
Olayın kahramanı Yuri isimli adam, yaklaşık bir buçuk yıl önce evinin bahçesinde ağaç budarken sol gözünde aniden keskin bir acı hissetti. O sırada koruyucu gözlük takmayan adam, küçük bir odun parçasının gözüne çarptığını düşündü. İlk birkaç saat yaşadığı yanma ve batma hissi zamanla hafifleyince durumu önemsemedi. Günlük hayatına devam etti ve olayın üstünü kapattı.

Yuri’nin sol gözünde aylar boyunca geçmeyen bir baskı hissi oluştu. Zaman zaman batma yaşadı. Bazen gözünü açmakta zorlandı. Bazen de şiddetli baş ağrıları çekti. Buna rağmen yaşadığı durumun sıradan bir göz problemi olduğunu düşündü. Farklı doktorlara gitti. Damlalar kullandı. Çeşitli testlerden geçti. Ancak kimse ağrının gerçek nedenini fark edemedi.

Zamanla hafiflemesi beklenen ağrılar, dayanılmaz hale gelmişti. Sol gözündeki görme kaybı hızla ilerlemeye başladı. Bunun üzerine yeniden hastaneye kaldırıldı. Yapılan detaylı tomografi ve MR görüntüleri ise adeta filmleri aratmayan bir tabloyu ortaya çıkardı. Doktorlar kafatasının derinliklerinde büyük bir yabancı cisim fark etti. Göz çukurundan giren bu sert parçanın sinüs boşluklarını delip geçtiği görüldü. Daha da korkutucu olan detay ise cismin beynin hayati damarlarına milimetreler kadar yakın olmasıydı.

İncelemeler sonunda kafatasının içinde duran cismin tam 12 santimetrelik kalın bir ağaç dalı olduğu ortaya çıktı. O an herkes aynı soruyu sormaya başladı: Bir insan bunu nasıl fark etmeden yaşayabilir?

Aslında uzmanlar benzer vakalarda vücudun bazen yabancı cisimlere karşı ilginç şekilde tepki verdiğini anlatıyor. Bazı durumlarda cisim sinirlerin arasına denk gelmediğinde ya da kritik bir damarı anında parçalamadığında kişi uzun süre hayatta kalabiliyor. Ancak bu durumun tamamen şans olduğu belirtiliyor. Çünkü benzer kazalarda çok daha küçük parçalar bile ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Yuri’nin yaşadığı olayın en şaşırtıcı taraflarından biri de dal parçasının dışarıdan neredeyse hiç fark edilmemesi oldu. Yüzünde belirgin bir yara izi oluşmadı. Bu yüzden ilk muayenelerde durumun sıradan bir enfeksiyon ya da göz rahatsızlığı olduğu düşünüldü.

Cerrahlar oldukça riskli bir operasyon planladı. Çünkü yanlış yapılacak en küçük hamle beynin kritik bölgelerine zarar verebilirdi. Bunun için açık ameliyat yerine endoskopik yöntem tercih edildi. Yani yüz bölgesine herhangi bir kesi atılmadı. Tüm işlem burun deliklerinden girilerek gerçekleştirildi.

Saatler süren operasyon sonunda 12 santimetrelik ağaç dalı dikkatlice çıkarıldı. Ameliyata giren ekip operasyon sonrası yaşadıkları şaşkınlığı gizleyemedi. Çünkü dal parçası beynin hemen yanında durmasına rağmen hayati damarlara zarar vermemişti. Üstelik Yuri’nin görme yetisi de tamamen kaybolmadan kurtarıldı.