12 Ağustos 2026

“Markete gidiyorum” dedi bir daha dönemedi! Sitede bahçesindeki şüpheli ölümde aile yanıt bekliyor

“Markete gidiyorum” dedi bir daha dönemedi! Sitede bahçesindeki şüpheli ölümde aile yanıt bekliyor Pendik’te “Markete gidiyorum” diyerek evden çıkan 2 çocuk babası Mutlu Temiz, hiç tanıdığının olmadığı bir sitenin bahçesinde can verdi. Yanındaki kişinin müdahale etmediği ortaya çıkarken, acılı aile yanıt bekliyor.

markete-gidiyorum-dedi-bir-daha-donemedi-sitede-bahcesindeki-supheli-olumde-aile-yanit-bekliyor-lQW6sFZG.jpg

İstanbul Pendik’te “markete gidiyorum” diyerek evinden ayrılan 2 çocuk babası Mutlu Temiz, hiç tanıdığının bulunmadığı bir sitenin bahçesinde yüzüstü yere düşerek yaşamını yitirdi. Güvenlik kamerası görüntülerine yansıyan olayda, Temiz’in yanında bulunan kişinin dakika boyunca müdahalede bulunmadığı ortaya çıkarken, gözü yaşlı aile “Bu normal bir ölüm değil, orada ne yaşandığı araştırılsın” diyerek yetkililere ve adalete çağrıda bulundu.

EVİNDEN ÇIKTI BAHÇEDE YÜZÜSTÜ DÜŞTÜ

Olay, 26 Temmuz Pazar günü saat 17.30 sıralarında Kurtköy’de bulunan bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 43 yaşındaki ve 2 çocuk babası Mutlu Temiz, saat 13.00 sıralarında Kaynarca’daki evinden “Markete gidiyorum” diyerek ayrıldı. Daha sonra Kurtköy’deki bir siteye giden Temiz, sitedeki apartmandan yanındaki 1 kişiyle birlikte çıktı. Merdivenlerden indikten sonra bahçe duvarının üzerine oturan Temiz, kısa bir süre sonra yüzüstü yere düştü.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Temiz’in yolda hayatını kaybettiği belirlendi. Baba Abdullah Temiz, oğlunun cenazesini almak ve gerçeği öğrenmek için polise başvururken, emniyet güçleri olayla ilgili inceleme başlattı.

YANINDAKİ KİŞİ DAKİKALARCA MÜDAHALE ETMEDİ

Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri, ailedeki şüpheleri artırdı. Görüntülerde, Mutlu Temiz’in yanındaki kişiyle birlikte binadan çıktığı, merdivenlerden inerken o kişinin koluna girdiği görülüyor. Yanındaki şahsın işaret ettiği bahçe duvarına oturan Temiz, kısa süre sonra iki aracın arasına yüzüstü düşüyor.

Güvenlik kameralarını izleyen baba Abdullah Temiz, oğlunun yanındaki kişinin ve güvenlik görevlisinin kayıtsız kaldığını belirterek yaşananları şöyle aktardı:

“Bugün gittim, güvenlik kameralarını izledim. Oğlumun güvenlik kamerasında birisiyle çıktığını gördüm. Sonra kaldırım taşının üzerine oturdu. 2-3 dakika sonra sağ kolunun üzerine, iki arabanın arasında yere düştü; ama yanındaki arkadaş gözükmüyor. Bu yanındaki arkadaş 4-5 dakika hiç müdahale etmemiş, ambulansı çağırmamış. Sonradan görenler çağırmış, ambulans gelmiş, hastaneye kaldırmışlar. Yanında beraber çıkan arkadaş da şüpheli. Onunla çıktığına göre içeride ne yaptığını bilmiyoruz. Güvenlik görevlisi de düştükten sonra 4-5 dakika oralarda gezdiğini, müdahale etmediğini söyledi. Bize verdiği bilgi böyle. Bu arkadaşın oğluma bir şey içirmiş olabileceğini de düşünüyorum. Bir de bunun sağ bileğine pıhtı attı. Bunun tedavisini 2 aydır görüyordu. Tedavisi devam ediyordu. O da tetiklemiş olabilir mi bilmiyorum. Şimdi o arkadaşı oğluma bir şey içirmiş olabilir o da tetiklemiş olabilir.”

