Geçmişin sesi bugünün estetiği: ‘Sessiz zarafet’
Çağdaş hat, hilye ve tesbihlerden oluşan “Sessiz Zarafet” adlı sergi geleneksel formları güncel bir estetik dille yeniden yorumluyor. 16 sanatçı eserleriyle medeniyet hafızasını günümüz anlayışıyla anlatıyor
Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ve proje direktörlüğünü Metehan Kaptan’ın üstlendiği “Sessiz Zarafet” sergisi, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Sergi, farklı kuşaklardan 16 sanatçının ellerinden çıkan çağdaş hat, hilye ve tesbih eserlerini bir araya getiriyor. 29 Ağustos’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek seçki, geleneksel ile modernin sınırlarının nerede kesiştiğini ve estetik anlayışın zamansızlığını gözler önüne seriyor. Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi’nin kurucusu olan Çebi’nin yıllara yayılan titiz birikiminin bir yansıması olan sergide medeniyet hafızası günümüz estetik diliyle yeniden yorumlanıyor.
Manevi ritüel
Serginin hat ve hilye bölümü, geleneksel kalıpların dışına çıkan çeşitli renk, ölçek ve kompozisyon denemeleriyle dikkat çekiyor. Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüs, Kur’an-ı Kerim’in tamamının ise gubari şikeste hatla ana kompozisyona işlendiği çalışmalar sergide ziyaretçileri bekliyor. Aharlı kâğıtlar üzerindeki akrilik-lake boya uygulamaları ve ilk bakışta soyut bir tuvali anımsatan serbest kompozisyonlar, hat sanatının katı kurallar içinde dahi bir özgürlük alanı barındırabildiğini gösteriyor.
Diğer taraftan serginin tesbih bölümü ise 16. yüzyıldan bu yana İstanbul’un kalbinde şekillenen usta işçiliğin bugünkü uzantılarını incelemek mümkün. Kehribardan mercana, necef ve firuzeden manda boynuzuna, hatta gergedan boynuzu ve balina dişine kadar uzanan nadir malzemelerle biçimlendirilen 33 ve 99 taneli eserler, sabrın, zihnin ve el emeğinin aynı potada eridiği manevi bir ritüelin nesnelleşmiş hâlleri olarak izleyiciyle buluşuyor.
‘Sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisi’
Koleksiyoner Mehmet Çebi’nin tabiriyle ise hat ve tesbih, kültürümüzde gündelik hayatla manevi âlem arasında kurulan en incelikli bağların taşıyıcısı konumunda. Çebi, “Hat sanatı, sözü ölçüye ve güzelliğe kavuştururken tesbih eli, zihni ve gönlü aynı istikamette buluşturur. Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır. Hilye-i şerif ise Hz. Muhammed’e duyulan sevginin hat sanatındaki en zarif ifadelerinden biridir. Yazıyı, anlam ve estetiği aynı levhada buluşturarak geleneğe ayrı bir derinlik kazandırır. ‘Sessiz Zarafet’i hazırlarken bu köklü mirasın günümüz sanatçılarının elinde nasıl yaşamaya devam ettiğini göstermek istedik” diyor,
Sergide Abdullah Çoban, Ayşe Karakuş, Cevat Huran, Emre Sessiz, Ferdin Velizade, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Hüsnü Türkmen, İbrahim Halil İslam, Muhammed Enes Huri, Muhammed Firas, Muhammed Neccar, Mustafa Özçelik, Osman Kul, Said Abuzeroğlu, Seyit Ahmet Bursalı ve Zeynep Çolak Saka’nın eserleri bir araya geliyor. Tophane-i Âmire’nin kubbesi altında yankılanan “Sessiz Zarafet”, her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.