Milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkileyen kriterleri baz alan araştırma, şehirleri çok yönlü bir analizden geçirdi. Ortaya çıkan sıralama, küresel metropoller arasındaki rekabetin ne kadar yoğun olduğunu bir kez daha gösterdi.
Listenin zirvesinde Avustralya’dan Brisbane yer aldı. Özellikle çevreci politikaları ve aile dostu yaşam koşullarıyla öne çıkan şehir, birçok güçlü rakibini geride bırakarak birinciliği elde etti.
İlk 10 sıralamasında Avrupa ve Okyanusya şehirlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. Londra, Auckland, Helsinki ve Ljubljana gibi şehirler yüksek yaşam standartlarıyla öne çıkarken; Asya’dan listeye giren tek şehir ise Seul oldu.
Türkiye adına listeye girmeyi başaran tek şehir İstanbul oldu. Ancak İstanbul, 50 şehir arasında 45. sırada yer alarak alt sıralarda kendine yer bulabildi. Özellikle yüksek yaşam maliyeti ve yoğun nüfus, şehrin puanını aşağı çeken başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
Listenin son sıralarında ise Johannesburg, Bogota, Mexico City, Nairobi ve Kazablanka gibi şehirler bulunuyor.
Araştırma; yaşam maliyeti, eğitim olanakları, güvenlik, kütüphane erişimi, yeşil alan miktarı, hava kalitesi, ulaşım altyapısı, sağlık hizmetleri ve sosyal yaşam gibi 9 temel kritere dayanıyor. Bu kapsamlı değerlendirme, şehirlerin sadece ekonomik değil, sosyal ve çevresel performanslarını da ortaya koyuyor.
Genel tabloya bakıldığında Avrupa şehirlerinin dengeli yaşam koşullarıyla öne çıktığı görülürken, Asya şehirlerinin listede daha sınırlı yer bulduğu dikkat çekiyor. İstanbul ise köklü tarihi ve kültürel zenginliğine rağmen, modern şehircilik sorunları nedeniyle alt sıralarda kalmaya devam ediyor.