İstanbul Çekmeköy’de 29 Eylül 2025’te Suzan Elik, boşanma aşamasında olduğu ve uzaklaştırma kararı aldırdığı Yunus Elik tarafından silahla vurularak öldürüldü.
İddianamede, Suzan Elik’in boşanma sürecindeki anlaşmazlıklar nedeniyle Yunus Elik ve ailesi tarafından hedef alındığı ve aile bireylerinin bir araya gelerek “aile meclisi” kararıyla cinayeti planladıkları öne sürülürken, geçen zamana karşın ise Elik hala yakalanamadı.
Firari sanık Yunus Elik ile annesi Feriha Elik, babası İdris Elik ve kardeşi Yavuz Elik hakkında “kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan dava açılan davanın duruşması bugün görüldü.
Duruşmada müştekiler Suzan Elik’in sık sık Yunus Elik ve ailesi tarafından ölüm tehdidine maruz kaldığını anlattı. Tanıklardan birisi de Suzan’ın olaydan önce kendisini aradığını, ailenin toplanıp kendisi hakkında karar verdiğini anlattığını öne sürdü. Ayrıca duruşmada sanık müdafiilerden birinin “Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur. Aile de kızına keşke sahip çıksaymış” ifadesini kullandığı ve ardından avukatlar arasında tartışma çıktığı aktarıldı.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma 20 Ekim tarihine ertelendi.
Duruşma sonrası Cumhuriyet’e konuşan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından Arzu Sena Topuz, “Suzan Elik dosyası, kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü mekanizmaların nasıl işlemez hale getirildiğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Suzan, hakkında verilmiş uzaklaştırma kararına rağmen sokak ortasında katledildi. Bir kez daha gördük ki kâğıt üzerinde kalan koruma kararları kadınları yaşatmıyor. Devletin kadınların yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü etkin biçimde yerine getirmemesi, kadın cinayetlerini önlenebilir olmaktan çıkarıp göz göre göre işlenen suçlara dönüştürüyor. Bu nedenle Suzan’ın öldürülmesi yalnızca bireysel bir failin suçu olarak ele alınmamalı; koruma yükümlülüğünü yerine getirmeyen sistemin de sorumluluğunu ifşa etmeyi gerektirmektedir” dedi.
AİLE DE YARGILANIYOR
“Bu dosyada yalnızca firari fail yargılanmıyor” diyen Topuz, “Suzan hakkında aile meclisi kararı alarak ölüm hükmü veren ve bu cinayette rol üstlenen aile fertleri de mahkeme önünde hesap veriyor. Beklentimiz, maddi gerçeğin hiçbir yönü karanlıkta bırakılmadan ortaya çıkarılması ve bu cinayette sorumluluğu bulunan herkesin hak ettiği cezayı almasıdır. Kadın cinayetlerinde cezasızlığı yeniden üretecek hiçbir karar kabul edilemez. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak Suzan Elik dosyasının sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü bu dava yalnızca Suzan’ın değil; yaşam hakkı elinden alınan, korunmadığı için öldürülen bütün kadınların adalet mücadelesidir” diye konuştu.

