Sosyal güvenlik sistemi, çalışma hayatı boyunca normal emeklilik için gerekli olan prim gün sayısını dolduramayan vatandaşlara kısmi emeklilik adı altında hayati bir formül sunuyor. Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren bu sistem, daha az prim ödeyerek ancak belirli bir yaş sınırını beklemek şartıyla emekli aylığı bağlanmasına imkan tanıyor
. Sosyal güvenlik mevzuatına göre kısmi emeklilik hakları, sigortalının ilk kez işe başlama tarihine, cinsiyetine ve tabi olduğu sigortalılık statüsüne (SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı) göre köklü değişiklikler gösteriyor.8 Eylül 1999 Öncesi İşe Girenler İçin Kademeli Geçiş ŞartlarıSigorta başlangıç tarihi 8 Eylül 1999 ve öncesi olan SSK (4/a) kapsamındaki çalışanlar için kısmi emeklilik yolculuğu 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 prim günü ve 50/55 yaş kriterlerinin tamamlandığı tarihe göre kademeli olarak belirleniyor
. Bu şartları 2002-2005 yılları arasında yerine getiren kadınlar 52, erkekler 56 yaşında emekli olabilirken; şartları yerine getirme tarihi 24 Mayıs 2014 sonrasına sarkan erkek çalışanlarda emeklilik yaşı 60’a, kadınlarda ise 58’e kadar yükseliyor. Aynı dönemde işe başlayan BAĞ-KUR (4/b) mensupları ise 5400 prim günü esasıyla, 1 Ekim 1999 tarihindeki yaş durumlarına göre kadınlarda 51 ila 56, erkeklerde ise 56 ila 58 yaş arasında değişen oranlarla emeklilik hakkı kazanabiliyor
. Emekli Sandığı iştirakçilerinde ise bu dönem için 10 tam hizmet yılı (3600 gün) ve 60 yaş şartı aranıyor.1999 ile 2008 Arasında Sigortalı Olanların Hakları Neler?Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 (dahil) ile 30 Nisan 2008 (hariç) tarihleri arasında kalan çalışanlar için kurallar biraz daha ağırlaştırılmış durumda.
Bu dönemde ilk kez sisteme giren SSK’lı vatandaşların kısmi emeklilik aylığı bağlatabilmesi için tam 4500 prim gününü ve 25 yıllık sigortalılık süresini geride bırakması gerekiyor. Yaş sınırı ise kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak uygulanıyor. Aynı tarihler arasında tescili yapılan BAĞ-KUR’lular 5400 prim günüyle kadınlarda 60, erkeklerde 62 yaşında emekli olabilirken, Emekli Sandığı mensupları 5400 günle 61 yaşında sistemden emekli olarak ayrılıyor.2008 Sonrası İşe Girenlerde Tüm Sistem Eşitlendi30 Nisan 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olan çalışanlar için ise statü farklılıkları tamamen ortadan kaldırılarak SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı geçişleri tek bir potada eşitlendi
. Bu dönem sonrasında iş hayatına atılan herkes için kısmi emeklilik prim gün şartı 5400 gün olarak sabitlendi. Bu kişilerin emeklilik yaşları, 5400 günü tamamladıkları tarihteki normal emeklilik yaş sınırına (65 yaşı aşmamak kaydıyla) 3 yıl ilave edilmesiyle hesaplanıyor. Örneğin, söz konusu 5400 prim gününü 2035 yılı sonuna kadar tamamlamayı başaran kadınlar 61, erkekler ise 63 yaşında emekli olabiliyor
. Bu tarihten sonraki her iki yıllık süreçte ise yaş sınırı kademeli olarak 1 yıl artış gösteriyor.BAĞ-KUR’da 5400 Günü Tamamlamanın MaliyetiMevcut sisteme göre eksik günlerini isteğe bağlı sigorta veya borçlanma yoluyla tamamlamak isteyen vatandaşları ise ciddi bir mali tablo bekliyor. Örneğin, 1994 yılı sigorta girişli ve 3630 prim günü olan bir BAĞ-KUR’lunun kısmi emekli olabilmesi için eksik kalan 1770 gününü mutlaka 5400 güne tamamlaması gerekiyor
