Devlet, Özel’den ‘Evet’ mi istedi? Sert geçen telefon görüşmesinde ne yaşandı?
TBMM’den 467 oyla geçen çerçeve yasa teklifine Özgür Özel’in ‘Evet’ demesi hem kamuoyunda şaşkınlık yaratmış hem de tabanda eleştirilere sebep olmuştu. Özel’in neden ‘evet’ dediği merak edilirken Ankara’da konuşulan 3 ihtimal ortaya çıktı.
OdaTV yazarı Hürrem Elmasçı, Özgür Özel hakkında konuşulanları yazdı. Elmasçı’nın yazısı şöyle:
Çocuklar TBMM’de bazı oylamalarda sonuçlardan çok, bir kişinin neden o oyu verdiği konuşulur.
Çerçeve Yasa -devlete göre ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ meclisten geçti ama kulislerde sıklıkla sorulan bir soru var:
Özgür Özel neden “evet” dedi?
Yasadan ziyade Ankara dün geceden beri bu soruyu konuşuyor, herkes farklı cevaplar veriyor…
ÖZEL’DEN NE BEKLENİYORDU
Bakın çocuklar, birkaç gün geriye gidelim.
Özgür Özel yasa teklifini sert sözlerle eleştirdi. Metnin iyi hazırlanmadığını, ciddi eksikleri bulunduğunu söyledi.
Biliyorsunuz, Yeni Parti de teklifin hazırlanma sürecinin içinde değildi…
Bu tür benzer sebeplerle Ankara’da genel beklenti, Özgür Özel’in oylamada “hayır” diyeceği yönündeydi…
Fakat tam o günlerde Özgür Özel’in yakın siyasi çevresine yönelik bir yargı hareketliliği vardı.
Mesela, memleketi Manisa’daki İl Başkanı İlksen Özalper hakkında yürütülen soruşturma ve tutuklama kararı çıkarıldı…
Ayrıca…
Çerçeve Yasa oylamasından yalnızca altı gün önce, 4 Ağustos 2026’da, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Özgür Özel hakkında “zincirleme şekilde rüşvet almak” iddiasıyla dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke hazırladı…
Yeni Parti’nin kuruluşundan sonra artan siyasi gerilimlerin ana konusu yargı boyutları oldu…
Bütün bunlar ister istemez aynı soruyu doğurdu:
“Özgür Özel’e mesaj mı verildi?”
Ankara’da konuşulan ilk komplo teorisi tam da bunun üzerine kurulu çocuklar.
Manisa’daki gelişmeler sıradan bir adli süreç miydi yoksa Özgür Özel’in en hassas olduğu yere, kendi memleketine ve yakın siyasi çevresine dokunularak bir mesaj mı gönderiliyordu?
Elimde bunu kanıtlayan bir belge yok.
Ama siyaset zaten çoğu zaman belgelerden önce zamanlamaları konuşmaz mı?
İl Başkanı Özalper meselesinin hemen ardından Çerçeve Yasa oylamasına gidilmesi, Ankara kulislerinde iki gelişmenin ister istemez yan yana konulmasına neden oldu…
İKTİDAR ÖZEL’DEN NEDEN “EVET” İSTEDİ
Ankara kulislerinde konuşulan ikinci teori daha farklı. İzah edeyim:
Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten geçmesi için matematik olarak Özgür Özel’in oyuna ihtiyaç yoktu.
AK Parti, MHP, DEM Parti ve CHP’den gelen destek zaten yeterliydi.
Ama mesele yalnızca yasayı geçirmek miydi yoksa yasa Meclis’ten olabildiğince büyük bir çoğunlukla geçirilmek mi istendi?
Çünkü böyle bir sonuç, iktidara yalnızca hukuki değil siyasi bir güç de verecekti:
“Bakın, mesele artık iktidarın değil, Meclis’in ortak kararıdır!”
Ankara’da konuşulan iddia burada başlıyor.
Milletvekili Özgür Özel’in değil, parti genel başkanı Özgür Özel’in açık desteğinin özellikle istendiği, hatta geniş mutabakat görüntüsü açısından onun “evet” oyunun kritik görüldüğü öne sürülüyor.
Peki böyle bir şart Özgür Özel’e gerçekten konuldu mu?
Konuşulan bu, ama doğrulatabilmiş değilim.
