T24 Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Yılmaz, “Son 23 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı sergileyen ekonomimiz, 2026 yılının birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı birinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla verilerine ilişkin değerlendirme yaptı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin küresel ekonomideki çoklu krizler ve bölgedeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde büyümesini sürdürdüğünü belirtti.
Yılmaz, “Türkiye ekonomisi, küresel ekonomideki çoklu krizlerin ve bölgemizdeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde, sağlıklı politika çerçevesi ve sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda dayanıklılığını korumaktadır. Son 23 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı sergileyen ekonomimiz, 2026 yılının birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmiştir. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre kaydedilen yüzde 0,1 oranındaki büyüme oranı ise iktisadi faaliyetteki dirençli seyri ortaya koymaktadır. 2025 yılında tarihi bir rekorla 1,60 trilyon dolar olan Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 2026 yılı ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda 1,64 trilyon dolara ulaşmıştır” ifadelerini kullandı.
Tarımda toparlanma, sanayide daralma
Yılmaz, üretim yönünden bakıldığında sektörel ayrışmaların öne çıktığını belirtti. Geçen yıl olumsuz hava koşullarından etkilenen tarım sektörünün ilk çeyrekte toparlandığını ifade eden Yılmaz, sanayide ise dış talepteki yavaşlama ve takvim etkisiyle daralma yaşandığını kaydetti.
Yılmaz değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Üretim yönünden GSYH bileşenleri incelendiğinde, sektörel bazda beklenen ayrışmaların gerçekleştiği görülmektedir. Geçtiğimiz yıl olumsuz hava koşullarının etkisiyle küçülen tarım sektörü bu dönemde bir toparlanma sergileyerek yüzde 4,6 oranında büyümüştür. İnşaat dahil hizmetler sektörü aynı dönemde yüzde 3,4 oranında büyüme kaydetmiş olup sektörün büyüme hızında yavaşlama dezenflasyon programıyla uyum içinde gerçekleşmiştir. Sanayi sektörü ise dış talepteki yavaşlamanın bir yansıması olarak bu çeyrekte yüzde 0,8 oranında daralmıştır. Bu gelişmede Ramazan ayının 2026 yılında yılın ilk çeyreğine kayması nedeniyle gerçekleşen işgünü kayıplarının da etkisi bulunmaktadır.”
Yılmaz, 2026’nın ilk çeyreğinde işgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payının yüzde 38,1 ile tarihi en yüksek seviyesine ulaştığını da belirtti.
“Nihai yurt içi talep sürükleyici olmaya devam etti”
Harcamalar yönünden makroekonomik kompozisyonu değerlendiren Yılmaz, nihai yurt içi talebin ekonomik faaliyeti desteklemeyi sürdürdüğünü ifade etti. Toplam tüketim harcamalarının yüzde 4,4 arttığını, makine ve teçhizat yatırımlarının ise üretim kapasitesi açısından önem taşıdığını belirtti.
Yılmaz, “Harcama yönünden makroekonomik kompozisyon değerlendirildiğinde nihai yurt içi talebin iktisadi faaliyetin sürükleyicisi olmaya devam ettiği görülmektedir. Bu çerçevede toplam tüketim harcamaları yüzde 4,4 oranında artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 3,0 oranında büyümüştür. Toplam tüketim harcamaları tarihsel ortalamasının altında artarken yatırımlardaki artış eğiliminin korunması üretim kapasitesinin güçlendirilmesi açısından olumlu bir görünüme işaret etmektedir. Öte yandan deprem illerimizdeki yeniden inşa ve ihya faaliyetlerinin etkisiyle ivmelenen inşaat yatırımları bu dönemde geçmiş dönemlere kıyasla bir miktar yavaşlayarak yüzde 3,3 oranında artış kaydetmiştir” dedi.
Dış talep ve emtia fiyatları büyümeyi sınırladı
Dış ticaret tarafında küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların ve ticaret ortaklarındaki zayıf talebin etkili olduğunu belirten Yılmaz, net mal ve hizmet ihracatının büyüme üzerinde geçici sınırlayıcı etkide bulunduğunu kaydetti.
Yılmaz, “Dış ticaret tarafında ise başta Körfez ülkeleri olmak üzere ticaret ortaklarımızdaki zayıf dış talep görünümünün yanı sıra küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisiyle net mal ve hizmet ihracatı büyümeyi geçici olarak sınırlayıcı etkide bulunmuştur” ifadelerini kullandı.
“OVP hedeflerine yönelik aşağı yönlü riskler var”
Yılmaz, uygulanan makroekonomik istikrar programının hedefleri doğrultusunda politikaların sürdürüldüğünü belirtti. Küresel ve bölgesel gelişmelerin yakından izlendiğini vurgulayan Yılmaz, risklerin etkin biçimde yönetildiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Ülkemizin ekonomisinde gerçekleşen büyüme oranları uyguladığımız makroekonomik istikrar programının hedefleri ve ekonomide tesis edilen sürdürülebilir ve küresel krizlere direnç gösteren yapıyla uyumlu bir görünüm sunmaktadır. Orta Vadeli Program çerçevesinde belirlediğimiz ana istikamet ve hedefler doğrultusunda ekonomimizin verimliliğini artıran ve şoklara karşı direncini güçlendiren politikalarımızı tavizsiz biçimde uygulamaktayız. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gerginlikleri ve küresel sınamaları makroekonomik dengeler üzerindeki olası yansımaları bakımından yakından takip etmekteyiz. Bu çerçevede ilgili tüm kurumlarımız makroekonomik istikrarı korumaya yönelik araçları gerektiğinde eşgüdüm içerisinde kararlılıkla devreye almaktadır. Son dönemdeki küresel ekonomik tahminler çerçevesinde 2026 yılının tamamında büyüme oranı açısından OVP hedeflerine yönelik aşağı yönlü riskler ortaya çıkmakla birlikte söz konusu riskler etkin biçimde yönetilmekte olup yıl genelinde büyümenin OVP hedefine yakınsayacağı beklenmektedir.”
(Editör: Halit Bingöllü)
