Tunceli’de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku’nun başına ne geldiğine dair soruşturma, eski Vali Tuncay Sonel’in tutuklanmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Gülistan’ın başına ne geldiği ile ilgili sır perdesi aralanırken gazeteci Fehmi Koru, bugünkü yazısında madalyonun diğer yüzüne işaret etti.
Koru, “Tunceli Başsavcısı Cansu’nun Gülistan Doku vakasının münferit bir dosya kapatma olayı olmadığını fark ettiği anlaşılıyor. Gerçek de büyük ihtimalle öyledir. Bir genç kızın öldürülmesinin sebebi ne olursa olsun, onun cesedinin kaybedilmesi ve ardından da olayın ‘intihar’ olarak yansıtılabilmesi için kapsamlı bir üzerini örtme amaçlı faaliyetin yürütüldüğü, bunu sağlamak için de devletin içinden ve dışından birilerinin kullanıldığı belli…” dedi.
“Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamasında da benzer bir kuşkuya sahip olduğunu düşündürecek unsurlar var.” ifadesini kullanan Koru, raporlara rağmen siyasilerin Susurluk olayının üzerine gereğince gitmediklerini belirterek, “Umarım, Gülistan Doku vakasını kovalayan Tunceli Başsavcılığı ve görevlendirecekleri kişiler, faili meçhullerin dosyalarını inceleyecek Adalet Bakanlığı mensupları, gizlenmiş silah parçaları bulan İstanbul Emniyeti, Susurluk raporlarını ellerinin altında bulundururlar. Susurluk’la kaçan fırsat bu defa yakalanırsa, sevincimizi o zamana saklayalım.” dedi.
SUSURLUK OLAYI
3 Kasım 1996’da saat 19.25 sularında Balıkesir-Bursa kara yolunda Susurluk ilçesi Çatalceviz mevkisinde meydana gelen trafik kazası sonucu, devlet-polis-mafya ilişkilerinin ortaya çıkması ile patlak veren skandal ortaya çıkmıştı.
Kazanın ardından kamuoyu, “devlet-siyaset-mafya” üçgeninde yasa dışı ilişkilerin ortaya çıkartılmasını talep etti. “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” ismi verilen sivil toplum eylemleriyle ve medyanın desteği ile üstü örtülen ilişkilerin ve faaliyetlerin açıklanması talep edildi.
DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak, İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, “Mehmet Özbay” sahte kimlikli Abdullah Çatlı ile 1969 doğumlu Gonca Us, 1 Kasım 1996 günü akşam saatlerinde Kuşadası Onura Otel’e geldiler. Bucak’a ait 06 AC 600 plakalı Mercedes marka siyah renkli otomobille Hüseyin Kocadağ yönetiminde İstanbul’a gitmek üzere yola çıkan grup, 3 Kasım 1996 günü saat 19.25 sularında Susurluk ilçesi Çatalceviz mevkisinde benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona çarparak trafik kazası yapmıştır. Bu kaza, basın literatürüne “Susurluk Skandalı” veya “Susurluk Kazası” olarak geçmiştir.
Kazada, Mercedes’i kullanan Hüseyin Kocadağ, üzerinde “Mehmet Özbay” kimliği bulunan Abdullah Çatlı ve Melahat Özbay sahte kimlikli Gonca Us ölmüş, DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yaralı olarak kurtulmuştur. Olay sonrası DGM, Sedat Edip Bucak hakkında soruşturma açmış ve hakkında iki yıl hapis cezası istenmiştir.