Özgür Özel’in daha önceki sert eleştirilerine rağmen kürsüye çıkıp “evet” demesi, bu sorunun konuşulmasına yetiyor çocuklar…
PARTİ “HAYIR”, LİDER “EVET”
İşin ilginç tarafı şu çocuklar:
Genel Başkan Özgür Özel “evet” dedi ama Yeni Parti grubunun önemli bölümü aynı tercihi yapmadı.
Parti içinde ciddi bir “hayır” damarı vardı.
Bu tablo da doğal olarak şu soruyu beraberinde getirdi:
Özgür Özel’in oyu partinin ortak siyasi kararından mı çıkmıştı, yoksa lider olarak yaptığı ayrı bir siyasi hesap mıydı?
Liderin “evet” dediği yerde çok sayıda milletvekilinin “hayır” demesi, meselenin Yeni Parti açısından ne kadar tartışmalı olduğunu gösteriyor.
Özgür Özel bir çıkış yolu mu aradı? Niye kafası bu derece karışıktı?
Parti içindeki “liberal kanat evet demesi için bastırdı” gerekçesi doğru değil, çünkü önde gelen liberal milletvekilleri “hayır” dedi.
Yine deniyor ki, “ Özgür Özel’in sağ kolu Veli Ağbaba hayır demekle kalmadı milletvekillerinin hayır oyu vermesi için kulis yaptı”
Kafalar çok karışık çocuklar, komplo teorilerinden geçilmiyor başkentte…
Neler konuşulmuyor ki!
Birini yazayım size:
MİT GÖREVLİSİNİN “HAYIR” ÇIKIŞI
Bir Süreyya Öneş Derici meselesi var.
Yeni Parti Muğla Milletvekili Derici, uzun yıllar MİT’te görev yapmış bir isim…
Oylama öncesinde sosyal medyada açık biçimde “hayır” oyu vereceğini duyurdu.
Üstelik bunu sıradan bir siyasi tercih gibi değil, milletvekili yemini üzerinden açıkladı: “Yeminime sadığım” mesajı Ankara’da özellikle dikkat çekti…
Çocuklar bu söz, dolaylı olarak yasaya yönelik hukuki ve anayasal bir itiraz anlamına geliyordu.
Ve gelelim Ankara’da anlatılan en sıcak kısma…
İddiaya göre Süreyya Öneş Derici’nin bu paylaşımından sonra Özgür Özel telefonu eline aldı, Derici’yi aradı.
Konuşmanın oldukça sert geçtiği söyleniyor.
Özgür Özel’in “hayır” açıklamasından rahatsız olduğu, parti kararı olmadan böyle bir açıklama yapamayacağını söylediği, Derici’nin ise geri adım atmadığı anlatılıyor.
Kulislerde Derici’nin, Özgür Özel’e; “Evet oyu vereceğini açıklayan Sezgin Tanrıkulu’nu niye aramadığı” sorduğu ve bunun üzerine Özgür Özel’in kızgınlıkla telefonu kapattığı söyleniyor.
Bu telefon görüşmesini doğrulatamadım çocuklar.
Ama doğrulanmış bir gerçek var: Derici Meclis’te gerçekten “hayır” oyu verdi. Sosyal medyada söylediği sözün arkasında durdu…
ANKARA’NIN ASIL SORUSU
Şimdi bütün parçaları yan yana koyun çocuklar:
Özgür Özel’in yasaya yönelik önceki eleştirileri…
Manisa’da yakın çevresine uzanan yargı süreci…
İktidarın mümkün olduğunca geniş Meclis desteği arayışı…
Yeni Parti içinde ortaya çıkan büyük görüş ayrılığı…
Derici’nin ‘yemin’ çıkışı…
Ve Ankara’da konuşulan o telefon görüşmesi…
Bütün bunlar tek soruyu büyütüyor:
Özgür Özel’in “evet” oyu gerçekten sadece sürece verilen ilkesel destek miydi?
Yoksa Ankara’nın görünmeyen pazarlıkları, baskıları ve siyasi hesapları da bu oyun içinde miydi?
Ben elimde belge olmadan ikinci ihtimale “doğrudur” diyemem.
Fakat Ankara’da bazen en çok konuşulan, verilen oy değil, o oyu değiştiren ihtimallerdir çocuklar…