Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukası nedeniyle ihracatı durma noktasına gelen Tahran, petrol sahalarında üretime ara vermeye başladı. On yıllardır yaptırımlarla mücadele eden İran, bu krizi aşmak için “direniş ekonomisi” planını devreye sokuyor.
ABD Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı çevresindeki ablukayı sıkılaştırmasıyla birlikte İran petrol ticareti ağır bir darbe aldı. Son haftalarda ihracat rakamları hızla düşerken, ülkedeki depolama kapasitesi dolma noktasına ulaştı. Üst düzey bir İranlı yetkilinin Bloomberg’e aktardığı bilgilere göre Tahran, kapasite aşımını önlemek amacıyla ham petrol üretimini kademeli olarak düşürmeye başladı.
WASHINGTON TAHRAN’IN DENEYİMİNİ KÜÇÜMSÜYOR MU?
Orta Doğu’daki gerilim, her iki tarafın da diğerinin geri adım atmasını beklediği bir kilitlenme noktasına evriliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İslam Cumhuriyeti’nin en hayati gelir kaynağını hedef alarak jeopolitik dengeleri ve küresel enerji piyasalarını yeniden şekillendiren bu çatışmayı bitirmeyi hedefliyor.
Ancak Tahran, bu hafta dört yılın zirvesine çıkan petrol fiyatlarını da koz olarak kullanarak, Washington’a maliyet yükleme stratejisini sürdürüyor. İranlı yetkililer, yıllardır süregelen yaptırım döngüleri sayesinde mühendislerin petrol kuyularına kalıcı zarar vermeden üretimi durdurma ve hızla yeniden başlatma konusunda uzmanlaştığını belirtiyor.
“ENDİŞELİ DEĞİLİZ”
İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hüseyni, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yeterli uzmanlığa ve deneyime sahibiz endişeli değiliz” ifadelerini kullandı. Bu tekniklerin, özellikle 2018 yılında ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından daha da geliştirildiği vurgulanıyor.
ABLUKA ALTINDA YENİ ZORLUKLAR: GÖLGE FİLO DEVRE DIŞI
Geçmişteki yaptırım dönemlerinde İran, “gölge filo” olarak adlandırılan ve uluslararası denetimin dışındaki tankerlerle Çin’e gizlice petrol satabiliyordu. Ancak mevcut durumda ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı fiziksel olarak kapatması, milyonlarca varil petrolün denizde mahsur kalmasına neden oldu.
STRATEJİK BEKLEYİŞ VE DEPOLAMA KRİZİ
Analistler, İran’ın bu stratejiyi ne kadar süre sürdürebileceği konusunda bölünmüş durumda. Mevcut üretim seviyeleriyle İran’ın yaklaşık bir aylık bir depolama alanı kaldığı tahmin ediliyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ana ihracat merkezi olan Hark Adası’nın kapasitesinin dolmak üzere olduğunu belirterek bu durumun İran’ı müzakere masasına zorlayacağını savunuyor.
ALTERNATİF GÜZERGAHLAR: TREN VE KARAYOLU
Petrol ihracatçısı Hamid Hüseyni, deniz yolunun tıkanması durumunda Türkiye, Pakistan, Afganistan ve Özbekistan gibi ülkelere karayoluyla sevkiyat yapabileceklerini belirtti. Ayrıca, Çin’e demiryolu üzerinden petrol ürünü gönderilmesi gibi daha yaratıcı ancak maliyetli seçenekler de masada bulunuyor.
SİSTEM ÜZERİNDEKİ BASKIR ARTIYOR
Kayrros veri ve araştırma şirketinin kurucu ortağı Antoine Halff, “Sistemde ciddi bir stres var” diyerek üretimdeki yavaşlamanın operasyonel bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekiyor. İran’ın şu anki stratejisi, ablukanın gevşemesi durumunda üretimi hızla artırabilecek esnekliği korumak üzerine kurulu.
Obsidian Risk Advisors yöneticisi Brett Erickson, Washington’ın İran’ın bu baskı altında çökeceği varsayımının yanlış olabileceğini belirterek, “Bu rejimler teslim olmaz, adapte olurlar” uyarısında bulunuyor. İran’ın “direniş ekonomisi”nin ABD’nin ekonomik savaş taktiklerine karşı ne kadar dayanabileceği ise önümüzdeki birkaç hafta içinde netleşecek.