Otomotivde üretim çakıldı ama satışlar tam gaz

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin üretim, ihracat ve pazar verilerini açıkladı.

Veriler, üretim hatlarında bir yavaşlama yaşandığını ancak döviz bazlı gelirlerin ve iç pazarın “yatırım” motivasyonuyla ayakta kaldığını ortaya koydu.

ÜRETİMDE SERT FREN

Yılın ilk çeyreğinde toplam otomotiv üretimi, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 7 azalarak 321 bin 856 adede geriledi. En dikkat çekici düşüş ise yüzde 18 ile otomobil üretiminde yaşandı. Sektörün toplam kapasite kullanım oranı yüzde 60 seviyesinde kalırken, traktör üretimindeki durgunluk da dikkat çekti.
İHRACATIN LİDERİ AMA ADETLER DÜŞÜYOR

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre otomotiv, yüzde 18’lik payla sektörel ihracat sıralamasında zirvedeki yerini korudu. Ancak adet ve değer arasındaki makas açılıyor:

İhracat Adedi: %15 düşüşle 215 bin 323 adet.

İhracat Geliri: %3 artışla 9,9 milyar dolar.

Otomobil İhracatı: Adet bazında %29 gibi devasa bir düşüş yaşadı.

2026 İLK ÇEYREK KARNESİ

Veri Başlığı 2026 Q1 Rakamları Değişim (Geçen Yıla Göre)
Toplam Üretim 321.856 Adet %7 Azalış
Otomobil Üretimi 181.364 Adet %18 Azalış
Toplam İhracat 9,9 Milyar Dolar %3 Artış
Otomobil Pazarı 210.688 Adet %6 Azalış
Yerlilik Oranı (Oto) %36 4 Puan Artış

“BİZDE ARABA İHTİYAÇ DEĞİL, YATIRIMDIR”

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, AA’ya yaptığı açıklamada bölgesel savaşlara rağmen nisan ayında showroom’ların hareketli olmasını Türk tüketicisinin alışkanlıklarına bağladı:

“Batı Avrupa’da istikrarsızlık olduğunda harcamalar kısılır. Türkiye’de ise tam tersi; Türk insanı otomobili bir yatırım aracı olarak gördüğü için pazardan çekilmiyor.”

Eroldu ayrıca, hafif ticari araçlarda Avrupa liderliğinin geri alınmasının sevindirici olduğunu ancak ABD ile AB arasındaki yeni vergi ve mevzuat anlaşmalarının Türkiye için bir “handikap” yarattığı uyarısında bulundu.

YERLİLİK ARTTI

Eroldu, yerlilik payının geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında 4 puan artarak yüzde 36’ya yükseldiğini, bu durumun olumlu olduğunu ve yapılan yeni yatırımlar da devreye girdiğinde yüzde 60 olan kapasite kullanımının artacağına inandıklarını anlattı.

Çin’in büyümeye devam ettiğini gördüklerini dile getiren Eroldu şunları kaydetti:

“Çin’deki üretim 2025’te yüzde 10 artarak 34,5 milyona yükseldi. İhracatta ise yüzde 21 artışla 7,1 milyon seviyesinde. Çin’in üretimindeki yeni nesil araçların payı da yüzde 51’de. Bu geçmiş yıllarda yüzde 25’ler seviyesindeyken şimdi burada da artış olduğunu görüyoruz ama hala Çin’de de ciddi miktarda içten yanmalı araç ihracatı ve üretimi var.”

Eroldu, dünyada geçen yıl 96,5 milyon araç üretildiğini, buradaki artışın en önemli sebebinin Çin’deki yüzde 10’luk artış olduğunu, onun sayesinde dünya genelinde yüzde 4’lük otomotiv artışı gerçekleştiğini dile getirdi.

AB İLE GÜMRÜK HANDİKAPI

Türkiye’deki otomotiv sanayisinin, AB’ye önemli ölçüde entegre olduğunu kaydeden Eroldu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AB’nin daha otonom olmaya, kendi dayanıklılığını artırma ve daha egemenlik merkezli bir politika izleme yönünde yaptığı adımlar var. Bunların en önemlisi de ‘Made in EU’, yapmak istedikleri gördüğünüz gibi burada aslında Amerika ve Çin’in başlattığı, daha sonra da AB’nin katıldığı dünya ticaret düzenini önemli şekilde etkileyecek ve otomotiv sanayini de etkileyecek değişimler söz konusu olacak. Amerikan teknik mevzuat ile Avrupa teknik mevzuatı arasında farklılıklar vardı ve araçlar serbest olarak hareket edemiyorlardı. Şimdi ise bunun kapısı açıldı. Yani Avrupa’da artık Amerikan teknik mevzuatına göre aslında üretilmiş araçlar da Avrupa’da satılabilecek. Tabii Türkiye açısından baktığımız zaman da bir yandan Türkiye ile ABD arasında bir vergi söz konusuyken ABD ile Avrupa Birliği arasında vergi söz konusu olmaması aslında Türk otomotiv sanayisinin Amerika pazarına mal satması konusunda bir handikap yarattı.”