“KİME MİSAFİR OLDU?”

Mutlu Temiz’in ailesi ve yakınları, hayatını kaybeden Temiz’in Kurtköy’deki o sitede hiçbir tanıdığı ya da akrabası bulunmadığını vurgulayarak olayın aydınlatılmasını istiyor. Olayı haber alır almaz hastaneye koşan enişte Harun Eren, şüphelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Mutlu, çocuklarıyla birlikte Alt Kaynarca’daydı. Kız kardeşim aradı, ‘Ben arıyorum, cevap vermiyor’ dedi. Sonra, polisler Mutlu’nun babasını aramış. Babası da Amasya Taşova’da. Babasını arayınca, ‘Çocuğunuz burada yaralı bilinci kapalı hastanede’ dediler. Ben olayı duyar duymaz Mutlu’nun telefonunu aradım. Polis arkadaşlarından biri aldı. Dedim ki ‘Biz kendisine ulaşamıyoruz’ dedim. ‘Ne oldu. Sıkıntı problem nedir’ dedim. ‘Mutlu burada bilinci kapalı’ dediler. ‘Nasıl olmuş olay’ dedim. Detaylı açıklama yapmadılar. Kız kardeşimle beraber hastaneye gittim öğleden sonra 14.00-15.00 gibi. Kalp krizi olarak görmüyorum. Oradaki memur arkadaşlardan birine ‘Olay nasıl olmuş’ dedim. Ambulans sitenin bahçesinden iki aracın arasından almış. Benim bildiğim kadarıyla site güvenlikli olduğu zaman, siteye gidersin, orada kayıt açarsın. Siteden ararlar. Kime misafir gitmişsen, hangi daireye, oradan bilgi alır teyit ederler. O şekilde gideni içeri alırlar. Olay ne olursa olsun şüphelerimiz site içerisinde. Bu normal bir ölüm değil. Mutlu Temiz babasının tek oğluydu. Eniştemizdi, kardeşimizdi babası, ailesi perişan, hanımı perişan. İki çocuğu var. Allah rızası için, herkes elini vicdanına koysun bu işe yardımcı olsun.”

Enişte Eren, ailenin yaşadığı büyük şoku ve soruları ise şu şekilde detaylandırdı:

“Bütün akrabalarına hastanenin önünde ‘Var mı bir tanıdığınız, bir akrabanız bu sitede’ diye sordum. ‘Yok’ dediler. Alt Kaynarca’dan o siteye gitmesi o da büyük bir şüphe. Kime gitti; hangi daireye gitti; kime misafir gitti. Ben şunu tahmin ediyorum. Ne olduysa site içerisinde oldu. O an öğrendiğinde Mutlu Temiz’in büyük oğlu, sinirden artık o şokla elini duvara vurdu. Parmakları kırıldı. Hanımı şoktaydı, Mutlu’nun acısıyla bir de çocuğunun acısıyla uğraşıyordu. Kendinde değildi. Eşine ‘Sen ne düşünüyorsun. Var mı bir sıkıntısı bir derdi’ diye sordum. ‘Yok’ dedi ama o da şüpheleniyor. Eşi ‘Alt Kaynarca’da, Kurtköy’de sitede, bir akrabası, bir tanıdığı yok. Ne işi var orada. Ne oldu’ dedi. O da şüpheyle bakıyor.”

