Çin, Mythos’a karşı geliştirdiği Yitian Tulong ile ABD’ye meydan okudu

Yazılım açıklarını yakalayıp bunlardan faydalanabilen yapay zeka destekli dijital sistemler, devletlerin ve küresel şirketlerin güvenlik politikalarında ana odak noktası haline geldi. Çin’in Pekin kentindeki Ulusal Kongre Merkezi de, siber dünyadaki güç dengelerini doğrudan etkileyecek yeni bir teknolojik hamleye ev sahipliği yaptı.

Düzenlenen ISC.AI 2026 siber güvenlik konferansında sahne alan yerli üretici 360 Security Technology, batılı rakiplerine karşı geliştirdiği yeni dijital savunma ve taarruz sistemini tanıttı. Amerikan Anthropic firmasının imzasını taşıyan ve siber zafiyetleri kitlesel ölçekte tarayan “Mythos” isimli modele karşı geliştirilen bu yeni sistem, “Yitian Tulong” adını taşıyor. Amerika menşeili Mythos modelinin çok tehlikeli bulunması sebebiyle yalnızca belirli büyük Amerikan şirketlerine açılması, Çin tarafının bu alandaki bağımsızlık arayışını hızlandırdı.

İki yönlü dijital kalkan ve kılıç

İsmini geleneksel dövüş sanatları hikayelerindeki silahlardan alan Yitian Tulong projesi, esasen birbiriyle entegre çalışan iki farklı yapay zeka modelinin ortak gücüne dayanıyor. Bu ortaklığın ilk ayağını oluşturan “Tulongfeng“, doğrudan Amerikan rakibinin karşısına konumlandırıldı ve sistemlerdeki kritik yazılım açıklarını bulmak üzere tasarlandı. Sürecin ikinci ayağındaki “Yitianzhen” ise siber saldırılara anında reaksiyon gösterebilen otomatik bir savunma mekanizması görevini üstleniyor.

Şirketin kurucusu Zhou Hongyi, siber güvenlik dünyasını şekillendirme potansiyeli taşıyan böyle bir gücün tek bir odağın tekelinde kalamayacağını belirtti. Paylaşılan şirket içi ilk test raporlarına göre, Tulongfeng tek başına 3 bin 432 yazılım hatası saptadı ve bu hataların 105 tanesi Çin hükümeti tarafından resmi olarak onaylandı. Ancak sistemin tüm bu kabiliyetleri henüz bağımsız uluslararası otoriteler tarafından doğrulanmış değil.

Donanım gücüne karşı kolektif mimari

Asya ile Amerika arasındaki bu yeni teknoloji savaşında tarafların stratejileri birbirinden oldukça farklı bir felsefeye dayanıyor. ABD kanadı, en gelişmiş yarı iletken çiplere ve devasa işlem kapasitelerine güvenerek adeta tek başına harikalar yaratan dahi bir hacker sistemi kurmayı amaçlıyor. Zhou Hongyi, Çin’deki yerli temel modellerin kapasite olarak Amerikalı rakiplerinin hala yüzde 20 ila 30 oranında gerisinde olduğunu saklamıyor. Ancak bu teknolojik farkın kapanmasını beklemek yerine pratik bir çözüm modeli geliştirilmiş durumda.

Çinli mühendisler, tek bir dahi yazılımcı modeli tasarlamak yerine, 24 saat boyunca durmaksızın çalışan ve hata payı minimuma indirilen kolektif bir dijital makine takımı kurdu. Bu sayede donanımsal eksiklikler, kesintisiz çalışan kitlesel bir ağ yapısıyla dengeleniyor.