Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkan Yardımcılığı’ndan alınan Gül Çiftci, olağanüstü kurultay tartışmalarına ilişkin olarak, “Dolaşıma sokulan ‘temyiz başvurusu yapıldığı için kurultay ihtimali ortadan kaldırıldı’ iddiası açık bir çarpıtmadır. Hukuken sakat, siyaseten meşruiyetsiz ve parti iradesine açık darbe niteliği taşıyan bir kararın temyiz edilmesi, hem hukuki sorumluluğumuzun hem de partimizin kurumsal kimliğini savunma görevimizin gereğidir. Böyle bir karara karşı kanun yollarını işletmeyeceğimizi, yargı yoluyla parti iradesine el konulmasına sessiz kalacağımızı düşünmek en hafif tabirle ahmaklıktır” açıklaması yaptı. Çiftçi, “Tedbir kararının Yargıtay’dan döneceğinden korkanlar, şimdi bu kararı bir yönetim aracına çevirmeye çalışıyor. CHP’nin iradesi delegedir, örgüttür, üyedir” dedi.
Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP’de olağanüstü kurultay sürecine ilişkin tartışmalara sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu’nun CHP Basın Sözcüsü olarak görevlendirdiği Müslim Sarı: Mevcut durumda kurultay yapma şansımız yok, imza toplayanlar da bunu biliyordu
Özgür Özel: Yeni parti felaket senaryoları için hazırda; İmamoğlu’na beni dışlamalarını söyleyerek cezaevinde Genel Başkanlık teklif ettiler
Çiftci, şu ifadeleri kullandı:
“Delegelerimizin iradesini tartışmaya açmak isteyenler, hukuku da siyasi ahlakı da kendi günlük hesaplarına göre eğip bükmeye çalışıyor. Bugün dolaşıma sokulan ‘temyiz başvurusu yapıldığı için kurultay ihtimali ortadan kaldırıldı’ iddiası açık bir çarpıtmadır. Hukuken sakat, siyaseten meşruiyetsiz ve parti iradesine açık darbe niteliği taşıyan bir kararın temyiz edilmesi, hem hukuki sorumluluğumuzun hem de partimizin kurumsal kimliğini savunma görevimizin gereğidir. Böyle bir karara karşı kanun yollarını işletmeyeceğimizi, yargı yoluyla parti iradesine el konulmasına sessiz kalacağımızı düşünmek en hafif tabirle ahmaklıktır. Üstelik butlancılar, Parti avukatlarımızı azlettikten sonra temyiz aşamasında ihtiyati tedbire yönelik itirazı geri çekmiştir. Bugün kurultay yapılamaz iddiasını ortaya atanların asıl niyetinin delegeden kaçmak olduğu aslında daha o günden ortadaydı.
Özel “Kurultay yapılırsa bu defter kapanır” dedi; delegeler imza topladı: Yargıtay’a yapılan iptal başvurusu süreci nasıl etkiliyor?
Anayasa Mahkemesi’nin 2004/2E., 2005/4K. sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere, delegenin süresi içinde yaptığı olağanüstü kurultay çağrısı, herhangi bir kabule bağlı olmaksızın hukuki sonuç doğurur ve parti yönetimini bağlar. Bu irade yenilik doğurucu niteliktedir. Tüzüğümüzde yer alan tüm yöntemlerle olağanüstü kurultay yapılabilir ve delege imzası da bu yöntemlerden biri de bu yöntemlerden biridir. Dolayısıyla olağanüstü kurultayımız toplanabilir ve toplanmak zordundadır. Hukuk bilmeden, Siyasi Partiler Kanununu okumadan ‘hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kurultay yapılamaz;;’; demek, bir değerlendirme olmaktan çok, tedbir kararına sarılarak partimizi delege iradesinden uzak tutmaya çalışan amatör butlancı ifadesidir.
Tedbir kararının Yargıtay’dan döneceğinden korkanlar, şimdi bu kararı bir yönetim aracına çevirmeye çalışıyor. Bir yanda mutlak butlancılar, diğer yanda aynı dili dolaşıma sokan aparat kalemler var. Hepsinin ortak hedefi CHP delegesinin iradesini yok saymak, partimizi mahkeme kararlarının gölgesinde yönetmek. Cumhuriyet Halk Partisi’nin sahibi mahkeme koridorlarında ikbal arayanlar, tedbir kararlarından medet umanlar, siyaseti kapalı kapılar ardında dizayn etmeye çalışanlar değildir. CHP’nin iradesi delegedir, örgüttür, üyedir.”
( ANKA )
