ABD Genel Müfettişliği’nin raporuna göre, SDG’nin çekilmesinin ardından Kuzey Suriye’deki Hol Kampı’nda kontrol kaybedildi. Yaklaşık 20 bin IŞİD bağlantılı kişinin kamptan kaçtığı ve akıbetlerinin bilinmediği belirtilirken, Washington bölgede yeni bir güvenlik tehdidinin doğabileceği uyarısında bulundu.
Erbil merkezli Rudaw TV’nin haberine göre, ABD Genel Müfettişliği tarafından yayımlanan yeni rapor, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Hol Kampı’nda yaşanan güvenlik krizine ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler ortaya koydu. Raporda, kampın kontrolünün kaybedilmesinin ardından yaklaşık 20 bin IŞİD bağlantılı kişinin bölgeden kaçtığı ve nerede olduklarının bilinmediği belirtildi.
2026 yılının ilk çeyreğini kapsayan rapora göre, Haseke’de bulunan Hol Kampı’nda güvenlik önlemleri ciddi şekilde zayıfladı. Ocak ayında merkezi Şam güçleri ile yaşanan çatışmaların ardından cephe hattındaki gelişmeler nedeniyle Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarının kamptaki bazı güvenlik noktalarını boşaltmasının ardından kamp çevresinde kontrolün kaybedildiği ifade edildi.
Kitlesel kaçış yaşandı
Raporda, oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan çok sayıda kişinin kamptan ayrıldığı, kamp alanında yağma ve kundaklama olaylarının meydana geldiği kaydedildi. Kaçanların önemli bir bölümünün kaçakçılık ağları aracılığıyla Suriye’nin farklı bölgelerine dağıldığı öne sürüldü.
“150 üst düzey IŞİD üyeleri de firar etti” iddiası
Belgede, yalnızca kamp sakinlerinin değil, cezaevlerinde tutulan bazı IŞİD mensuplarının da firar ettiği belirtildi. Rapora göre, en az 150 üst düzey ve tehlikeli örgüt üyesinin kaçmayı başardığı iddia edildi. Güvenlik risklerinin artması üzerine ABD ordusunun, Suriye’deki hapishanelerde bulunan yaklaşık 5 bin 700 IŞİD tutuklusunu yüksek güvenlikli cezaevlerine nakletmek üzere Irak’a sevk ettiği aktarıldı.
“IŞİD yeniden toparlanabilir” uyarısı
Raporda, bölgedeki güvenlik boşluğunun IŞİD’in yeniden yapılanması için uygun bir ortam oluşturabileceği uyarısına yer verildi. ABD’li istihbarat yetkililerinin, örgütün Suriye-Irak hattında hücre yapılanmalarını yeniden canlandırma ihtimaline dikkat çektiği belirtildi.
Öte yandan, stratejik kamp ve cezaevlerinin güvenliğinin geleceğine ilişkin endişelerin sürdüğü, uzmanların olası yeni firarların bölgesel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesinde bulunduğu ifade edildi.
