Mutlak butlan kararının etkileri siyasetin en tartışmalı konularından birisi olmaya devam ederken Özgür Özel çok flaş açıklamalarda bulundu. Özel, Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Dilek İmamoğlu’nu ziyaret ettiğini, sonrasında cezaevindeyken kendisinde defalarca genel başkanlık teklifi ettiğini söyledi.
Medyascope”un haberine göre, İmamoğlu’na yapılan teklifte defalarca ‘Bir olup Özgür Özel’i dışlayalım, Özgür Bey’i indirelim’ denildiğini ifade eden Özel, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ekrem İmamoğlu tutuklandığında eşine ilk ziyarete gidenlerden birisi Kemal Bey’di. Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey’e defalarca ‘Biz bir olalım. Özgür Bey’i dışlayalım. Özgür Bey’i indirelim’ dediler. Ekrem Bey’e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. Ekrem Bey’e sandık kurduk, oy verdiler.
O günlerde iktidar medyası Ekrem Bey ile ilgili para görüntülerinin çıkacağını, parkenin altından milyon eurolar çıkacağını, çantalarda para olduğunu, bir yere gömülü kasanın arandığını söylüyorlardı.
O gün bunlar söylenirken ve iddianame yokken suçsuz olan Ekrem, bunların hepsi yalan çıkıp iddianamede yer almazken ve iftiracılar teker teker dökülürken, dönüp arkadaşlarımızda helallik isterken şimdi ne oldu da hırsız oldu?
O zaman operasyon çıktığında bunları söyleseler, bence ayıptır ama kendince tutum almaktır, tutarlı bir şeydir. O gün dünya iftira var. Şimdi iddianame dökülürken birileri A Haber’in, TGRT’nin peşine takılıyor. Olacak iş değil.”
EKREM İMAMOĞLU: ERDOĞAN’DAN EMİR ALIYOR KOŞA KOŞA YAPIYOR
Butlan kararının çıkmasının ardından gözlerin yapacağı açıklamalara çevrildiği İmamoğlu her açıklamasında CHP lideri Özel’in yanında olduğunu ve birlikte sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade eden açıklamalarda bulunmuştu.
Kararın ardından T24 yazarı Murat Sabuncu‘ya röportaj veren İmamoğlu, Kılıçdaroğlu için çok ağır sözler sarf edip şu açıklamayı yapmıştı:
“Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yoktur. Benim en özgür halimle bulunduğum dört duvarın da kayyımın sıkışıp kaldığı dört duvarın da bir önemi yoktur. Allah ömür, millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim. Önemli olan Cumhuriyet’in, emanetin geleceğidir. Koruyacağız, kazanacağız.”
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık.
‘Dâhili bedhah kayyım’ diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Yanlış mı? Hiç değil!”
