ABD’deki araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, kalıtsal özelliklerin yalnızca DNA dizileriyle açıklanamayabileceğini gösterdi.
Bilim insanları, farelerde üç nesil boyunca genetik ve epigenetik değişimleri inceleyerek bazı özelliklerin Gregor Mendel‘in 19. yüzyılda ortaya koyduğu klasik kalıtım kurallarına uymadığını tespit etti. Araştırmada incelenen epigenetik kalıtım örneklerinin yaklaşık yüzde 7’sinin beklenen genetik kalıplardan farklı davrandığı belirlendi.
DNA değişmeden özellikler aktarılabiliyor
Araştırmanın merkezinde “epigenetik” adı verilen mekanizma yer aldı. Epigenetik değişimler, DNA’nın kendisini değiştirmeden genlerin nasıl çalışacağını etkileyen kimyasal işaretlerden oluşuyor.
Bilim insanları, özellikle DNA metilasyonu adı verilen kimyasal işaretleri takip ederek bazı özelliklerin anne ve babadan beklenmedik biçimlerde aktarılabildiğini ortaya çıkardı.
Araştırmacılar ayrıca ebeveynlerde bulunmayan bazı epigenetik işaretlerin yavrularda ortaya çıktığını gözlemledi. Çalışmada 54 “ortaya çıkan” kalıtım vakası tespit edildi. Araştırmanın yazarlarından Andrew Feinberg, bazı metilasyon işaretlerinin adeta “yoktan var olmuş gibi göründüğünü” söyledi.
Memelilerde ilk kez gözlemlendi
Çalışma kapsamında memelilerde ilk kez doğal olarak meydana gelen “paramutasyon” olayı da tespit edildi. Paramutasyon, bir kromozom üzerindeki epigenetik işaretlerin diğer kromozomu da etkileyerek aynı değişimi tetiklemesi anlamına geliyor.
Araştırmacılar bu durumun, sperm gelişiminde rol oynayan Capn11 adlı gende gerçekleştiğini belirledi. İnsanlardaki benzer gen değişikliklerinin kısırlık ve sperm bozukluklarıyla ilişkilendirildiği biliniyor.
Çevresel etkilerin rolü daha büyük olabilir
Araştırmacılar, paramutasyonun görüldüğü gen bölgesinin çevresel faktörlerden etkilenebilen DNA bölgeleriyle bağlantılı olduğunu kaydetti.
Daha önceki çalışmalar, beslenme alışkanlıkları, stres ve travma gibi çevresel etkenlerin epigenetik değişimlerle ilişkili olabileceğini göstermişti. Uzmanlara göre yeni bulgular, çevresel etkilerin yalnızca bireyi değil, gelecek nesilleri de etkileyebileceğine dair önemli ipuçları sunuyor.
İnsan sağlığı için ne anlama geliyor?
Araştırmacılar, genetik ve epigenetik verilerin birlikte incelenmesinin kalıtsal hastalıkların anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ekip, gelecekte insan genomları üzerinde benzer çalışmalar yapmayı planlıyor. Bu çalışmaların, kalıtsal hastalıkların nedenlerini daha iyi anlamaya ve çevresel faktörlerin nesiller arası etkilerini ortaya çıkarmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Araştırma sonuçları, bilim dünyasının saygın dergilerinden Nature Genetics‘te yayımlandı.
