23 yıl aradan sonra gizli cennete 48 bin tane can geldi: 62 yeni türe yuva oldu

23 yıl aradan sonra gizli cennete 48 bin tane can geldi: 62 yeni türe yuva oldu Diyarbakır’daki Devegeçidi Baraj Gölü Havzası’nda yürütülen akademik çalışmada gözlemlenen kuş türü sayısının 174’e ulaştığı belirlendi. 23 yıl önce yapılan ilk çalışmada 112 tür tespit edilen havzada, 62 yeni tür listeye eklendi.

Devegeçidi Çayı üzerinde tarımsal sulama amacıyla 1972 yılında inşa edilen baraj gölü havzası, 220 milyon metreküp su toplama hacmine sahip. Havza, yıllar içinde çok sayıda göçmen kuş türüne konaklama ve üreme imkanı sunan bir alana dönüştü.

Dicle Üniversitesi (DÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde görev yapan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kılıç, 2003 yılında bölgede yaptığı incelemede 112 kuş türü belirledi. Bu çalışma, havzanın bilimsel açıdan ilk kapsamlı kaydı oldu.

Havza, barındırdığı zengin biyoçeşitlilik nedeniyle 2004 yılında tescillenerek Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsüne kavuştu. Bu unvan, bölgenin korunmasına yönelik çalışmaların önünü açtı.

DÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karakaş gözetiminde, yüksek lisans öğrencisi ve biyoloji öğretmeni Rahmi Aktaş tarafından bölgede yeni bir saha çalışması başlatıldı.

“Devegeçidi Havzası’nda tür çeşitliliği” başlıklı tezli yüksek lisans çalışması kapsamında Aktaş, 2025 Ocak ile 2026 Ocak arasında bölgede düzenli gözlem yaptı. Çalışma sırasında kuşların davranışları, ilişki tipleri ve arazide kalma süreleri ayrıntılı olarak incelendi.

Aktaş’ın çalışmasında Macar ördeklerinden turnalara, ak çaylaktan kara leyleğe, yeşil arı kuşundan küçük ak balıkçıla kadar 62 yeni tür tespit edildi. Bu sayede havzadaki toplam tür sayısı 174’e ulaştı.

Rahmi Aktaş, tür sayısındaki artışın temel nedenini bölgenin ekolojik koşullarındaki iyileşmeye bağladı. Aktaş, “Bu çalışmada 174 kuş türünü tespit ettik. Önceki çalışmada ise 112 kuş türü vardı. İkisi arasındaki farkı ekolojik değişikliklere bağlamaktayız. Buradaki kuş türlerindeki artışın sebebi bölgenin daha yaşanılabilir hale gelmiş olması. Kuşlar şu anda daha rahat yaşayabiliyorlar, besin bulabiliyorlar ve daha rahat yayılış gösterebilmekteler” dedi.

Aktaş, kuşların toleransı düşük canlılar olduğunu ve bulundukları bölgede gösterge tür olarak kabul edildiğini belirtti. Aktaş, “Bu konuda çok rahat bilgi sahibi olabiliyoruz. Bu sayede yayılışlarına dikkat ederek insanların da nerede nasıl yaşayabileceğini tespit edebiliyoruz” diye konuştu.

Aktaş, havzada daha önce görülmeyen Macar ördeğinin artık bölgede ürediğini belirtti. Aktaş, “Daha önce burada görülmeyen Macar ördeğini gördük ve burada ürüyor. Bunun dışında yeşil arı kuşumuz var ve onun buraya yerleştiğini gördük. Küçük ak balıkçılın yerleşik tür haline dönüştüğünü gördük. Kara kanatlı martı bölgede görülmüyordu ve onun buraya geldiğini gördük. Bölgede yalı çapkınını gördük” dedi.

Çalışmada en yüksek tür sayısına aralık ayında ulaşıldığı belirlendi. Aktaş, bu dönemde havzada 109 tür ve bu türlere ait yaklaşık 48 bin birey sayıldığını açıkladı.

Prof. Dr. Recep Karakaş, çalışmanın çok önemli verilere ulaşılmasını sağladığını vurguladı. Karakaş, “İyi ki de bu çalışmayı yapmışız. Burada 174 kuş türü tespit ettik. Bu da önceki çalışmada olmayan 62 türün listeye eklenmesine vesile oldu. Burası kuş cenneti olma potansiyeline sahip. Çok farklı tür çeşitliliğine sahip. Hem birey sayısı hem de tür sayısı olarak oldukça önemli bir alan. Av, insan baskısı, habitat tahribatı gibi olumsuzluklar ekarte edilirse ve önemli bir koruma statüsü sağlanırsa buradaki tür ve birey sayısının daha yüksek rakamlara ulaşacağını düşünüyorum. Buranın korunması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

(AA)