Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’dan Kanye West konserine tepki: İnancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı!

T24 Haber Merkezi

İstanbul’da 118 bin kişinin katıldığı Kanye West konseri siyasetin de gündemine girdi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, konserin “sıradan bir müzik organizasyonu” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, etkinlikte “inanç ve medeniyet değerlerine aykırı söylem ve semboller” bulunduğunu savundu.

Dünyaca ünlü rapçi Kanye West’in İstanbul’da verdiği konser, geniş katılımının ardından siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada konsere tepki gösterdi. Saral, 118 bin kişinin katıldığı organizasyonun yalnızca müzik ve eğlence kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Konserde yer aldığını belirttiği bazı söylem ve sembollerin Türkiye’nin inanç ve kültürel değerleriyle bağdaşmadığını savunan Saral, gençlerin küresel kültür endüstrisinin etkilerine karşı korunması gerektiğini dile getirdi.

Saral, açıklamasında tasarımcı Michèle Lamy‘nin adını da anarak organizasyonun çevresindeki isimler ve semboller üzerinden değerlendirme yaptı. Muhafazakâr kesimin de bu konuda sessiz kaldığını savunan Saral, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na daha dikkatli olunması çağrısında bulundu.

Saral’ın paylaşımına verilen yanıtlarda ise dikkat çektiği Kanye West’in “I am a God” şarkısının konserde çalınmadığı belirtildi. Öte yandan Oktay Saral’ın yeğeni Ünal Saral‘ın da Kanye West konserine katıldığı görüldü.

Saral açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul’da sahnelenen Kanye West konseri, sıradan bir müzik organizasyonu olarak kabul edilemez.

118 bin genç, para vererek inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösterinin parçası hâline getirilmiştir. “I am a God” sözlerinin on binlerce kişi tarafından coşkuyla tekrar edilmesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur.

Üstelik okültizm ve karanlık sembollerle anılan Michèle Lamy’nin de bu organizasyonun etrafında yer alması, meselenin yalnızca müzik ve eğlence olmadığını göstermektedir.

Daha da düşündürücü olan ise, muhafazakâr kesimin de bu kültürel kuşatmanın bir parçası hâline gelmiş olmasıdır. Sahne ışıkları altında gençliğimize dayatılan bu yabancılaşmaya kimsenin itiraz etmemesi vahimdir.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızı, milletimizin manevi ve kültürel hassasiyetlerini ilgilendiren bu tür organizasyonlarda çok daha dikkatli olmaya davet ediyoruz.

Bu milletin evlatları; küresel kültür endüstrisinin yönlendirmelerine değil, kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmalıdır.”

(Editör: Halit Bingöllü)

Author: Yusuf Arslan