Tek bir engel var: Dubai’ye giden yatırımcılar gözünü Türkiye’ye çevirdi

Ortadoğu’da derinleşen sıcak çatışma iklimi, altın ve mücevherat ekosisteminde kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Piyasadaki ithalat kısıtlamaları yüzünden operasyonlarını Birleşik Arap Emirlikleri’ne (Dubai) kaydıran üreticiler, bölgedeki ticari ve siyasi risklerin tırmanmasıyla rotayı değiştirdi. Ancak Türkiye, mevcut katı regülasyonlar nedeniyle bu tarihi geri dönüş fırsatını kaçırma riskiyle yüz yüze.

Ekonomim’den Yener Karadeniz’in haberine göre Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, Ağustos 2023’te devreye alınan kota uygulamasının Türkiye’nin küresel liderliğine darbe vurduğunu savundu. Regülasyondan önce Türkiye’nin en güçlü üretici ve ithalatçılardan biri olduğunu söyleyen Kamar şu ifadeleri kullandı:

“2022’ye kadar Türkiye dünyanın lider üretim merkezlerinden biriydi. Ancak cari açığın nedeni olarak altın ithalatı gösterildi ve kota getirildi. Sonrasında da suistimaller ortaya çıkınca Ticaret Bakanlığı ve Hazine peş peşe yeni kurallar getirdi. Ama getirilen tüm düzenlemeler doğrudan ihracatçıyı vurdu.”

Cari açığın faturası ihracatçıya kesildi ancak ithalat patlamasının asıl sebebi yüksek enflasyondan kaçan hane halkının yoğun altın alımlarıydı. 2022’de yer bulunamayan Kuyumcukent’teki mağazaların bugün yaklaşık yüzde 80’i boşalmış durumda. Türkiye’deki yabancı iş insanlarının kendi ülkelerine döndüğünü belirten Kamar, şunları söyledi:

“Kota sonrası Türkiye’den ciddi bir üretim göçü başladığını anlatan Kamar, özellikle Dubai’nin bu süreçte öne çıktığını söyledi. “İtalyanlar İtalya’ya döndü, Dubaililer Dubai’ye gitti. Özbekistan ve Mısır gibi ülkeler yatırımcıları çağırmaya başladı. Türkiye’de üretim yapamayan firmalar pazar kaybetmemek için bu ülkelere yöneldi.”

İran, İsrail ve ABD hattındaki gerilim, Dubai merkezli ticaret modelini de çıkmaza soktu. Irak pazarının kapanması ve bölgedeki Hintli-Pakistanlı kalifiye iş gücünün ülkeyi terk etmesi üretimi durma noktasına getirdi. Kamar, küresel mücevher sektörünün şu an tamamen Amerika pazarına odaklandığını belirterek, Türkiye’nin kotaları kaldırması ve yabancı pasaport sahiplerine yıllık 5 kilogram altın getirme serbestisi tanıması durumunda dengelerin tamamen değişeceğini vurguladı.

Tonaj bazında da büyük bir kayıp yaşandığını vurgulayan Kamar, “2023’te altının kilosu 50 bin dolardı. Sonra 100 bin dolara, ardından 150 bin dolara çıktı. Bu yüzden ihracat değeri aynı kalıyor gibi görünüyor. Ama miktar bazında yüzde 50-60 düşüş yaşadık” dedi.

2022 sonunda 185 ton ihracat yaptıklarını söyleyen Kamar, bugün bu rakamın 50-60 ton seviyesine gerilediğini belirtti. “Eskiden 185 kişi çalıştıran işletmeler bugün 50-60 kişiyle çalışıyor. Eğer doğru kararlar alınsaydı bugün 6-7 milyar dolar değil 25-30 milyar dolarlık ihracattan söz ediyor olurduk” diye konuştu.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise Dubai ile olan ticaret trafiğinin yavaşlamasının Kapalıçarşı’da ciddi bir nakit krizine yol açtığını söyledi. Bankacılık sistemindeki bariyerler ve piyasada elden dönen sıcak paranın azalması ticareti yavaşlatırken, bu daralma ithalat kotasına rağmen kilogram bazındaki fiyat farkını 300 dolara kadar indirdi.

Author: Yusuf Arslan