Riskler artık istisna değil, kalıcı bir gerçek haline geldi. Şirketler bu yeni dönemde belirsizlikle baş etmek yerine dayanıklılık inşa ederek “yeni denge” arıyor.
BELİRSİZLİK ARTIK NORM HALİNDE
Ekonomim’in haberine göre TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, açılış konuşmasında belirsizliğin “istisna olmaktan çıkıp norm haline geldiğini” vurguladı. ABD-Çin rekabeti, Rusya-Ukrayna savaşı ve yükselen ticaret korumacılığı gibi gelişmeler kuralları yeniden yazıyor. Diren’e göre jeopolitik riskler artık ekonominin ana belirleyicisi. Bu durum şirketlerin hem yatırım hem de risk yönetimi stratejilerini kökten değiştiriyor.

Türkiye özelinde ise nearshoring (yakın coğrafyaya kayma) ve friendshoring (güvenilir müttefiklerle ticaret) eğilimleri büyük fırsat sunuyor. Bu trendleri iyi değerlendiren firmalar önümüzdeki dönemde öne çıkacak.
YÖNETİM KURULLARI RİSK YÖNETİMİNİN YENİ MERKEZİ
Zirvede en çok üzerinde durulan konu, risk yönetiminin artık yönetim kurullarının stratejik gündemine taşınması gerektiğiydi. Panelistlerden Dr. Yılmaz Argüden, “Riski iyi yönetenler değil, krizi iyi yönetenler öne çıkıyor” diyerek Türkiye’nin krizlere hızlı uyum sağladığını ancak riskleri önlemede henüz aynı başarıyı gösteremediğini belirtti.

Bağımsız yönetim kurulu üyesi Lale Saral Develioğlu ise siber riskler, veri sızıntıları ve yapay zeka kaynaklı tehditlerin yönetim kurullarını zorunlu olarak daha aktif rol almaya ittiğini söyledi. Risk artık “uzmanlara bırakılamayacak” kadar kritik; tüm yönetim kurulu üyelerinin bu alanda sorumluluk alması gerekiyor.
KÜRESEL RİSKLERDE SİBER İLK SIRA, TÜRKİYE’DE KUR VE FAİZ ÖNDE
AON Türkiye Eş CEO’su Selda Oknas Tanbay, küresel risk anketi sonuçlarını paylaştı:
Dünyada siber riskler ilk sırada. Türkiye’de ise döviz kuru ve faiz riskleri en üstte yer alıyor.
Marsh Türkiye CEO’su Tarık Serpil, jeopolitik risklerin diğer tüm riskleri gölgede bıraktığını belirterek tedarik zincirinin en kritik kırılgan nokta olduğunu vurguladı. Savunma harcamalarının 3 trilyon dolara ulaştığı ve gümrük tarifelerinin yeniden yükseldiği bu dönemde küresel tedarik zincirleri büyük baskı altında.
KRYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevgin Zorlucan Eke ise KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti: “İşletmelerin yüzde 99,6’sı KOBİ ve istihdamın yüzde 70’ini sağlıyorlar. KOBİ’lerin dayanıklılığı, tüm ekonominin dayanıklılığı demek.
YAPAY ZEKA VE İKLİM RİSKLERİ YENİ TEHDİTLER
FERMA Başkanı Philippe Cotelle, Avrupa’da risk yönetiminde “together stronger” yaklaşımını benimsediklerini açıkladı. Yapay zekâ destekli ortak bilgi platformu ve iklim risklerine özel “Open Césaré” ile “Gulliver” projeleriyle önlem alınmazsa bazı risklerin sigortalanamaz hale gelebileceği uyarısını yaptı. McKinsey verilerine göre ise şirketlerin üçte ikisinde risk komiteleri kurulmuş durumda ve risklere hazırlıklı olduğunu düşünen şirket oranı son bir yılda iki katına çıkarak yüzde 30’a yükseldi.
SONUÇ: DAYANIKLILIK YENİ REKABET AVANTAJI
Zirvenin ana mesajı net: Risk kalıcı hale geldi. Artık “nasıl yönetiriz?” sorusunun cevabı, belirsizlikten dayanıklılığa geçişte yatıyor. İş dünyası, yönetim kurullarını güçlendirerek, tedarik zincirlerini çeşitlendirerek ve KOBİ’leri destekleyerek yeni dengeyi kurmak zorunda. Bu dönüşümü başarıyla tamamlayanlar, belirsizliğin hakim olduğu dünyada rekabet avantajı elde edecek.