayrıntılarını yazan Şardan “Anneler, eşler, çocuklar ve eski eşler sanık oldu!” dedi.
Tolga Şardan bugünkü yazısında uyuşturucu ticareti ve kara para faaliyetlerine ilişkin soruşturmalarda, şifreli mesajlaşma platformu Sky-ECC üzerinden yapılan yazışmaların çözülmesiyle dikkat çeken sonuçlara ulaşıldığını “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı ve mahkemece kabul edilen bir iddianame ulaştı geçen hafta. Dumanı henüz üzerinde. Üç hafta önce tamamlanan iddianame yaklaşık 600 sayfa.” diyerek duyurdu.
Şardan’ın yazısına göre, Europol tarafından oluşturulan OTF EMMA, LIMIT, GREENLIGHT ve FIREFLY adlı çalışma gruplarının 2020-2023 yılları arasında Sky-ECC mesajlaşma verileri üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında çok sayıda suç örgütüne yönelik soruşturma yürütüldü. Soruşturmalarda 12 binden fazla şüpheli tutuklandı. Şardan “Anneler, eşler, çocuklar ve eski eşler sanık oldu” dedi.
8 MİLYONDAN FAZLA TÜRKÇE VE KÜRTÇE MESAJ ÇÖZÜLDÜ
Şardan’a göre soruşturmaların dikkat çeken noktalarından biri, Türkçe ve Kürtçe 8 milyondan fazla mesajın çözülmesi oldu.
Mesajlaşmalardan elde edilen veriler doğrultusunda uyuşturucu ticareti ve kara para faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı.
12 BİNDEN FAZLA ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Europol’ün çalışma grupları tarafından yürütülen operasyonlar kapsamında 12 binden fazla şüpheli tutuklandı.
Soruşturmalar sonucunda 690 tondan fazla uyuşturucu madde ele geçirildi. Bunun yanı sıra suç örgütlerine ait diğer mal varlıkları hesaba katılmadan, yalnızca nakit olarak 1 milyar euronun üzerinde para ele geçirildi.
YÜZLERCE CİNAYETİN ÖNÜNE GEÇİLDİ
Mesajlaşma verilerinin incelenmesiyle elde edilen bilgilerin, uyuşturucu ve kara para faaliyetlerinin yanı sıra suç örgütlerinin diğer faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasında da kullanıldığı belirtildi.
Yürütülen operasyonlar sonucunda yüzlerce cinayetin önüne geçildiği ifade edildi.
AİLE ÜYELERİ DE SORUŞTURMALARDA SANIK OLDU
Soruşturmaların Türkiye ayağında ise dikkat çeken başka bir ayrıntı ortaya çıktı. Uyuşturucu ve kara para soruşturmalarında yalnızca doğrudan suç örgütü üyeleri değil, anneler, eşler, çocuklar ve eski eşler de sanık olarak dosyalara girdi.
Şardan’ın dikkat çeken yazısı şöyle;
“Europol’ün oluşturduğu OTF EMMA, LIMIT, GREENLIGHT, FIREFLY adlı çalışma gruplarının 2020 – 2023 yılları arasında Sky-ECC mesajlaşma verileri üzerindeki çalışmalarıyla yürütülen soruşturmalarda, 12 binden fazla şüpheli tutuklandı. Yanı sıra 690 tondan fazla uyuşturucu madde ele geçirildi. Suç örgütlerine ait diğer mal varlığı türleri hariç, tek başına bir milyar eurodan fazla nakit para ele geçirildi. Yüzlerce cinayetin önüne geçildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı ve mahkemece kabul edilen bir iddianame ulaştı geçen hafta.
Dumanı henüz üzerinde. Üç hafta önce tamamlanan iddianame yaklaşık 600 sayfa.
İddianameyi hazırlayan başsavcılık birimi, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu.
Konusu uluslararası düzeyde gerçekleştirilen 17 ayrı uyuşturucu kaçakçılığı ile suçtan elde edilen paranın aklanması.
İddianamede 2024’te başlatılan soruşturma çerçevesinde 144 sanık hakkında iddialar mevcut.
Her ne kadar 144 sanık olsa da “örgüt lideri” konumunda öne çıkan iki isim var: “Don Marlon” ve “Don Vito” kod adıyla bilinen Abdullah Alp Üstün ile “Siirtli Naci” lakabıyla tanınan Naci Yılmaz.
