Otomotiv sanayiinde son 17 yılın en kötü performansı: Türkiye’de sektör, 2026’ya sert bir frenle başladı. Avrupa pazarında elektrikli araçlara olan talep artarken, Çinli rakiplerin baskısı ve teknolojik dönüşümün gerisinde kalınması nedeniyle üretim ve dış satımda tarihi düşüşler kaydedildi.
Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü otomotiv, 2026’da beklentilerin altında kalarak hayal kırıklığı yarattı. 2026’nın ilk çeyreğinde ihracat rakamları, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 29 düşerek 106 bin adede geriledi.
Bu performans küresel krizin yaşandığı 2009 yılından bu yana görülen en zayıf ilk çeyrek verisi olarak kayıtlara geçti. 2009 yılının ilk çeyreğinde bu sayı 80 bin 13’tü. Üretim ise geçen yıla göre yüzde 18 azaldı ve 181 bin 364 adede indi.
NEDEN DÜŞÜŞ YAŞANIYOR? ÇİNLİ RAKİPLER VE ELEKTRİKLİ EKSİKLİĞİ
İş Yatırım’ın raporuna göre, ihracattaki kaybın temelinde iki ana neden yatıyor:
Teknoloji Dönüşümü: Avrupa pazarında elektrikli araç payı 2026’nin ilk çeyreğinde yüzde 19,4’e çıkarken, Türkiye’deki üretim bandında elektrikli modellerin eksikliği hissediliyor.
Çin Baskısı: Avrupa pazarında Çinli üreticilerin binek araç segmentindeki rekabet üstünlüğü, yerli üreticilerin pazar payını daraltıyor.
TİCARİ ARAÇLAR DAHA AVANTAJLI
Raporda, binek araç segmentinin aksine ticari araç üreticilerinin daha korunaklı bir konumda olduğu vurgulandı. Çinli oyuncuların Avrupa ticari araç pazarında henüz etkin bir rol oynamaması, yerli ticari araç üretimini binek araçlara kıyasla daha dirençli kılıyor.
Ancak sanayi genelinde kapasite kullanım oranı yüzde 65’ten yüzde 60’a gerilemiş durumda.
İHRACATÇIYA VERGİ DOPİNGİ
Otomotivdeki zayıf seyir ve sanayicilerin artan maliyet şikayetleri üzerine hükümetten yeni bir hamle geldi. İmalat sektöründeki ihracatçı şirketleri desteklemek amacıyla, kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a indirileceği açıklandı.