Kamuda geçici istihdam kapısı olarak görülen Toplum Yararına Program (TYP) bünyesinde çalışan yüz binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren, yargı süreçlerinde rehber niteliği taşıyacak çok kritik bir hukuki dönemece girildi. Danıştay 12. Dairesi, Bitlis’teki bir ilköğretim okulunda temizlik personeli olarak görev yaparken arşiv araştırması gerekçesiyle iş akdi feshedilen bir işçinin açtığı idari davada ezber bozan bir bozma kararına imza attı
. Yüksek mahkeme; TYP’liler ile kamu kurumları arasında kurulan bağın bir memuriyet değil, belirli süreli iş sözleşmesi olduğuna hükmederek idare mahkemelerini yetkisiz buldu ve adres olarak İş Mahkemelerini gösterdi. İşte hak kaybı yaşamak istemeyenlerin mutlaka bilmesi gereken o emsal kararın ayrıntıları…TYP Çalışanları İçin Hukuki Milat: Yüksek Yargı Görevli Mahkemeyi Yeniden TanımladıToplum Yararına Program (TYP) kapsamında okullarda, hastanelerde ve çeşitli kamu kurumlarında temizlik, güvenlik ya da çevre düzenlemesi gibi hayati alanlarda görev yapan yüz binlerce vatandaşın hak arama mücadelesinde yepyeni bir sayfa açıldı
. Yüksek yargının en prestijli organlarından biri olan Danıştay, TYP bünyesinde istihdam edilen personelin görevlerine son verilmesi durumunda açılacak davalarda hangi yargı kolunun yetkili olduğuna dair çok net ve bağlayıcı bir emsal karara imza attı. Alınan bu son karar, idari yargı ile adli yargı arasında uzun süredir devam eden yetki karmaşasına son noktayı koyarken, işten çıkarılan işçilerin izlemesi gereken hukuki rotayı da baştan aşağı değiştirdi.Bitlis’teki Okulda Başlayan Hukuk Mücadelesi: Güvenlik Soruşturması KriziHukuk tarihine geçecek bu sürecin fitili, Bitlis’te bulunan bir ilköğretim eğitim kurumunda TYP personeli olarak görev yapan bir temizlik görevlisinin işten çıkarılmasıyla ateşlendi
. İlgili personel, idare tarafından yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinin olumsuz neticelendiği öne sürülerek program süresi tamamlanmadan sistem dışına itildi. Evine ekmek götürdüğü işini aniden kaybeden mağdur işçi, haksızlığa uğradığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulması, yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle iadesi ve özlük haklarının korunması talebiyle idari yargıda iptal davası açtı.İlk Derece ve İstinaf Hukuka Aykırı Demişti: Normlar Hiyerarşisi VurgusuDavaya bakan ilk derece idare mahkemesi, mevzuatta TYP katılımcısı olmak ya da görevde kalmak için bu tarz bir güvenlik soruşturması şartının açıkça yer almadığını tespit etti
. Mahkeme, kanun ve yönetmeliklerde bulunmayan sert bir yaptırımın, sadece alt seviyedeki genelge hükümleriyle işçilere uygulanmasını normlar hiyerarşisi ilkesine tam bir aykırılık olarak yorumladı ve işten çıkarma işlemini iptal ederek işçinin birikmiş ücretlerinin ödenmesine hükmetti.İdarenin bu karara itiraz ederek dosyayı taşıdığı Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) de ilk derece mahkemesinin kararını son derece yerinde bularak kamunun istihdam itirazını kesin olarak reddetti.Danıştay Dosyayı Esastan Değil Usulden Bozdu: Bu Bir İş SözleşmesidirKamunun temyiz başvurusu üzerine dosya en üst merci olan Danıştay 12
. Dairesi’nin masasına geldi. Yüksek mahkeme hakimleri, davanın esasına ve güvenlik soruşturmasının haklı olup olmadığına bakmadan önce, Türk yargı sisteminin en temel yapı taşı olan görevlilik durumunu masaya yatırdı.Danıştay, Toplum Yararına Program’ın doğası gereği geçici bir gelir desteği modeli olduğunu, kişinin bu süreçte iş görme edimini eksiksiz yerine getirdiğini ve kamuyla arasında fiilen belirli süreli iş sözleşmesi kurulduğunu beyan etti
. Dolayısıyla, taraflar arasındaki bu bağın bir idare hukuku uyuşmazlığı oluşturamayacağı, tamamen iş hukuku normlarına göre çözülmesi gerektiği ifade edildi.İş Mahkemeleri Görevli: Yanlış Kapıyı Çalanın Davası ReddedilecekDanıştay 12. Dairesi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerine atıfta bulunarak, işçi ve işveren ilişkisinden doğan her türlü uyuşmazlığın adli yargı çatısı altındaki iş mahkemelerinde çözülmesi gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi
. İdare mahkemelerinin bu uyuşmazlıkta işin esasına girerek karar vermesini hukuki bir isabetsizlik olarak nitelendiren Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını oybirliğiyle bozdu. Bu tarihi karar doğrultusunda, artık TYP kapsamında çalışırken programdan çıkarılan, sözleşmesi feshedilen veya hak kaybına uğrayan işçiler, idare mahkemelerinin kapısını çalmak yerine doğrudan iş mahkemelerinde dava ikame etmek zorunda kalacaklar; aksi halde davaları görev yönünden reddedilecek.TYP Görevden Uzaklaştırma Davalarında Yeni Hukuki ProsedürEski Uygulama DönemiDanıştay Kararı Sonrası Yeni DönemDayanak Gösterilen MevzuatSözleşmenin Hukuki NiteliğiKararın Alınma Şekliİdare Mahkemeleri (İptal ve Özlük Hakları Davası)İş Mahkemeleri (Adli Yargı Boyutu)7036 sayılı İş Mahkemeleri KanunuBelirli Süreli İş Sözleşmesi (Geçici İstihdam) Editör Notu: Okullarımızın temizliğinden güvenliğine kadar en ağır, en görünmez yükleri omuzlarında taşıyan Toplum Yararına Program (TYP) çalışanları, ne yazık ki yıllardır hukuki statü açısından adeta arafta bırakılmış bir kitleydi
. Ne tam anlamıyla kadrolu birer işçi sayılıyorlardı ne de devletin memuriyet güvencesine sahiptiler. Bitlis’te bir okulda sessiz sedasız emeğiyle çalışan bir temizlik görevlisinin haksız yere işten çıkarılmasıyla başlayan bu dava, aslında bir insanın ekmek mücadelesinin yargı koridorlarındaki asil duruşudur. İnsani ve vicdani bir pencereden baktığımızda; Danıştay’ın bu kararı ilk etapta işçi aleyhine bir usul bozması gibi görünse de, aslında TYP çalışanlarına çok güçlü bir kimlik kazandırmıştır
. Yüksek mahkeme resmen, ‘Siz geçici de olsanız, birer işçisiniz ve haklarınız İş Kanunu güvencesindedir’ demiştir. Bu karar, bundan sonra haksızlığa uğrayan bir TYP emekçisinin idari bürokrasinin hantal çarklarında kaybolmadan, doğrudan işçiyi koruyan iş mahkemelerine giderek hakkını çok daha hızlı ve net alabilmesinin önünü açacaktır
. Hak ararken yanlış kapıyı çalıp zaman kaybetmemek adına bu emsal kararı çok iyi anlamak gerekiyor. Alın teri döken tüm TYP emekçilerimizin adaletli, güvenceli ve huzurlu yarınlara kavuşması dileğiyle.