Yaklaşık 7 bin 900 kilometrekare yüzölçümüne sahip ada, milyonlarca yıl boyunca deniz tabanında biriken tortular sayesinde olağanüstü bir jeolojik arşiv oluşturdu. Günümüzde yüzeye çıkan bu kaya katmanları, Ordovisiyen ile Silüriyen dönemleri arasındaki geçişi neredeyse kesintisiz şekilde gözler önüne seriyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK YOK OLUŞLARINDAN BİRİNE IŞIK TUTUYOR
Yaklaşık 445 milyon yıl önce Dünya, tarihinin en büyük kitlesel yok oluşlarından birine sahne oldu. Deniz canlılarının yaklaşık yüzde 85’i bu süreçte yaşamını yitirdi. Bilim insanları, “Ordovisiyen-Silüriyen kitlesel yok oluşu” olarak bilinen bu olaya ait en önemli jeolojik kayıtların Anticosti Adası’nda bulunduğunu belirtiyor.
Anticosti Adası’ndaki kayaçlar, bu büyük yok oluş öncesi ve sonrasındaki çevresel değişimleri ayrıntılı biçimde ortaya koyduğu için jeoloji dünyasında büyük önem taşıyor.

MİLYONLARCA YILLIK FOSİLLER GÜN YÜZÜNDE
Adada mercanlar, trilobitler, brachiopodlar ve diğer deniz canlılarına ait çok sayıda fosil doğal haliyle korunuyor. Kaya katmanlarının büyük bölümünün bozulmadan günümüze ulaşması, araştırmacılara Dünya’nın eski okyanuslarını ve iklimini ayrıntılı biçimde inceleme fırsatı sunuyor.
Bugün Anticosti Adası, milyonlarca yıllık jeolojik geçmişi ve zengin fosil kayıtlarıyla Dünya’nın tarihini anlamaya yardımcı olan en önemli doğal araştırma alanlarından biri olarak gösteriliyor.

