Abdullah Sönmez/Eskişehir Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu atölyeleriyle başlayan üretim kültürünün, Eskişehir’in bugün sahip olduğu sanayi kimliğinin temelini attığını belirten Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği (BEYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı D. Yasemin Aksu, “1970’li yıllardan itibaren beyaz eşya ana sanayi yatırımlarının bölgede güçlenmesiyle birlikte, kentin üretim ekosistemi tamamen yeni bir boyut kazandı
. O yıllarda temelleri atılan yan sanayi firmaları, zaman içinde yalnızca tedarikçi değil; teknoloji, mühendislik ve inovasyon üssü kimliğine büründü. Bugün Eskişehir’de faaliyet gösteren birçok firma, sadece yurtiçindeki ana sanayilere üretim yapmakla kalmayıp, Avrupa ve Ortadoğu pazarına komponent ihraç ederek Türkiye’nin beyaz eşya ihracat gücüne doğrudan katkı sağlıyor” dedi
. Eskişehir beyaz eşya yan sanayisinun, bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknolojik olgunluğu ve insan kaynağı kalitesiyle de dikkat çektiğini aktaran Aksu, “Kentteki firmalar, özellikle metal işleme, plastik enjeksiyon, motor, kablo, elektronik komponent ve kalıp üretimi alanlarında derinleşmiş durumda. Bu altyapı, bölgeyi ana sanayiye entegre, hızlı ve esnek üretim yeteneğiyle stratejik bir tedarik üssüne dönüştürüyor
. Günümüzde dijitalleşme ve yeşil dönüşüm kavramları Eskişehir’deki üretim gündeminin merkezinde. Enerji verimliliği yüksek prosesler, karbon ayak izinin ölçümlenmesi, akıllı fabrika uygulamaları ve Ar-Ge yatırımları, kentin sanayi vizyonunu yeniden tanımlıyor. Bu dönüşüm sürecinde yerel üniversitelerle kurulan üniversite-sanayi iş birlikleri, Eskişehir’i yalnızca üretimin değil, bilginin ve teknolojinin üretildiği bir merkez haline getiriyor.” diye konuştu
. “Bir bellek, bir eser: sektörel hafızayı geleceğe taşımak” Eskişehir’in, beyaz eşya yan sanayisindeki yolculuğunun; bir şehrin üretim azminin, mühendislik gücünün ve dayanışma kültürünün somut bir yansıması olduğunu vurgulayan Aksu, “Yıllar önce atölye ölçeğinde başlayan bu hikâye, bugün dünya standartlarında üretim yapan, ihracat odaklı bir sanayi ekosistemine dönüşmüş durumda
. Bu hikâyenin en güçlü yanı ise, paydaşları arasındaki iş birliği kültürüdür. Ana sanayiden yan sanayiye, üniversitelerden kamu kurumlarına kadar uzanan bu zincir, Eskişehir’in sanayi kimliğini kalıcı hale getiriyor” ifadelerini kullandı. Yasemin Aksu, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomik koşulların giderek zorlaştığı, üretim maliyetlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde; ülkemizdeki tüm beyaz eşya yan sanayi firmaları, rekabet gücünü koruyabilmek adına olağanüstü bir çaba gösteriyor
. Artan enerji ve işgücü maliyetleri, ihracat pazarlarında Türkiye’nin geleneksel fiyat avantajını önemli ölçüde zayıflatmış durumda. Buna karşın sektör, verimlilik odaklı yatırımlar, dijitalleşme girişimleri ve yeşil dönüşüm projeleriyle bu kaybı telafi etmeye çalışıyor. Ancak bu çabaların kalıcı bir etki yaratabilmesi için, sanayicilerin yalnızca kararlılığı değil, aynı zamanda finansal ve yapısal desteklerle güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.” “Eskişehir beyaz eşya ekosisteminde stratejik rol oynuyor” Üretim hacmi açısından Avrupa’da birinci, Dünya’da ise ikinci sırada yer alan beyaz eşya sektörüne tedarik sağlayan beyaz eşya yan sanayinin, Türkiye’nin ihracat gücünün itici motorlarından biri olduğunun altını çizen Yasemin Aksu, “Eskişehir ise bu motorun önemli bir dişlisi olarak, yenilikçi üretim anlayışı, yetkin insan kaynağı ve sürdürülebilirlik vizyonuyla sektördeki yerini her geçen gün sağlamlaştırıyor
. Bugün yapılan çalışmaların, yarının rekabetçi sanayi vizyonuna yön vereceğine inanıyoruz. Eskişehir beyaz eşya yan sanayisi; geçmişinden güç alarak, geleceğe yön veren bir üretim kültürünün adı olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.