Bilindiği üzere; Abdullah Alp Üstün, geçen ekimde Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye iade edildi. Uluslararası uyuşturucu kaçakçılığında bilinen isimlerden. Üstün’le ilgili bilinen diğer önemli unsur, Hollandalı uyuşturucu baronu “Tombul Jos” lakabıyla tanınan Joseph Johannes Leijdekkers gibi Avrupa’nın en büyük uyuşturucu baronlarından bazılarının arkasındaki ‘beyin’ olduğu iddiaları.
Üstün’ün babası Bekir Üstün de iddianamenin sanığı. Baba Üstün’e yöneltilen suçlama ise, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama.”
Siirtli Naci adıyla tanınan Naci Yılmaz da en az Üstün kadar yurt dışında nam salmış durumda. En son geçen ocakta İspanya Ulusal Polisi’nin Atlantik Okyanusu’ndaki operasyonuna adı karıştı. Okyanusta durdurulup arama yapılan “United S” adlı gemide ele geçirilen yaklaşık 10 tonluk kokain soruşturmasında ülkemizi temsil ediyor kendisi!

“ESKİ EŞLER” SUÇ ÖRGÜTÜNDE!
Yine Üstün’ün ailesinde olduğu gibi Yılmaz’ın ailesinde de kendisi dışında üç kişi iddianamenin sanığı. Sanıklardan ikisi Yılmaz’ın oğulları Araf ve Onur Yılmaz. Ayşe Yılmaz ise Naci Yılmaz’ın annesi. Ayrıca Yılmaz’ın eski eşi Hicran İriyiğit de dosyada sanık konumunda. Örgüt lideri Yılmaz gibi yakınları da suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiasıyla yargılanacak.
Üstün ve Yılmaz gibi örgütün lideri konumunda olmamakla birlikte örgütün önde gelen üyelerinden Mehmet Sabri Şirinve ailesi de suç örgütü dosyasında yer aldı.
Şirin’in örgütteki konumunu; yapılan uyuşturucu madde sevkiyatlarında “Köylü” lakaplı Murathan Düz ve Ferhan Tekin’in, Şirin’in talimatları ile hareket ettiklerinin tespitiyle anlatmak mümkün.
Dahası Şirin’in, uyuşturucu madde tedariki ve finansman konularında Hüseyin Ufuk Yakut birlikte hareket ederek örgüt adına uyuşturucuyu temin ettiği soruşturmada ortaya çıkarıldı. Ayrıca, Şirin’in 10 ayrı sevkiyatta toplamda yaklaşık 200 kilogram kokaini “başarılı” biçimde yerine ulaştırdığı kayıtlarda yer aldı.
Dosyada yer alan Şirin’in ailesinden annesi Emine Şirin, kızı Nurşah Şirin ve eski eşi Gülşah Şişdağ ise, suç gelirlerini aklama iddiasıyla hâkim karşısında olacaklar.
Benzer durum sanıklardan Abdulbari Nergiz ve ailesi için de geçerli. Nergiz’in eski eşi Raise Güneş dosyanın sanıklarından. Hakkındaki iddia aynı, suç gelirlerinin aklanması. Eski eşinin yanı sıra iki kızı Şerife Nergiz ile Dorşin Karademir ile oğlu Diyar Yasin Nergiz, kara para aklama iddiasıyla sanık sandalyesindeler.

EŞLER, ÇOCUKLAR VE ANNELER “KARA PARA AKLAMA” SANIĞI!
İddianameye bakıldığında, 144 sanık içinde epeyce kadın sanık bulunduğunu görmek mümkün. Sanıkların neredeyse dörtte biri kadın. Savcılık iddianamesinde 35 kadının ismi var.
Örgüt yöneticisi veya üyesi olanların tamamına yakınının eşleri, çocukları, kardeşleri ve hatta bazılarının anneleri de davanın sanıklarından. Bu sanıkların büyük bölümünün iddianamede bulunma gerekçeleri “suçtan kaynaklanan gelirin aklanması” iddiası.
Aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen geliri aklamak amacıyla söz konusu sanıkların üzerine yapılmış gayrimenkul ve araçtan oluşan çok sayıda mal varlığı bulunduğu MASAK tarafından ortaya çıkarıldı.
Aile fertlerinin tamamına yakını şüpheli mal varlıkları nedeniyle dosya kapsamına alındılar.
Hakkari Yüksekovalı İsmailoğlu ailesinden 9 şüpheli var dosyada. Aileden Naci İsmailoğlu’nun eşi Tehmine İsmailoğluile iki oğlu Semih ve Atilla İsmailoğlu sanık.
Aynı aileden örgüt üyesi konumundaki sanıklardan Asker İsmailoğlu’nun eşi Belkıs İsmailoğlu ile oğlu Oktay İsmailoğlu da suç gelirlerini aklama iddiasından yargılanacak.
