Kayseri’de ikamet eden memur emeklisi Fatih Korkmaz ile sağlık memuru eşi Ayşegül Korkmaz, 2013 yılında hobi amacıyla adım attıkları çilek üretimini yıllar içinde büyüterek profesyonel bir tarım modeline dönüştürdü. Tomarza ilçesinde küçük bir alanda gerçekleştirilen ilk deneme üretiminden olumlu sonuç alan çift, tarım arazisi varlığını zamanla artırarak Kayseri genelinde toplam 20 bin metrekarelik bir üretim alanına ulaştı. Girişimci çift, modern sulama sistemleriyle donattıkları bahçelerinde hem çilek fidesi yetiştiriyor hem de yıllık ortalama 60 ila 70 ton arasında organik çilek hasadı gerçekleştiriyor. Sezon boyunca çok sayıda kişiye istihdam sağlayan bu tarımsal faaliyet, bölge ekonomisine de önemli bir katkı sunuyor.
Detaylar 👇
Çift tarımsal üretimde tamamen organik yöntemleri ve karasal iklime uygun çeşitleri tercih ediyor
İyi Tarım Uygulamaları kapsamında kayıtlı olarak üretim yapan Korkmaz çifti, Becen, Eğribucak, Hisarcık ve Endürlük mahallelerindeki arazilerinde pestisit ve benzeri hiçbir kimyasal ilaç kullanmıyor. Toprakla uğraşmayı sevdiğini belirten Fatih Korkmaz, bahçelerinde Albion, Monterey, Camarosa ve San Andreas gibi karasal iklim şartlarına uyumlu tatlı çilek çeşitlerini ürettiklerini ifade ediyor. Üretim sürecinde eşinin desteğinin kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Korkmaz, herhangi bir pazar veya müşteri sorunu yaşamadıklarını, talebin oldukça yüksek olduğunu vurguluyor.
Bahçeler vatandaşların dalından taze ürün toplayabileceği birer sosyal yaşam alanına dönüşüyor
Kayseri’nin farklı noktalarında bulunan çilek bahçeleri, sadece birer üretim tesisi olarak kalmayıp kapılarını halka açık bir konseptle ziyaretçilere açıyor. Kent yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyen aileler, çocuklarıyla birlikte bahçeleri ziyaret ederek çilekleri kendi elleriyle dalından toplama imkânı buluyor. Evlerinin önünde başlayan bu hikayenin ulaştığı noktadan memnuniyet duyduğunu aktaran Ayşegül Korkmaz, üretim sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşsalar da çocukların doğayla buluştuğu anlardaki mutluluğuna tanıklık etmenin kendileri için en büyük ödül olduğunu belirtiyor.
