Trump Netanyahu’nun kozlarını elinden aldı: ‘Mutlak zafer’ İsrail için hayal oldu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ı kızdırma riskini göze alarak, İsrail seçimlerine üç aydan az süre kala iç siyasi baskılara boyun eğdi. Trump’ın Gazze’deki ateşkesi ilerletmeye yönelik son planını reddeden Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar İsrail’in kontrol ettiği toprakların yaklaşık yüzde 60’ından çekilmeyeceğini belirtti. Uzmanlar, barış elçisi olma vaadini yerine getirme baskısıyla uğraşan Trump ise İsrail ile çıkarlarının ayrışması üzerine Netanyahu’nun kozlarını elinden aldığını kaydetti.
Netanyahu, Beyaz Saray’daki en büyük dostu olduğunu söylediği Trump’ı karşısına aldı. İsrail, Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarda İsrail’in Gazze planına uymasını istediğini söylemesine rağmen işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi kabul etmedi.
Hamas’la en ufak bir uzlaşma belirtisi bile, Filistin karşıtlığının tarihi zirveye ulaştığı İsrail’de Netanyahu’nun yeniden seçilmesini engelleyebilir. Bu arada Trump, İran ile sonu gelmeyen bir savaşa sıkışmışken en azından bir cephede savaşı sona erdirebildiğini kanıtlamak istiyor.
İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı olan Netanyahu, ABD ile iyi ilişkileri sürdürürken İsrailli seçmenlerin kalıcı işgal beklentilerine karşılık vermede uzmanlaşmış olsa da Trump’ın Tel Aviv’e karşı giderek sertleşen tutumunu yönetmekte zorlanıyor. Trump’ın basına verdiği demeçlerde İsrail’i açıkça eleştirmeye başlaması, koltuğunu korumak isteyen Netanyahu’nun genel seçimlerden önce ABD ile yeni bir kriz yaşamasına yol açabilir.

GAZZE PLANI ASKIDA
Netanyahu, geçen hafta Trump’ın Gazze’deki tıkanmış ateşkesi ilerletmeye yönelik son planını reddederek, İsrail’in kontrol ettiği toprakların yaklaşık yüzde 60’ından Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar çekilmeyeceğini söyledi. Geri kalan yüzde 40’lık kısmı kontrol eden Hamas ise İsrail geri çekilmeye başlamadan tamamen silah bırakmayı kabul etmiyor. Netanyahu, İsrail’in Hamas tamamen silahsızlandırılana kadar Gazze’deki mevzilerinden geri çekilmeyeceğini söyleyerek planı reddetti. Bu durum, uluslararası güçlerin konuşlandırılması ve harap olmuş bölgenin yeniden inşası da dahil olmak üzere ateşkesin diğer unsurlarının askıya alınmasına yol açacak.
Trump’ın geçen ay açıkladığı Gazze planı, İsrail’in oradaki büyük askeri operasyonlarını sona erdiren ve kalan tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayan ekim ayındaki ateşkes anlaşmasından doğdu. Buna karşın barış planı, büyük ölçüde tıkanmış durumda. Son anlaşmaya göre, Hamas silahlarından kademeli olarak vazgeçecek, İsrail güçleri ise saldırılarını durdurup Gazze’den çekilmeye başlayacaktı. Hamas, en ağır silahlarının teslimini Filistin devletinin kurulmasına bağlamış olsa da anlaşmayı kabul etti. Bu, mevcut İsrail hükümetinin şiddetle reddettiği bir plandı.

TRUMP’A ZORUNLU JEST
Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail ordusu ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1250’den fazla kişinin ölümüne yol açan Gazze’ye yönelik saldırılarını azalttı. İsrail medyası, hava saldırıları düzenleme yetkisinin ordunun Genelkurmay Başkanlığı’na verildiğini, bu kararın Trump’ın ateşkes çabalarına yönelik sessiz bir jest olduğu yönünde haberler yayınladı. İsrail ordusu konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.
Associated Press’e demeç veren Gazze Barış Kurulu’ndan bir yetkili, “Biz söylem ya da siyasete değil, eylemlere odaklanıyoruz. Son birkaç günde sahada bazı sonuçlar elde edildi” dedi.
Kaynak, “saldırılardan kaçınma” ve yeni İsrail askeri prosedürlerinin de bu sonuçlar arasında yer aldığını sözlerine ekleyerek, “Perde arkasında yapıcı bir işbirliği var ve görüşmelerimiz sürüyor” açıklamasını yaptı.

İSRAİL’DE SEÇİM YAKLAŞIYOR
Netanyahu seçim kampanyasında, 7 Ekim saldırısının ardından yaşanan savaşlardaki İsrail’in “askeri başarılarıyla” övünmüştü. İsrail güçleri Gazze, Lübnan ve Suriye’de çok sayıda bölgeyi işgal etti ve İran’a karşı iki büyük hava savaşı başlattı. Ancak Netanyahu’nun Gazze’de vaat ettiği mutlak zafer, sivilleri toprağını terk etmeye zorlamak için doğrudan hedef alan İsrail ordusunun savaş suçları işlemeye kadar varan şiddetine rağmen gerçekleşmedi. Birçok İsrailli, 7 Ekim saldırısına yol açan güvenlik zaaflarından Netanyahu’yu sorumlu tutuyor.
Seçimlerden sonra Netanyahu’nun partisi Likud’un hükümet kurma açısından muhtemelen çok önemli bir rolü olacak. Partisi anketlerde birinci çıkan Netanyahu’nun aşırı sağcı müttefikleri, Trump planını reddetmesini memnuniyetle karşıladı.
İsrail’in muhalif gazetesi Haaretz’in diplomasi muhabiri Jonathan Lis, “Trump, Gazze’nin yeniden inşası yönünde somut adımlar atılmasını istiyor ancak iktidarın iki sağcı ortağı ve Likud’un tökezleyen seçim kampanyası, Netanyahu’nun bir milimetre bile taviz vermesini engelliyor” diye yazdı.

TRUMP’LA İLİŞKİLER GERGİN
Trump, ilk başkanlık döneminde İsrail’de son derece popülerdi ve bu dönemde, ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma da dahil olmak üzere, İsrail’in savaşta ele geçirdiği topraklara ilişkin iddialarına eşi benzeri görülmemiş bir destek vermişti. Trump’ın ikinci döneminde de bu eğilim devam etti. ABD Başkanı Gazze’deki İsrail eylemlerini desteklerken, İran’a saldırıda İsrail’e katıldı. Bu ittifak, siyasi geleceği belirsiz olan Netanyahu için özellikle faydalıydı. İsrail Başbakanı, iç kamuoyundaki imajını iyileştirmek için Trump’a güveniyordu.
Ancak müttefiklerin çıkarları geçen baharda farklılaştı. İsrail İran’a ve Lübnan’daki Hizbullah’a karşı daha fazla saldırı düzenlenmesi için baskı yaparken, Trump ise dünya ekonomisi üzerindeki baskıyı hafifletmek için Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak amacıyla bölgesel çatışmayı sona erdirmeyi hedefliyordu. O zamandan beri Trump, İsrail seçimleri öncesinde Netanyahu’yu “büyük olasılıkla” destekleyeceğini söyledi, ancak henüz tam destek açıklaması yapmadı. Bir ABD başkanından gelecek resmi destek İsrail’de hala ağırlık taşısa da iki lider arasındaki anlaşmazlık Netanyahu’nun kampanyasını zorlaştırdı.

“TRUMP İSRAİL’İN KOZLARINI ELİNDEN ALDI”
Netanyahu’nun, özellikle Demokrat başkanlara karşı gelme konusunda uzun bir geçmişi var. 1990’ların sonlarındaki ilk döneminde, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın Filistinlilerle olan çatışmayı çözme çabalarına direndi. 2015’te İran’la yapılan nükleer anlaşma konusunda Başkan Barack Obama ile kamuoyu önünde çatıştı. Ancak bu yaklaşım artık daha büyük riskler taşıyor. İsrail’in askeri harekatları, ülkeyi diplomatik olarak giderek daha fazla izole etti ve ABD’deki Demokrat seçmenler arasındaki tarihi desteğini alt üst etti.
Kudüs merkezli düşünce kuruluşu İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün Başkanı Yohanan Plesner, “Birkaç ay önce, İsraillilerin önemli bir çoğunluğu, Trump karar verirken İsrail’in güvenlik çıkarlarını dikkate aldığını varsayıyordu. Artık durum böyle değil” dedi.
Plesner, Netanyahu ile Trump arasındaki yakınlığın “eskiden bir avantaj” olduğunu ancak artık durumun değiştiğini belirtti. Eski Filistinli müzakereci ve şu anda Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Ghaith al-Omari ise Beyaz Saray Netanyahu’nun planı reddetmesini görmezden gelse bile, Trump’ın İsrail liderini rota değiştirmeye ikna edemediği sürece yine de çıkmazda kalacağını kaydetti.
Plesner, Netanyahu’nun Trump’a olan bağımlılığının “çok büyük” olduğunu ve bu önemli ilişkiyi kötü yönettiği görülürse seçmenlerin onu cezalandıracağını öngörerek, “Eğer Trump devam etmekte ısrar ederse, Netanyahu’nun Başkan’la karşı karşıya gelmektense ona ayak uydurmaktan başka seçeneği kalmayacağını düşünüyorum. Trump İsrail’in manevra yapabileceği diplomatik kozlarını elinden aldı” dedi.