Uyuşturucu kaçakçılığı olaylarına adı karışan Diyarbakır Hani’li Aydaş Ailesi de benzer durumda. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla sanık olan Sabri Aydaş’ın eşi Gürci Aydaş ile kızı Sidar Aydaş’ın yanı sıra Üstün ve Yılmaz’la bağlantılı hareket ettiği gerekçesiyle sanık olan Mehmet Aydaş’ın annesi Nedret Aydaş eşi Şenay Aydaş ve kızı Zilan Aydaş iddianamede yer aldılar.
İsimler bu kadar değil elbette. Diğer sanıkların eşleri ya da çocukları da sanık olarak yargılanacak.
HANGİ OPERASYONLAR VAR?
İddianameye göre, sanıklar 17 ayrı olaydan dolayı yargı önüne çıkacaklar adli tatil sonrasında.
Bu olaylar 2020 ve 2021’i kapsıyor. Yeri gelmişken, iddianamede yer alan bazı sanıkların güncel suçlarıyla ilgili soruşturmaların halen devam ettiğini belirteyim.
Sanıkların karıştığı olayları şöyle toplamak mümkün:
2020 yılında Trinidad ve Tobago’da 475 kilogram kokain yakalanması, Fransa’da 115 kilogram skunk ele geçirilmesi, Yunanistan’da 205 kilogram esrar yakalanması, İran’da 490 kilogram eroin ele geçirilmesi, Diyarbakır’da 56 kilogram esrar ve 1.2 kilogram toz esrar yakalanması, Mersin Limanı’nda 220 kilogram kokain ele geçirilmesi, Esenyurt’ta 83 kilogram esrar yakalanması, Edirne’de 83 kilogram esrar ele geçirilmesi, Brezilya’daki Santos Limanı’nda 3 ton kokain yakalanması, İstanbul’da 89 kilogram esrar ele geçirilmesi, İspanya’da 70 kilogram skunk yakalanması, Brezilya’da 1.3 ton kokain ele geçirilmesi.
2021’deki operasyonlarda ise, Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda 713 kilogram kokain, Edirne’de yaklaşık 10 kilogram eroin, Ağrı’da 21 kilogram eroin, Rotterdam Limanı’nda iki ayrı konteyner içinde toplam 920 kilogram kokain, İstanbul Bağcılar’da 7.7 kilogram kokain, Hollanda’da toplam 1.5 ton eroin ele geçirilmesi.
ARGUS OPERASYONU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianameye bağladığı bu ilginç soruşturma, Türkiye açısından 2023’te başladı. “Türkiye açısından” dememin gerekçesi; Avrupa’da 2015’te başlatılan özel bir çalışmaya Türkiye’nin tam 8 yıl sonra katılması.
Şöyle ki; Avrupa Birliği üyesi ülkelerin oluşturduğu Europol’da 2015’te önemli bir çalışma başlatıldı. 2015’te ilk olarak Hollanda ve Fransız polisi Sky-ECC’nin varlığından haberdar oldu.
İki ülkenin ortak çalışmalarında; suç örgütlerince tercih edilen Sky-ECC adlı kriptolu haberleşme sisteminin en önemli özelliğinin “modifiye” edilmiş Nokia, Google, Apple ve BlackBerry telefonlarında çalışan “abonelik tabanlı” mesajlaşma uygulaması olduğu belirlendi.
Bu tespitler doğrultusunda özel çalışma başlatıldı. Özel çalışmaya Argus Operasyonu adı verildi. Çalışmanın merkezine Sky-ECC adlı kriptolu haberleşme programından elde edilen veriler alındı.
Europol’ün uluslararası uyuşturucu kaçakçılığına yönelik başlattığı söz konusu operasyonda, suç örgütü üyelerinin; günümüzdeki akıllı telefonlar yerine, 1990’larda kullanılan modası geçmiş ve şimdiye göre daha geride kalmış teknolojiyle üretilen cep telefonlarını kullanıldığı anlaşıldı.
Bu telefonlarda kameralar, mikrofonlar ve GPS’in devre dışı bırakılarak sadece mesaj sistemi yüklendiğinin anlaşılmasıyla birlikte Europol, Sky-ECC’den yaklaşık bir milyar mesaj verisini alıp incelemeye başladı.
Europol’ce oluşturulan OTF LIMIT adlı çalışma grubu, Mart 2021’de başladığı veri çözümleme sürecini Aralık 2021’de tamamladı. Ele geçirilen kriptolu haberleşme içerisinde 700 milyon dolayında “ikili mesajlaşmalar”, yaklaşık 55 milyon “grup mesajlaşmaları”nın bulundu.
