Pasifik’teki alçak adalar, yükselen deniz suyuna karşı kıyı setleri ve dolgu arazilerle tutunmaya çalışıyor. Samoa’da, Marshall Adaları’nda, Tuvalu’da kıyı toplulukları evlerini, yollarını, hatta mezarlıklarını korumak için beton ve kaya yığıyor. Ama uzmanlar bu yarışın kazanılamayacağını söylüyor.
EVLER VE MEZARLAR SU ALTINDA KALDI
Samoa’nın Upolu adasında Lauli’i köyünde yükselen deniz, eski kıyı duvarını aşarak evlerin içine girdi, ailelerin mezarları hasar gördü. Mayıs 2025’te Yeni Zelanda finansmanıyla tamamlanan yeni bir set yapıldı.

Benzer tablolar Pasifik’in pek çok noktasında tekrarlanıyor; alçak kıyılarda küçük bir deniz yükselmesi bile dalgaların erişimini genişletip okyanus suyunu yerleşim alanlarına sokuyor.
Uzmanlar setlerin bazı sorunları çözerken beraberinde yeni sorunlar getirdiğini vurguluyor. Rijit setler dalga dinamiklerini bozuyor, komşu alanlardaki erozyonu artırıyor, sorunu kıyının başka noktasına taşıyor.

2021 tarihli bir araştırma, kırsal Pasifik kıyılarını çökmüş set kalıntılarıyla dolu alanlar olarak tanımladı. Araştırmacı Patrick Nunn, bakım yapılmayan yapıların kısa sürede işlevsiz hale geldiğine dikkat çekti.
ADANIN TAMAMINI ÇEVRELEMEK İSTİYORLAR
Marshall Adaları’nın Ebeye bölgesindeki set projesi için Dünya Bankası destekli çalışma kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri’nden 65 bin ton kaya taşınması planlanıyor.

Tuvalu’daki Nanumea’da tartışma daha da ileri bir noktaya taşındı. Başkent Funafuti’de deniz doldurularak yedi hektar alan geri kazanıldı.

Nanumea’da ise kıyılar beton bloklarla güçlendirildi. Bazı vatandaşlar ise bölgesel korumanın yetmediği kanısında ve adanın tamamını çepeçevre saracak kesintisiz bir set istiyor.

“Nanumea Kurtuluş Deniz Seti Projesi” adı verilen öneri henüz fizibilite finansmanı bile bulamadı. Uzmanlar, böyle bir yapının akıntı, sediment, drenaj ve lagün-okyanus su dolaşımı gibi onlarca değişkenin analizini gerektirdiğini ve sürekli bakım isteyen kalıcı bir mühendislik sistemi anlamına geldiğini belirtiyor.