Akbelen direnişçisi Esra Işıktan çarpıcı açıklamalar: Ninemin mezarını açmak zorunda kaldık

Akbelen direnişinin simge ismi Esra Işık, tahliyesinin ardından gazeteci Timur Soykan’ın “Timur Soykan ile Cevap Hakkı” programına katıldı. Işık, Soykan’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Işık, köylüler olarak senelerdir yaşadıkları acıları anlattı. Işık,

“Babaannemlerin bir köyü var. Cennet gibi bir yerdi. 2016 2017 yılında şirket oraya geldi ve yıllardır yaşadığımız acıların son raddesine vardığı yer orasıydı.” diyerek şunları söyledi:

‘BÜYÜK NİNEMİN MEZARINI BAŞKA BİR YERE TAŞIDIK’

“Bizim için en zorlarından biri de büyük büyük ninemin mezarını kendi ellerimizle açıp kemiklerini kendi ellerimizle başka bir yere taşımak zorunda kalmaktı.”

Işık, “O köy kalmadı.. O köyü haritadan sildiler. 100 yıllık emeğimizi, bin bir emekle büyüttüğümüz zeytinlerimizi yok ettiler. Toprağımız bile kalmadı.” diye konuştu.

‘BABAM ŞİRKET EVİ YIKMASIN DİYE KENDİ YIKTI’

Evlerin yerle bir olduğunu anlatan Işık, babasının köyüne olan düşkünlüğü anlattı ve şunları dile getirdi: “Benim babam köyüne çok düşkündür. Babam dedi ki “Benim evimi o şirketin kepçelerinin yıktığını ben görmeyeceğim.”

Kendi elleriyle yaptıkları o taştan duvarlara “Ben köyüme daha doyamadım. Bizim ne suçumuz vardı? Bize bunları bu devlet neden yaşattı?” diye yazıp o evin duvarlarını kendi elleriyle yıktı.”

Işık son olarak şunları söyledi:

“Bu acılardan çıkarak bu mücadeleye böyle başladık. 40 senelik bir talan 40 senelik bir acı… 40 senedir bir insan ve yurttaş yerine konmama, zorla göç ettirilme, yerinden yurdundan ettirilme hikayesi bizim hikayemiz. Ben bu acıları dinleyerek ve pek çoğuna da şahit olarak büyüyen bir genç kızım sadece…”

Author: Yusuf Arslan