Son dakika… Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Malatya’daki 5.6’lık depremi 2 hafta önce bildi! Uyardığı yeni fay hattı

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 20 Mayıs günü saatler 09.00’ı gösterdiğinde Malatya üst merkezli 5.6 büyüklüğünde bir deprem hissedilmişti. Depremin merkezi bugüne dek hep 6 Şubat’ın artçılarının meydana geldiği nokta olarak anlatılmış olsa da kimse altta yatan gerçeği ve birbirini kilitleyen fayları anlatmıyordu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise yaşanan depremlerin aslında 2020’de Elazığ Sivrice depremi ile başlayıp, 6 Şubat depremleriyle iyice sıkışan fayda meydana geldiğini anlatıyordu. Yani depremler artçı değil, sıkışmanın habercisiydi. Özellikle de kırılmayan noktalar birbirini sıkıştırmış ve ana fayın enerji boşaltması mümkün olmamıştı. Bugün yaşanan deprem de kırılmanın anahtarını taşıyordu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, depremi Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi.

MALATYA’DA NELER OLUYOR? ‘SU AKIP YOLUNU BULACAK’

Malatya’da yaşanan 5.6’lık depremin hikâyesinin 2020’deki Sivrice depremine dayandığı ve 2023’te hikâye daha da karmaşık hale gelmişti. Prof. Dr. Üşümezsoy bölgenin depremselliğine ilişkin, “Malatya’da fay hattının merkezi Pötürge Masifi’nin kuzey bölümünde olan bir yırtılma yaşanıyor. Bunun hikâyesi 2020 yılı Sivilce depremine kadar gidiyor. 2020 yılı Sivilce depreminde kırılan fay Sivilce Gölü içinden geçip Batı’ya doğru Fırat Nehri’ni kesen Doğanyol’dan ilerliyor. Ancak Pötürge masifine doğru gittiği halde orada kırılma çok yetersizdi. Ben bunun üzerine mutlaka Pötürge’de bu atım yetersizliği nedeniyle bir deprem olacak demiştim. Bir deprem olacaktır diye İsmail Bey’e hatta televizyon programındaki arkadaşlarıyla tartışmıştık. Bu kendini tezahür etti. Yani 2020 yılında Sivrice depreminden sonra sürekli Pötürge’nin kuzey kesiminde depremler oldu. Bu ne demekti? Pötürge içinden geçen fay hattı çalışmıyordu, kilitlenmişti. Onun yerine bir suyun akışının yol bulması gibi oradaki stres Pötürge’nin kuzeyinden Battalgazi bölgesinde kırılmalar yaratmıştı” diye konuştu. Ancak hikâye bununla da sınırlı değildi. Henüz 2023’teki 6 Şubat depremleri yaşanmamıştı ve kilitlenme bugünkü seviyesine ulaşmamıştı. Prof. Dr. Üşümezsoy 2023’teki depremlerden sonrasını şöyle anlattı:

“6 Şubat depremleri olduğunda Doğu Anadolu Fayı normal olarak çalıştırdı. Pötürge’den geçip Erkenek ve oradan Gölbaşı ve Pazarcık’a kadar uzanan bir hat olduğu halde Pötürge’ye hiç geçemedi. Ama buna karşılık Pazarcık ile Erkenek arasında fay kırıldı. Bu aslında Pötürge’ye kırılmanın iki ucundan da stres yüklemişti. Biri doğudan 2020 Sivrice depremi ve diğeri 2023’te 6 Şubat Depremleri’ydi ve o stresli bölgede depremler olmaya devam etti.” Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bunu bir damarın kılcal damarlar oluşturarak dolaşımı yaymasına benzeterek açıklıyordu, tek stresin bu fayda olmadığını ve çevresindeki depremselliği de etkileyen kritik bir nokta olduğunu şöyle anlatıyordu:

“Bunun yanında 6 Şubat depreminde Elbistan’da olan deprem batıya doğru, Göksun’a doğru uzanırken doğuda Doğanşehir’den kuzeye döndükten sonra Arapgir’e doğru uzanan bir fay hattı kırılmıştır. Ancak burada da yine Doğanşehir ile Çelikhan’a doğru kırılmayan bir kesim daha vardı. Doğuda Pötürge kırılıyordu hem de Çelikhan kesimi. Ama buradaki bu stres yüklenimi Malatya’da Yeşilyurt üzerinde Beydağları üzerinde kırılmalar yaratıyordu. Ve burada da gene fayın Kuzeyinde ki alanda stresler yaratılıyor. Şöyle diyelim bir yerde bir damar çıkarınca sağlıklı bir sporcu hemen onun yanına üzerinde kılcal damarları değiştiriyor. Ve kılcal damarlarla yaşamı sürdürüyor. Burada da fay kırılmadığı için de şimdi birçok küçük nasıl kılcal damarlar tek damar gibi bir sürü faylar oluşmuştur. Yeşilyur’ta da battalgazi’de de fay gözükmüyor dense de burada gizli ikincil küçük faylar vardı ve 5.7’lik Yeşilyurt depremi oldu. Burada da 5.5’lik depremler olmuştu. Bu da onlardan bir tanesi. Peki asıl önemli nokta ne? Buradaki bu depremler bileşip tek bir faya dönülmez. Tersine bu tip 5.5 ile 6 arasında depremler oluşturabilir. Burada risk olarak görülen kesim Pötürge’deki kesimdir. Halen durmakta olsa da bunun ötelenmiş olduğu görülüyor. Yani buradaki iki stres de kuzeydeki bölgede yer alıyor. Burada iki soru çıkıyoruz. Biri Malatya fayı olarak Malatya’dan kuzeye doğru giden fay hattındaki deprem gözükmüyor. Buna karşılık Pötürge’deki gibi kırılması engellenmiş olduğu için de stresini kuzeyden aktardığı için burada bir dizi küçük depremler 6’ya varan küçük depremler olacaktır.”

