Her 6 yılda bir, 6 büyüklüğünde deprem olan yer

Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde bulunan sıra dışı bir fay hattı, yaklaşık otuz yıldır bilim insanlarının dikkatini çekiyor. “Gofar Fayı” adı verilen bu bölge, şaşırtıcı biçimde her 5 ila 6 yılda bir benzer büyüklükte depremler üretiyor. Üstelik sarsıntılar neredeyse aynı noktada ve aynı enerji seviyesinde tekrar ediyor.

Dünyadaki çoğu aktif fay hattında böyle düzenli bir döngü görülmediği için araştırmacılar uzun süredir bu olağan dışı davranışın nedenini anlamaya çalışıyordu. Ekvador kıyılarından binlerce kilometre açıkta yer alan Gofar Fayı, Pasifik ve Nazca tektonik levhalarının kesişim bölgesinde bulunuyor. Bu iki dev levha, birbirlerinin yanından yatay şekilde kayarak hareket ediyor. Yıllık kayma miktarı yaklaşık 14 santimetre cvarında. Küçük görünen bu hareket, milyonlarca tonluk kaya kütleleri söz konusu olduğunda devasa bir enerji birikimi demek.

Bilim insanları, bu enerjinin neden düzenli aralıklarla boşaldığını anlayabilmek için yıllardır bölgeyi yakından izliyor. Okyanus tabanına yerleştirilen hassas ölçüm sistemleri sayesinde deprem öncesi ve sonrası hareketler detaylı şekilde kaydedildi. Araştırmalar sonucunda uzmanlar, büyük depremlerin kontrolsüz biçimde büyümesini engelleyen özel bölgeler keşfetti. Bu alanlar, adeta doğal bir fren sistemi gibi davranıyor.

Indiana Üniversitesinden sismolog Jianhua Gong’a göre araştırmacılar uzun zamandır bu bariyerlerin varlığını biliyordu. Ancak onların tam olarak nasıl çalıştığı şimdi daha net anlaşılmış durumda. Verilere göre büyük depremlerden önce bu bölgelerde yoğun bir mikro deprem hareketliliği başlıyor. Haftalar boyunca binlerce küçük sarsıntı meydana geliyor. Büyük deprem gerçekleştikten sonra ise aynı bölgeler aniden sessizleşiyor.

Bilim insanları bunun nedenini fay hattının yapısında buldu. Çünkü bu alanlar düz ve tek parça kayalardan oluşmuyor. Bunun yerine çok sayıda küçük çatlak ve yan kola ayrılmış karmaşık bir yapı içeriyor.

Deniz suyu sistemi değiştiriyor

Araştırmacıların en dikkat çekici bulgularından biri de deniz suyunun rolü. Okyanus suyu, fay hattındaki derin çatlakların içine kadar sızıyor. Büyük deprem dalgası bu parçalı ve ıslak yapıya ulaştığında ise kayalar birbirine daha güçlü şekilde kenetleniyor. Uzmanlara göre bu durum hidrolik bir fren etkisi oluşturuyor. Yani deprem enerjisi tamamen serbest kalmak yerine belirli ölçüde sınırlanıyor. Böylece sarsıntının daha büyük bir kırılmaya dönüşmesi engellenebiliyor.

Gofar Fayı yerleşim bölgelerinden uzak olduğu için bu düzenli depremler insanlar açısından doğrudan bir tehdit değil. Ancak araştırmacılar, benzer mekanizmaların dünyanın başka noktalarındaki aktif faylarda da bulunabileceğini düşünüyor.

Bu sistemin tam olarak nasıl çalıştığının anlaşılması, gelecekte büyük depremlerin sınırlarını tahmin edebilmek açısından kritik öneme sahip. Bilim insanları, doğal “jeolojik frenlerin” çözülmesinin deprem araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını açabileceği fikrinde.

Author: Yusuf Arslan