UNSW Sydney öncülüğünde hazırlanan ve Carcinogenesis dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı değerlendirme, farklı ülkelerden klinik araştırmaları, hayvan deneylerini ve laboratuvar bulgularını bir araya getirdi. Çalışmada eczacılık, epidemiyoloji, göğüs cerrahisi ve halk sağlığı gibi farklı alanlardan uzmanlar yer aldı.
Araştırma ekibi, bugüne kadar elektronik sigaralarla ilgili tartışmanın çoğunlukla “sigaraya başlama kapısı” üzerinden yürüdüğünü, ancak bu ürünlerin doğrudan kanser gelişimine katkı sağlayıp sağlamadığı sorusunun daha az incelendiğini vurguluyor.
KANSER ŞÜPHESİ GÜÇLENDİ
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
İncelemede, elektronik sigara aerosollerinde kanserle ilişkilendirilen birden fazla maddeye rastlandığı belirtildi. Bunlar arasında uçucu organik bileşikler ve cihazların ısıtıcı bobinlerinden salınabilen metaller de bulunuyor.
Araştırmacılar yalnızca kimyasal içerikle yetinmedi. İnsanlarda DNA hasarı, oksidatif stres ve doku iltihabına işaret eden biyobelirteçler; fare deneylerinde görülen akciğer tümörleri ve laboratuvar ortamında hücrelerde ortaya çıkan hasarlar birlikte değerlendirildi.

Ekip, farklı araştırma alanlarından gelen bulguların aynı yöne işaret ettiğini belirtiyor. Buna göre nikotinli elektronik sigaraların akciğer kanseri ve ağız boşluğu kanseri açısından ciddi biçimde sorgulanması gerekiyor.
Buna karşın araştırmacılar, elektronik sigaraya bağlı kaç kanser vakası oluşabileceğine dair kesin bir sayı vermiyor. Çünkü elektronik sigaralar klasik sigaraya kıyasla çok daha yeni ürünler ve uzun dönemli insan çalışmaları hâlâ yeterli düzeyde değil. Uzmanlara göre net risk oranlarını görmek için yıllara yayılan takip çalışmalarına ihtiyaç var.
GENÇLERDE YAYGINLAŞTI
Elektronik sigaralar 2000’li yılların başında piyasaya çıktı. Avustralya’da ise yaklaşık 2008’den itibaren yaygın şekilde görülmeye başladı. İlk dönemde bu ürünler, sigarayı bırakmak isteyenler için daha az zararlı bir seçenek gibi tanıtıldı.
Ancak zamanla renkli, aromalı ve kolay taşınabilen modeller özellikle genç kullanıcılar arasında hızla popülerleşti. Avustralya hükümeti 2023’te daha sıkı kurallar getirse de elektronik sigara kullanımı okul çevreleri, barlar ve toplu taşıma noktalarında görünür olmaya devam ediyor. Ülkede tek kullanımlık ve tedavi amaçlı olmayan elektronik sigaralar yasaklanmış durumda. Tedavi amaçlı ürünler ise yalnızca eczanelerden ve sigarayı bırakma amacıyla temin edilebiliyor.
Araştırmacılara göre sorun yalnızca gençlerin bu ürünlere yönelmesi değil. Elektronik sigarayı sigarayı bırakmak için kullanan birçok kişi, bir süre sonra hem klasik sigara hem elektronik sigara kullanmaya devam ediyor. Bu durum “çift kullanım” olarak tanımlanıyor.
ABD’den gelen bazı epidemiyolojik bulgulara göre hem sigara içip hem elektronik sigara kullanan kişilerde akciğer kanseri riskinin ek olarak arttığına dair işaretler bulunuyor. Araştırmacılar bu nedenle elektronik sigaranın “zararı azaltma” aracı olarak görülmesinin her durumda güvenli bir sonuç doğurmadığına dikkat çekiyor.
SİGARA TARİHİ UYARISI
Uzmanlar, elektronik sigara tartışmasında klasik sigaranın tarihinden ders çıkarılması gerektiğini söylüyor. Sigaranın akciğer kanseriyle ilişkisine dair erken bulgular çok daha önce ortaya çıkmış olsa da, bunun resmi olarak kabul görmesi onlarca yıl sürdü.
Araştırmacılara göre elektronik sigarada da benzer bir gecikme yaşanmamalı. Ürünlerin piyasaya çıkmasının üzerinden yaklaşık 20 yıl geçti. Bu nedenle bilim dünyasının ve sağlık otoritelerinin kesin uzun dönemli veriler tamamlanana kadar beklemek yerine mevcut uyarı işaretlerini ciddiye alması gerektiği belirtiliyor.
Yeni inceleme, elektronik sigaranın risksiz bir alışkanlık olmadığına dair kanıtları güçlendiriyor. Araştırmacılar özellikle nikotinli ürünlerde, akciğer ve ağız sağlığı açısından ihtiyatlı yaklaşımın zorunlu hale geldiğini vurguluyor.