Ev İşlerinin Ücretsiz Emeği: Kadınların Görünmez Mesaisinin Gayrisafi Milli Hasıladaki Yeri Ne?

Her sabah demlenen o ilk çayda, özenle katlanan çamaşırlarda veya bir çocuğun büyüme yolculuğuna eşlik eden o şefkatli dokunuşta devasa bir ekonomi gizli. Kadınların sevgi ve özveriyle yürüttüğü bu ‘görünmez mesai’, sadece bir yuva kurmakla kalmıyor, aynı zamanda ülke ekonomilerinin de en sağlam temelini oluşturuyor.Peki, her gün milyonlarca kadının karşılıksız bir şekilde sunduğu bu emeğin ekonomik karşılığı ne?

Görünmez emek ekonomiyi ayakta tutuyor.

Evin içinde her gün sessizce gerçekleşen o tatlı telaş, aslında bir ailenin ve dolayısıyla bir toplumun en sağlam dayanağıdır. Kadınların sevgiyle hazırladığı yemekler, tertemiz yapılan yaşam alanları ve bitmek bilmeyen düzenleme çabaları, sadece birer ev işi değil; aslında ekonominin çarklarını döndüren devasa bir enerji kaynağı.

10.8 trilyon dolarlık dev bir ekonomi!

Rakamların diliyle konuştuğumuzda, kadınların dünya genelinde sunduğu bu ücretsiz emeğin yıllık karşılığı tam 10,8 trilyon dolar gibi inanılmaz bir seviyeye ulaşıyor. Bu, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin toplam değerinden bile çok daha fazlasını ifade ediyor.

Milli gelir bu emekle büyüyor.

Ekonomik büyüme rakamlarına baktığımızda, eğer kadınların ev içindeki bu fedakâr emeği Gayrisafi Milli Hasıla’ya dahil edilseydi, dünya ekonomisinin %20 oranında daha zengin ve güçlü görüneceğini biliyoruz. Bu durum, kadınların aslında sadece evlerini değil, ülkelerinin ekonomilerini de omuzlarında taşıdıklarını gösteriyor. Bu sessiz katkı, toplumun her bir ferdinin daha kaliteli bir yaşam sürmesi için atılmış en güçlü adımlardan biri olarak ekonominin temel taşını oluşturuyor.

Zaman kadınlar için daha hızlı akıyor.

Türkiye’deki güncel verilere baktığımızda, kadınların günün ortalama 4 saat 35 dakikasını hane içi hizmetlere ayırdığını görüyoruz. Bu süre, aile içi dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi olsa da, kadınların bu yoğun mesaisinin toplumsal ve ekonomik düzlemde daha fazla fark edilmesine ihtiyaç duyulduğunu da hatırlatıyor.

Kariyer ve ev arasında ince bir çizgi var.

Kadınların iş gücüne katılımını etkileyen en önemli unsurların başında ev içi sorumluluklar geliyor. Yaklaşık 10 milyon kadının ev işleri ve bakım emeği nedeniyle profesyonel çalışma hayatının dışında kaldığı görülüyor.

Bakım emeği ailenin kalbinde yer alıyor.

İstatistikler, çocuk bakımı ve ev düzeni gibi konularda kadınların %90’ın üzerinde bir pay üstlendiğini gösteriyor. Bu büyük fedakârlık, aslında aile birliğinin korunmasında kilit rol oynuyor. Ancak bu yükün paylaşılması ve toplumsal destek mekanizmalarının artırılması, kadınların üzerindeki bu ‘görünmez mesai’ ağırlığını hafifletebilir.

Bakım ekonomisiyle gelen umutlar…

Günümüzde artık bu değerli emeğin daha çok fark edildiği ve desteklendiği bir döneme giriyoruz. ‘Bakım ekonomisi’ kavramının yaygınlaşmasıyla birlikte, kadınların üzerindeki yükü hafifletecek kreşler ve sosyal destek mekanizmaları daha çok konuşulur oldu.

Gelecek için dönüşüm şart.

Görünmez emeğin görünür kılınması ve bakım hizmetlerinin kamusallaştırılması, kadınların ekonomik güvenliğini sağlamak için tek yol gibi görünüyor. Uzmanlar, bu emeğin GSMH’ye dahil edilmesinin sadece bir istatistik değil, bir adalet meselesi olduğunu vurguluyor.

Author: Yusuf Arslan