Depremin ‘gizli freni’ bulundu: Yerin altında mucize

Japonya’da meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ve beraberinde gelen “mega deprem” tartışmaları, bilim dünyasını harekete geçirdi. Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, devasa depremlerin neden bazı noktalarda durduğunu, bazılarında ise yıkıcı bir güce dönüştüğünü “durdurma fazı” kavramıyla açıklıyor.

DEPREMLERİN GİZLİ FRENİ: “DURDURMA FAZI” NEDİR?

Scientific American’ın haberine göre; bir deprem, yerin derinliklerindeki hiposantr noktasında biriken gerilimin, kayaları tutan sürtünme kuvvetini yenmesiyle başlar. Ancak her sarsıntı devasa bir felakete dönüşmez. Bilim insanları, depremin büyüklüğünü belirleyen temel faktörün yeraltındaki fiziksel bariyerler olduğunu belirtiyor.

ANİDEN DURMANIN YARATTIĞI ŞOK DALGASI

Kırılma süreci, yeraltındaki sert bir bariyere çarptığında “durdurma fazı” adı verilen özel bir sismik imza bırakır. Yer bilimci Jesse Kearse, bu durumu şu çarpıcı benzetmeyle açıklıyor:

“Hızla giden bir araçta frene sertçe bastığınızda koltuğa geri savrulursunuz. Deprem kırılması da bir engele çarptığında, ters yönde ani bir geri tepme ve şok dalgası oluşturur.”

BARİYERLER: DEPREMİN “KONTROL NOKTALARI”

Araştırmaya göre yeraltındaki bariyerler, bir depremin kaderini tayin eden kontrol noktaları gibi işlev görüyor. Kırılma durur, deprem yerel ve küçük ölçekli kalır. Eğer kırılma yeterli enerjiye sahipse, engeli aşarak bir sonraki fay segmentine sıçrar. Bu zincirleme reaksiyon, “mega deprem” olarak adlandırılan yıkıcı olayları tetikler. Kırılmanın durduğu bölgedeki yumuşak kaya katmanları, sarsıntının yüzeydeki şiddetini bir çarpan etkisiyle artırabiliyor.

TEHLİKE ANALİZİNDE YENİ DÖNEM

Bilim dünyası, bu “durdurma imzalarını” takip ederek yeraltındaki bariyerlerin haritasını çıkarmayı hedefliyor. Sismolog Yihe Huang’a göre bu bulgular, deprem tehlike analizlerini kökten değiştirebilir:

Hangi depremin nerede durabileceği öngörülebilir. Belirli bölgelerin ne kadar enerji emebileceği hesaplanabilir. Yüzey özelliklerine göre sarsıntının nerede güçleneceği tahmin edilebilir.

“DOĞRULTU ATIMLI”DAN “BİNDİRME” DEPREMLERİNE

Şu ana kadar yapılan çalışmalar, daha çok yatay hareketli (doğrultu atımlı) depremler üzerine yoğunlaştı. Ancak Japonya’da son yaşanan ve tsunami riski taşıyan “bindirme” tipi depremler (zeminin dikey hareketi) henüz tam olarak modellenmiş değil. Uzmanlar, aynı durdurma mekanizmasının bu tür depremlerde de geçerli olduğunu düşünüyor; ancak bunu kanıtlamak için daha fazla veriye ihtiyaç duyuluyor.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir