Zambiya seçimlere giderken muhalefete yönelik gözaltılar gündemde
Zambiya’da 13 Ağustos’ta yapılacak seçimler öncesinde muhalefet temsilcileri ve kampanya çalışanlarına yönelik gözaltılar tartışma yarattı. Muhalefet, Cumhurbaşkanı Hakainde Hichilema yönetimini seçim sürecinde devlet gücünü siyasi rakiplerine karşı kullanmakla suçluyor.
Zambiya, 13 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve Ulusal Meclis seçimlerine siyasi gerilimin yükseldiği bir atmosferde hazırlanıyor. Seçimlere günler kala muhalefet temsilcileri, aktivistler ve kampanya çalışanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalar tartışmaların merkezine yerleşirken, muhalefet Cumhurbaşkanı Hakainde Hichilema yönetimini devlet kurumlarını siyasi rakipleri üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanmakla suçluyor.
Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Brian Muntayalwa Mundubile’nin kampanya ekibinden yaklaşık 30 kişinin gözaltına alındığı bildirilirken, iş insanı Harry Valden Findlay’nin gözaltına alınması ve muhalefete desteğiyle bilinen Stelios Shula Sardanis’in öldürülmesi ülkedeki siyasi tansiyonu daha da artırdı.
The Lead’te yayımlanan analizde, Zambiya’da seçimler öncesinde yaşanan gelişmeler ve olayların siyasi arka planı kapsamlı biçimde ele alındı.
İşte analizde öne çıkanlar…
SİNDİRME, BASKI VE HUKUKSUZLUK
Zambiya’da seçim öncesi mevcut atmosfer, çok sayıda vatandaşta ciddi endişeye yol açıyor. Elde bulunan nesnel bilgiler, hükümet çevrelerinin muhalefetin siyasi ve sivil yapılarına karşı organize ve sistematik bir misilleme politikası yürüttüğüne işaret ediyor. Cumhurbaşkanı Hakainde Hichilema’nın bu yolla iktidarını sürdürmeyi amaçladığı yönündeki suçlamalar giderek güçleniyor.
Ülkenin geleceğine ilişkin siyasi ve toplumsal faaliyetlerde bulunan önemli isimlere neredeyse her gün yönelen baskı, sindirme ve gözaltılar ise tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Siyasi liderler ve parti üyeleri, eski diplomatlar, iletişimciler ve toplumsal aktivistler, Hichilema’nın yeniden seçilmesinin önünde engel oluşturabilecek isimleri susturmayı, sansürlemeyi ve hem siyasi mücadeleden hem de ülkenin kurumsal liderlik yapısından uzaklaştırmayı amaçlayan bu kampanyanın öncelikli ve sürekli hedefleri haline gelmiş durumda.
SUİKAST ŞÜPHESİ
Mevcut Cumhurbaşkanı’nın en az beş aydır bu mekanizmayı işlettiği öne sürülüyor. Şeffaf ve demokratik normlarla bağdaşmadığı belirtilen bu ortam, cumhurbaşkanlığı yarışının güçlü adaylarından Ulusal Uzlaşma, Birlik ve Refah Partisi (NRPUP) adayı Brian Muntayalwa Mundubile’yi de doğrudan etkiledi. Zambiya basınında yer alan haberlere göre Mundubile, 9 Ağustos Pazar günü Güney Eyaleti’nde düzenlenecek bir mitinge katılımını, son anda kendisine yönelik olası bir suikast girişimi konusunda güvenlik uyarısı almasının ardından iptal etti.
Mundubile ayrıca düzenlediği basın toplantısında destekçilerinin gözaltına alınmasını kınadı ve seçim sürecinin şeffaf, müdahaleden ve yetkinin kötüye kullanılmasından uzak şekilde yürütülmesini istedi. “Oy kullanma kuralları tüm Zambiyalılar için basit, tutarlı ve anlaşılır olmalı” çağrısında bulunan Mundubile, böylece bazı hükümet bağlantılı yetkililerin 13 Ağustos’taki seçimlerin oy kullanma kurallarına müdahale ettiği yönündeki giderek artan şikâyetlere de dikkat çekti.
Seçim öncesindeki usulsüzlüklere ilişkin kaygıların yanı sıra Zambiya kamuoyunda, iş insanı Harry Valden Findlay’nin akıbeti konusunda da giderek büyüyen bir endişe bulunuyor. Findlay, 4 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Hichilema’ya bağlı güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Olaya ilişkin incelemelerden edinilen bilgilere göre Findlay, Katuba’daki çiftliğinde bulunduğu sırada zorla bir araca bindirildi. Avukatı Milner Katolo yaşananları “kaçırılma” olarak nitelendirdi.
ONLARCA KİŞİ GÖZALTINDA
Zambiya’daki bazı çevreler, bir vatandaşın haklarının en üst devlet makamlarından kaynaklanan uygulamalarla ihlal edilmesinin kaygıları daha da artırdığını belirtiyor. Yerel siyasi çevrelerde Cumhurbaşkanı Hichilema’nın Harry Valden Findlay’ye karşı “kişisel bir nefret” beslediği yönünde güçlü bir kanaat bulunduğu öne sürülüyor. Lusaka toplumunun saygın isimlerinden biri olarak gösterilen Findlay’nin neden keyfî biçimde gözaltında tutulduğunu anlamak açısından, Hichilema’nın 2021’den bu yana Findlay’ye yönelik bir dizi baskı ve taciz uygulamasını devreye soktuğu iddiaları önem taşıyor. Hichilema’nın, ülkede önemli bir nüfuza sahip olan Findlay’yi eski Cumhurbaşkanı Edgar Lungu’nun siyasi mirasının temsilcilerinden biri olarak gördüğü belirtiliyor. Yazının başında da ifade edildiği üzere, Hichilema’nın içinde bulunduğu elit kesimin devletin stratejik yönetimi üzerinde tekel kurmak istediği ve Findlay’nin bu açıdan bozucu bir unsur olarak görüldüğü ileri sürülüyor.
Güvenilir kaynaklar ayrıca muhalefetteki siyasi güçlere açık biçimde destek veren tanınmış iş insanı Stelios Shula Sardanis’in 9 Ağustos sabahının erken saatlerinde öldürülmesinin de Zambiya’daki mevcut siyasi atmosferle bağlantılı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. İktidardaki Birleşik Ulusal Kalkınma Partisi’nin (UPND) seçmen desteğini kesinleştirme konusunda sıkıntılı bir konumda olduğu öne sürülürken, Zambiyalılar yeni cumhurbaşkanının ve yeni Ulusal Meclis’in belirleneceği bir seçim sürecine bu koşullar altında giriyor.
Tüm bu vakalar birlikte değerlendirildiğinde, ortaya çıkan tablo münferit olaylardan ziyade daha geniş çaplı bir örüntüye işaret ediyor. Seçim öncesi dönemde aralarında Mundubile’nin seçim kampanyasında görev alan yaklaşık 30 kişinin de bulunduğu onlarca muhalefet mensubu, aktivist ve kampanya çalışanının gözaltına alındığı veya tutuklandığı bildiriliyor. Bu uygulamalar yalnızca siyasi muhalefeti değil, Zambiya’nın kurumsallaşmış parlamenter muhalefetini de bastırmaya yönelik hukuksuz ve pervasız bir girişim niteliği taşıyor ve 13 Ağustos seçimlerinin gerçekten özgür, adil ve demokratik koşullar altında yapılıp yapılamayacağı konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.