NASA’nın Maryland’deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde hummalı bir çalışma dönemi geride kaldı. Devasa turuncu güneş panelleri ve gümüş parıltılı gövdesiyle dikkat çeken Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, montaj sürecinin ardından test aşamalarını da başarıyla geçti.
Adını kurumun ilk kadın yöneticilerinden alan bu devasa gözlem evi, kozmosun en karanlık sırlarını aydınlatmak amacıyla fırlatılacağı günü bekliyor. Projenin bütçe sınırları içinde kalması ve hedeflenen tarihten sekiz ay önce tamamlanması ise bilim dünyasında ayrı bir sevinç yaratmış durumda.
Roman’ın 2,4 metrelik ana aynası ilk bakışta Hubble ile benzerlik gösterse de işleyiş tarzı oldukça farklı. Bu yeni nesil teleskop, tek bir karede Hubble’ın görebildiğinden yaklaşık 100 kat daha geniş bir alanı tarama kapasitesine sahip. Aradaki farkı anlamak için NASA uzmanlarının verdiği örnek oldukça etkileyici: Hubble’ın 2.000 yılda tarayabileceği bir alanı Roman sadece bir yılda tamamlayacak. Üstelik elde edilecek görüntülerin çözünürlüğü o kadar yüksek ki, bugün yeryüzünde bu kareleri tüm detaylarıyla gösterebilecek bir ekran teknolojisi bulunmuyor.
Veri üretim hızı da bu devasa görüş açısını destekler nitelikte. Hubble 35 yılda 400 terabayt veri toplarken, Roman her yıl 500 terabaytlık dev bir arşivi dünyaya ulaştıracak. Bu durum astronomların gökyüzüne bakış açısını “nokta atışı” aramadan “panoramik gözlem” seviyesine taşıyor. Böylece süpernovalar veya çarpışan nötron yıldızları gibi anlık gelişen olayları yakalamak çok daha kolay bir hal alacak.
Karanlık madde ve ötegezegen avı
Teleskobun asıl görevi, evrenin yüzde 95’ini oluşturduğu tahmin edilen karanlık madde ve karanlık enerjinin gizemini çözmek. Geniş Alan Enstrümanı (WFI) sayesinde binlerce galaksinin üç boyutlu haritası çıkarılacak. Bu harita, evrenin neden giderek hızlanarak genişlediğini anlamamıza yardımcı olacak.
Bunun yanı sıra “koronagraf” adı verilen özel bir teknoloji sayesinde Roman, uzak yıldızların parlak ışığını bastıracak. Bu sayede yıldızının ışığında kaybolan sönük ötegezegenler doğrudan görüntülenebilecek.
Uzay şartlarına hazırlık için ekstrem ses ve sıcaklık testlerinden geçen teleskop, Eylül 2026’da SpaceX’in Falcon Heavy roketiyle yola çıkacak. Hedef ise Dünya’dan 1,5 milyon kilometre uzaktaki L2 noktasına ulaşarak evrenin tarihini yeniden yazmak…