“PATRONU 5-6 AYDIR ÖDEMİYORDU”

Oğlunun 5 yıldır Tuzla Tersanesi’nde çalıştığını ve 7-8 ay önce işten ayrıldığını belirten baba Abdullah Temiz, oğlunun eski iş yerinden alamadığı tazminatına dikkat çekerek yetkililerden ve yargı organlarından olayın detaylıca araştırılmasını talep etti:

“Oğlum en son 5 yıldır Tuzla Tersanesi’nde çalışıyordu. Torunumun rahatsızlığı nedeniyle Amasya Taşova’ya getirdim. Orada ev kiraladım. Orada 5-6 ay kaldılar. Torunum ‘Ben İstanbul’u seviyorum’ diyerek 1 aylığına İstanbul’a gezmeye gönderdim. İstanbul’a geldiğinde oğlum da hiç kimsemiz olmadığı halde Alt Kaynarca’dan Kurtköy’e orada bir yere misafirliğe gidiyor. Orada arkadaşı mı ne olduğunu bilmiyoruz. Orada başına bu olay geliyor. Kurtköy’de bir siteye gidiyor. O sitede ne olduğunu bilmiyoruz. Sitenin önünde 2 arabanın arasında yerde yüzüstü yatar halde buluyorlar. Oğlumun kalp krizi değil de cinayete kurban gittiğini düşünüyoruz. Bunun savcılarımızdan, hakimlerimizden, polislerimizden iyice araştırılmasını istiyoruz. Sitedeki güvenlik kameralarının incelenmesini istiyorum. Sitede girerken güvenlik görevlisine buraya misafir geldiğine dair ismini yazdırmış; ama burada hangi daireye gitti. Kiminle görüştü; bilmiyoruz. Bunun araştırılmasını istiyoruz.”

Tazminat alacağı detayını da paylaşan acılı baba açıklamasına şöyle devam etti:

“Tersaneden ayrılalı 7-8 ay oldu. 30 bin lira kadar bir buradan tazminat alacağı vardı. Patronu 5-6 aydır ödemiyor. Telefonu bazen açıyor, bazen açmıyor, bazen mesaj atıyor, mesajına cevap vermiyor. 5-6 aydır atlatıyor. Bunun yanına mı gitti. Bununla mı görüştü. Bilmiyoruz. Bunların araştırılmasını istiyoruz. Eşi abisine gitmişti. Sadece burada babaanneleriyle torunlarım vardı. Çocuklara da ‘Şuraya gidiyorum’ diye hiçbir bilgi vermemiş, evden çıkmış, gitmiş. Benim tek oğlum, bir oğlum, bir kızım var. Oğlum da şu an rahmetli oldu. Ben bunun araştırılmasını istiyorum. Burada cinayet de olabilir. Acımız çok büyük. Bunu savcıların araştırmasını istiyorum. Bütün yetkililerden destek bekliyorum. Oğlumla 1 gün önce görüştüm. ‘Ne yapıyorsun’ diye beni sordu. Ben de ‘Torunlarımla evimde oturuyorum’ dedim. Cumartesi günüydü.”

“BENİM BAĞRIMI YAKTILAR ADALET YERİNİ BULSUN”

Evlat acısıyla sarsılan anne Gülperi Temiz ise oğlunun evden çıkış anını ve adalet beklentisini şu sözlerle anlattı:

“Birisi mi vurdu, kendimi böyle oldu, ne olduysa her şey ortaya çıksın. Detaylarını istiyorum. Orada ne işi vardı, kim götürdü, kime niye çağırıldı. Sonuç şüpheli. Niye çağırıldı. Benim oğlumun ormanın orada ne işi vardı. ‘Bir şey istiyor musun? Ben dolaşıp, markete gidip geleceğim’ diyerek gitti. Kimse bunun suçlusu çıksın. Kahvaltıyı 12.00 -13.00 gibi yaptı gitti. Adalet yerini bulsun istiyorum. Benim bağrımı yaktılar, Allah da kim yaptıysa cezasını versin. Benim biricik oğlumdu. Allah bildikleri gibi yapsın.”

Polis ekiplerinin olayla ilgili başlattığı geniş çaplı inceleme ve tahkikat devam ediyor. (DHA)