Çalışmada kullanılan organizma, okyanuslarda mavi ışık yaymasıyla bilinen ‘Pyrocystis lunula’ adlı bir alg türü oldu. Normalde bu algler yalnızca dalga hareketi veya fiziksel titreşim olduğunda kısa süreli ışık yayıyor. Ancak ekip, alglerin içindeki biyolojik ‘ışık anahtarını’ kimyasal yöntemle aktif hale getirerek sürekli parlamasını sağladı.
Araştırmanın başında yer alan Profesör Wil Srubar, amaçlarının elektrik yerine biyolojiyi kullanarak ışık üretmek olduğunu söyledi. Ekip, geliştirdikleri sistemin gelecekte kendi kendine çalışan robotlar, acil durum işaretleri ve çevresel sensörlerde kullanılabileceğini düşünüyor.
LED YERİNE CANLI ALG KULLANDILAR
Araştırmacılar algleri özel 3D baskılı jel yapıların içine yerleştirdi. Daha sonra asidik kimyasal çözelti kullanılarak alglerin aynı anda ışık yayması sağlandı. Sistemin en dikkat çekici tarafı ise elektrik kablosu veya pil gerektirmemesi oldu.
Bilim insanlarına göre biyolojik ışık sistemleri klasik LED aydınlatmalara göre çok daha düşük enerji tüketebilir. Ayrıca toksik kimyasal içermediği için çevre dostu alternatif olarak görülüyor.

GELECEKTE ŞEHİRLERDE KULLANILABİLİR
Araştırma ekibi, sistemin şimdilik düşük seviyede ışık üretebildiğini ancak teknolojinin geliştirilmesiyle daha güçlü biyolojik aydınlatmaların mümkün olabileceğini söylüyor. Uzmanlara göre gelecekte parklar, binalar veya acil yönlendirme sistemleri canlı organizmalarla aydınlatılabilir.
Çalışma Science Advances dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar şimdi ışığın süresini uzatmak ve parlaklığı artırmak için yeni yöntemler üzerinde çalışıyor.