. Günlük prim tutarının isteğe bağlı sigortada 363,33 TL olduğu dönemde, bu eksik süreyi tamamlamak için toplamda 643.094 TL ödeme yapılması zorunlu. Vatandaşlar bu toplu primi ödedikleri takdirde, yürürlükteki en düşük emekli aylığı olan 20.000 TL üzerinden hesaplandığında, ödedikleri parayı yaklaşık 32 ay (3 yıldan kısa bir süre) içinde maaş olarak geri alabiliyorlar
. Askerlik borçlanması tercih edildiğinde ise günlük prim maliyeti yüzde 36 oranında daha fazla (495,45 TL) oluyor.İş Yerlerinde Biyometrik Yüz Tanıma Sistemine KVKK EngeliÇalışma hayatını yakından ilgilendiren bir diğer önemli gelişme ise mesai takibinde teknoloji kullanımı konusunda yaşandı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), iş yerlerinde personelin verimliliğini ve giriş-çıkış saatlerini denetlemek amacıyla yüz tanıma, parmak izi, retina veya iris taraması gibi biyometrik tanımlama sistemlerinin kullanılmasını kesin bir ilke kararıyla yasakladı
. Kurul; yüz geometrisi, el izi ve ses tınısı gibi unsurların tamamını biyometrik veri olarak kabul ederek, bu sistemlerin mesai takibinde kullanılmasının ölçüsüz olduğunu vurguladı. İşverenlerin bunun yerine şifreli kartlar, PIN tabanlı cihazlar, RFID/NFC kimlik kartları veya geleneksel imza föyleri gibi alternatif yöntemlere yönelmesi gerektiği yasal bir zorunluluk olarak bildirildi.Cezaevi Atölyelerindeki Sigorta Emekliliğe Yansıyor mu?Ceza infaz kurumları ile tutukevlerindeki iş yurtlarında, tesis ve atölyelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların sigorta durumları da mevzuatta özel bir yere sahip
. Bu alanlarda çalışan mahkumlar adına 4/a kapsamında sigorta primi yatırılsa da bu primler sadece iş kazası, meslek hastalığı ve analık sigortası kollarını kapsıyor. Dolayısıyla cezaevinde geçen çalışma süreleri ve ödenen primler, kişilerin yaşlılık (emeklilik) sigortası hesaplamalarına dahil edilmiyor ve geriye dönük borçlanma imkanı tanınmıyor
. Ancak buradaki kişiler, emeklilik günlerini doldurmak adına kendi bütçelerinden aylık 10.900 TL ödeyerek isteğe bağlı sigorta yaptırabiliyorlar. Öte yandan, sigortalıyken tutuklanıp daha sonra beraat edenler ise hapiste geçirdikleri boş süreleri borçlanarak emekliliklerine saydırabiliyorlar.Geleceğimizi Güvenceye Alırken Haklarımızı Ne Kadar Biliyoruz?Hayatımızın en önemli dönüm noktalarından biri olan emeklilik, çoğumuz için sadece kulaktan dolma bilgilerle yönetilmeye çalışılan karmaşık bir süreç haline geldi
. Değişen kanunlar, referans tarihleri ve tahlil edilmesi zor borçlanma maliyetleri arasında doğru adımı atmak, yılların emeğinin karşılığını alabilmek adına büyük önem taşıyor. Öte yandan, iş yerlerindeki mesai takipleriyle kişisel mahremiyet sınırlarının yapay zeka ve biyometrik sistemlerle delinmesi, dijitalleşen dünyada haklarımızı korumanın ne kadar zorlaştığını gösteriyor. Peki, siz kendi çalışma hayatınızda emeklilik planlamanızı neye göre yapıyorsunuz
? Geleceğinizi güvence altına almaya çalışırken, çalıştığınız kurumların mesai takibi bahanesiyle yüz hatlarınız gibi en mahrem biyometrik verilerinizi veri tabanlarında saklamasına ne derece rıza gösterirsiniz?