BÜYÜK DEPREM KAPIDA MI? ‘İKİ TARAFTAN ELEKTRİK ÇARPMASI GİBİ’

Daha önce büyük bir sarsıntı sonucu can ve mal kaybı yaşanmış bölgelerde ufak bir deprem bile endişe yaratıyor. Ancak her küçük depremin ardından büyük bir deprem yaşanacak diye bir şart yok.Öyle ki bazen büyük depremler üretecek faylar kendine başka bir yol bulabiliyor. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’a göre bu tıpkı elektrik akımı veren iki kablo arasına oturmak gibi bir etkiye yol açıyor. Bu benzetmeden hareketle Prof. Dr. Üşümezsoy, bugün deprem yaşanan nokta ve çevresindeki büyük deprem ihtimaline ilişkin “Burada büyük depreme sıçrama ihtimali gözükmüyor, büyük deprem olacaksa da bu Pötürge masifinden Gölbaşı Erkenek’e doğru uzanan kesimde olabilir” diyordu. Prof. Dr. Üşümezsoy sözlerine şöyle devam ediyor:

“İki taraftan yani bir kablodan bir elektrik verin, öbür kablodan elektrik verin ama aralarında bağlantı olmasın. O zaman o elektrik verdiğiniz duvar veya ortamda tek bir akış kanalı olmayınca bütün o bölge elektrikle akımında kalıyor. Mesela oraya bir yere bastığınız ya da oturduğunuz zaman elektrik çarpıyor. Ancak bu küçük çarpmalar biçiminde. Yani olay bu noktada o ana akım değil, ana akımın çevrede yaptığı, dağılmış stresler. Bu dağılmış stres, faydalara dönüşmüş durumda oluyor. Kırılan fay üzerinde, yeterli kırılmayan bölgelerdeki kırılmalar fayın yan tarafında stres yaratıyor. O fay kırılsaydı onun etrafında ikinci faylarda ikinci deprem olacaktı. Ancak onlar kırılmadığı için içerisinde ki küçük faylarda depremler oluyor. Yeşilyurt’tan başlayıp Battalgazi’ye kadar giden hikayenin dayandığı nokta 6 Şubat günü Elbistan’dan Malatya’ya gelen stres ile Elazığ depreminde Pütürge’ye gelen stres ve 6 Şubat depreminde de Pazarcık’tan Gölbaşı’na doğru gelen stresinin oluşturduğu bir bölgede var.”

MALATYA’NIN KUZEYİ VE BİNGÖL’E DİKKAT! ‘FAYLAR BİRBİRİNİ KİLİTLİYOR’

Malatya’da depremler 2023’teki 2 büyük sarsıntıdan sonra çok dikkat çekmişti. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’a göre 7.8 ve 7.6’lık 2 deprem, Malatya’ya uzanan bir kilitlenmeyi tetiklemiş ve bölge iyice sıkışmıştı. Bu sıkışma başka fayları da etkileyebilir ve yakın çevresinde birbirini kilitleyen faylar nedeniyle kırılamayan ana fayı ortaya çıkarabilirdi. Peki ama nasıl? Prof. Dr. Üşümezsoy, Malatya’dan sonra kuzeyine ve kilitli olan birkaç faya dikkat çekerek sözlerini noktaladı. 

Doğanşehir-Çelikhan fayı daha evvelki Doğanşehir depreminde kırıldığı için orada bir hareket görülmedi. İkincisi Pütürge idi. Pütürge’de dediğimiz gibi stres bu kuzey bölgede yer almakta. Elektriğin yol bulması gibi, suyun yol bulması gibi bir davranış içinde. Bu bölgede böyle bir şey var. Onun doğusundaki devamı ise Sivrilce Gölü’nün kuzeyinde Palu’dan Bingöl’e doğru giden bir kesimde depremsellik söz konusu. Ancak diğer taraftan bütün arkadaşlar Yedisu fayı stres taşıyor 1784’ten beri diyordu. Yedisu fayını analiz ettiği zaman Yedisu fayı Erzincan’ın hemen doğusunda olan bu fay batıdan Ovacık fayıyla sınırlı. Doğudan ise Karlıova fayına geçmiyor çünkü Kuzeydoğu Anadolu Fayı ile sınırlı. Kuzeydoğu Anadolu Fayı doğudan Yedisu fayına doğru hareketini engelliyor. Çünkü Kuzeydoğu Anadolu fayı güneye doğru hareket ediyor. Kuzeyde Yedisu fayı ise doğuya doğru hareket ediyor. Orada bir kitlenme yapıyor. Güney bölgesinde ise Karlıova doğusundaki Yedisu fayı batıya doğru hareket ediyor. Ovacık’a doğru hareket ediyor. Ovacık fayı da kuzeye doğru hareket ederek orada da bir kitlenme yapıyor. Yani burada Yedisu Fayı’nın iki yanlı kitlenmesi var. Bu yüzden kırılması ertelenen bir nokta. Ona karşılık 1949’da Karlıova Fayı kırıldı. Yani Yedisu ile Karlıova arasındaki kesim. 1966’da bunların üzerinden geçen Varto Fayı kırıldı. 1971’de ise Bingöl Fayı kırıldı ama bu Bahsettiğim Bingöl fayının güney kesimleri ve Sivrice Gölü’nden sonra gelen Palu arasındaki kesimde bir stres olabilir. Buradaki depremselliğin temelini oluşturan olgu esas Pötürge fayının hareket edememesidir.

Author: Yusuf Arslan