Kılıçdaroğlu halkın öfkesini görüyor ama kulak asmıyormuş! “Tepki var diye…”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun delege iradesine ve vatandaş tepkisine karşı savunması ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, “arınmadan” bir kurultay olmayacağını öne sürerken vatandaşın verdiği yoğun tepkinin de farkında olduğu ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu’nun, vatandaşın yaşanan sürece başta tepkili olsa da sonra dineceğini düşündüğünü aktardığı öğrenildi.

CHP’ye tartışmalı mutlak butlan kararına karşı CHP delegeleri harekete geçse de Kemal Kılıçdaroğlu buna da kapıyı kapattı. CHP delegeleri, olağanüstü kurultay için yeterli imzayı 8 saatte toplamıştı.

Yetkinreport, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri aktardı.

HALKIN ÖFKESİNİ GÖRÜYOR, BİLİYOR AMA KULAK TIKIYOR

Kılıçdaroğlu’nun vatandaşın tepkisine ilişkin şunları sarf ettiği öğrenildi:

“Toplum ilk başta tepki gösterebilir. Ama onlar bunu yapıyor diye biz arınmaktan vaz mı geçeceğiz? Temiz olmayan, kirli insanları partide mi tutalım? Bu mu isteniyor? Ben hepsini temizleyeceğim.”

“BEN ERDOĞAN’IN KONTROLÜNE NİYE GİREYİM”

Kılıçdaroğlu, kendisine yöneltilen Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan ile yakınlaşma eleştirilerine de yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuda şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:

“Beni Erdoğan ile diyalog kurmakla suçluyor. Oysa Bülent Arınç üzerinden diyalog kurmaya çalışan kendisiydi. Ben çıkıp müzakere değil, mücadele lazım demedim mi? Ben Erdoğan’ın kontrolüne niye gireyim? Bana diyorlar ki bayramlaşma konuşmasında iktidara laf etmedi… Söyledim ya, 418 milyarı, 128 milyarı, 5’li çeteyi. Müzakere değil mücadele etmek lazım dedim yine.””

Kılıçdaroğlu’nun, Mahir Polat’ın TGRT’ye teşekkür etmesini de doğru bulmadığı aktarıldı:

“Mahir Polat arkadaşımızın TGRT’ye teşekkür etmesi yanlıştı. Benim yakınlığım yok.”

Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresiyle yaptığı değerlendirmelerde, “Kurultaya gitmeyeceğim demiyorum ki, tedbir olduğu sürece, bu şartlarda gidemeyiz diyorum” dediği aktarıldı.

Yargıtay’a yapılan başvuruların geri çekilmesiyle tedbir sürecinin sona erebileceği hatırlatıldığında ise Kılıçdaroğlu’nun şu yanıtı verdiği belirtildi:

“Tamam kurultayla gideceğim. Ama parti kirlilikten arınmadan, hırsızlar partiden temizlenmeden kurultaya gidilmesi doğru mu? Bakın bakalım önceki yönetimin yanında olan isimlere. Nasıl zenginleşmişler bir anda? Savcılık şimdi yakınlarının da malvarlıklarının araştırılmasını MASAK’tan istedi. Bakalım neler çıkacak?”

Sürecin uzayacağı yönündeki değerlendirmelere karşı da Kılıçdaroğlu’nun, “Dijital çağda uzun sürmez, bir ay içinde hepsi ortaya çıkar; o zaman bakalım kim ne diyecek?” dediği aktarıldı.

“BUTLAN ÇIKINCA SÖZÜMDE DURDUM”

Kılıçdaroğlu’nun, mutlak butlan kararından önce bazı CHP’li isimlerle yaptığı görüşmeyi de yakın çevresine anlattığı belirtildi.

Kılıçdaroğlu’nun bu görüşmeye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptığı aktarıldı:

Butlan kararı çıkmadan önce Mansur Yavaş (Ankara Büyükşehir Başkanı), Vahap Seçer (Mersin Büyükşehir Başkanı) ve Engin Özkoç birlikte geldiler ve Mutlak Butlan çıkması halinde benim görevi kabul etmememi istediler. Ben de kendilerine eğer bir çağrı heyeti oluşturulmak istenirse bunda yer almayacağımı, ama butlan ile göreve dönmem yönünde bir karar çıkarsa da bunu kabul etmek durumunda kalacağımı söyledim. Çünkü ben kabul etmediğim takdirde çok daha sıkıntılı bir sonuç doğuracağını, kişilerin eline kalacağını belirttim. Butlan kararı çıkınca da verdiğim sözde durdum.”

CHP GENEL MERKEZİ’NE POLİS GİRMESİNİ BÖYLE SAVUNDU

Mutlak butlan kararının ardından sabah erken saatlerde CHP Genel Merkezi’ne giden milletvekilleriyle ilgili de Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine değerlendirme yaptığı aktarıldı.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuda şu ifadeleri kullandığı belirtildi:

“(Sabah 07:00’de partiye giden milletvekilleri) Ben yollamadım, milletvekili arkadaşlar gitmiş. Ama onları da içeri almamışlar. Milletvekili partisinin genel merkezine nasıl sokulmaz? (Partili olmayan kişilerle gitmişler) Yanlarındaki o kişilerle gitmeleri doğru değildi. Belki o saatte gitmeleri doğru olmayabilir, ama milletvekilini içeri nasıl almazsınız siz parti genel merkezinde.”

Kılıçdaroğlu’nun, polisin genel merkeze girmesiyle ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptığı aktarıldı:

“Ayrıca o gün polisin içeri girmesi doğru değildi. Ama bana 10’uncu, 12’nci katlara, 5 ve 6’ya polisin girmediğini söylediler. Genel Başkan ve yardımcılarının bulunduğu katlara polis girmemiş. Ben bana söyleneni söylüyorum.”

Kılıçdaroğlu’nun kurultaya tamamen karşı olmadığı, ancak mevcut koşullarda bunun doğru olmayacağını düşündüğü ifade edildi.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuda şu sözleri kullandığı aktarıldı:

“Ben de kurultay istiyorum. Kurultay yapılmayacak demiyordum ki… Kurultay tabii ki yapılacak. İmza sayısı bırakın 900’ü, 1300 de olabilir, ama tedbir kararı varken kurultayı nasıl toplayacaksınız? (Yargıtay’daki başvurular çekilince toplanır) İyi de mahkeme para ile delege alıp satan 8 kişinin adını da kararında belirtti. Onları ne yapacağız? Parayı alanlar, aldım diyor; onlarla ilgili ne diyeceğiz? Parti kirlilikten arınmadan kurultaya gidilmesi doğru mu? Bu kişiler para ile iş yaptı.”

Author: Yusuf Arslan