OTF LIMIT’in çalışmalarında Sky-ECC’de 160 binden fazla kullanıcı bulunduğu ve 60 bin dolayında kullanıcı tespit edilebildi. Ayrıca kullanıcılar üzerinden “baz tabanlı” yapılan araştırmada, sistemde haberleşme gerçekleştiren çok sayıda kullanıcının Türkiye sınırları içinde bulunduğu anlaşıldı.
Yıllar sonra Türkiye bu çalışmaya katıldı. Europol, organize suç örgütlerince kullanılan kriptolu haberleşme programı Sky-ECC’den elde ettiği 8 milyondan fazla Türkçe ve Kürtçe mesajın çözümünü Türkiye’ye 2023’te iletince, arka arkaya operasyonlar başlatıldı.
KARA PARAYI HAWALA İLE AKLADILAR
İddianamede bu konuda yer alan bir bilgi, Europol’ün yürüttüğü Argus Operasyonu’nun boyutlarının anlaşılmasını sağladı.
Europol’ün oluşturduğu OTF EMMA, LIMIT, GREENLIGHT, FIREFLY adlı çalışma gruplarının 2020 – 2023 yılları arasında Sky-ECC mesajlaşma verileri üzerindeki çalışmalarıyla yürütülen soruşturmalarda, 12 binden fazla şüpheli tutuklandı. Yanı sıra 690 tondan fazla uyuşturucu madde ele geçirildi. Suç örgütlerine ait diğer mal varlığı türleri hariç, tek başına bir milyar eurodan fazla nakit para ele geçirildi. Yüzlerce cinayetin önüne geçildi.
Savcılıkça yapılan araştırmalarda; Naci Yılmaz ve Abdullah Alp Üstün’ün liderliğindeki suç örgütünün, Sky-ECC’yi kullanarak çok sayıda uyuşturucu madde sevkiyatı gerçekleştirdiği anlaşıldı. Ayrıca suç örgüt elemanlarının uyuşturucu madde satışından elde ettiği kazancı Hawala yöntemi başta olmak üzere farklı yöntemlerle aklamaya çalıştıkları ortaya çıkarıldı.
Açıkçası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu iddianameyle “iyi iş” çıkarmış.
Tabii iyi iş çıkartılırken, Europol’ün çalışmalarının başladığı dönemde Türkiye’deki atmosferi unutmamak gerekiyor!
“Olağan şüpheliler” iş başındaydı…
* * *
Aklıma takılan iki konu
Hafta sonunda yaşanan iki gelişme, bu satırların yazarı da dahil kimilerinde “şeytanın gör dediği”ni hatırlattı.
İlki, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “yeni nesil suç örgütü” adı verilen çetelerle ilgili açıklaması. Her iki bakan da söz konusu çetelerle “yoğun mücadele” edileceği mesajını verdi. İktidara yakın medya da Gürlek ve Çiftçi’ye destek vermek amacıyla konuyu gündemde tutuyor. İyi bir gelişme kuşkusuz. Kamu güvenliğinin sağlanmasında faydası olur.
Ancak gerek Gürlek gerekse Çiftçi farkındalar mı bilmiyorum; bu yeni nesil çeteler, mensup oldukları partinin iktidarında peydah olup büyüdüler. “İşin ucu nereye giderse gitsin” cümlesinin sonunda süreç “olağan şüphelilere” gider mi? Giderse ekibindeki isimler ne olur?
İkincisi de yine aynı faaliyetle ilgili. Bakan Gürlek ile Bakan Çiftçi, Esenyurt’taki çalışmalarının ardından Büyükçekmece Adliyesi’ne geldiler. Başsavcı Ömer Karakaya başta olmak üzere savcılar, hakimler, kaymakamlarla bir arada oldular.
Ülkenin iki önemli bakanının ziyaretinde, gözler, adliyenin “ünlü” savcısı Yavuz Engin’i aradı doğal olarak. Ne de olsa adliyede yürütülen ve büyük yankı uyandıran “yenidoğan soruşturması”nın savcısıydı. Engin, daha sonra aynı adliyede patlayan adli emanetin soyulması skandalında, adli emanetten sorumlu savcıydı!
Adli emanet skandalıyla birlikte arkasındaki rüzgâr dinen Engin, büyük olasılıkla adli tatil sürecinde olduğundan Gürlek ve Çiftçi’nin gelişindeki çalışmaya katılamadı!”