Alevi kurumları, CHP’li kadın milletvekillerine yönelik sosyal medyada yürütülen cinsiyetçi, hakaret içeren ve organize linç kampanyalarına karşı ortak bir yazılı açıklama yaptı.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de aralarında bulunduğu örgütler, kadın siyasetçilere yönelen nefret söylemi ve dijital şiddetin demokratik siyaset ortamını zehirlediğini vurguladı.
Yetkili kurumları, etkin hukuki süreç başlatmaya ve cezasızlığa son vermeye çağıran kurumlar, “Kadınlara yönelik dijital şiddetin ve organize saldırıların karşısında sessiz kalmak mümkün değildir” ifadelerine yer verdi.Açıklamada ayrıca “Cumhuriyet Halk Partili kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen cinsiyetçi ve nefret içerikli saldırıları en güçlü biçimde kınıyoruz” denildi.
Alevi kurumları, son günlerde sosyal medya mecralarında CHP’li kadın milletvekillerine yönelik düzenlenen cinsiyetçi, hakaret içerikli ve organize linç kampanyalarına karşı ortak bir yazılı açıklama yayımladı. Aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de bulunduğu örgütler; kadın siyasetçileri hedef alan nefret söyleminin ve dijital şiddetin demokratik siyaset alanını zehirlediğini vurgulayarak, yetkili kurumları etkin hukuki süreç işletmeye ve cezasızlığa son vermeye çağırdı.
“Kadınlara yönelik dijital şiddetin ve organize saldırıların karşısında sessiz kalmak mümkün değildir” denilen açıklamada “Cumhuriyet Halk Partili kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen cinsiyetçi ve nefret içerikli saldırıları en güçlü biçimde kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“BASINA VE KAMUOYUNA
Son günlerde sosyal medya mecralarında, Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen hedef gösterici, cinsiyetçi, hakaret içeren ve linç kültürünü besleyen saldırıları kaygıyla takip ediyoruz.
Demokratik siyaset alanını zehirleyen bu dil; yalnızca ilgili kadın siyasetçilere değil, aynı zamanda kadınların kamusal alandaki varlığına, ifade özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelmiş açık bir tehdittir.
Kadınların siyasette görünür olmasını hazmedemeyen anlayış; nefret söylemini, itibarsızlaştırmayı ve dijital şiddeti bir araç haline getirmektedir.
Özellikle kadın milletvekillerinin sistematik biçimde hedef alınması, demokratik toplum düzeni açısından son derece tehlikeli bir noktaya işaret etmektedir.
Siyaset kurumu; hakaretin, cinsiyetçiliğin ve düşmanlaştırmanın değil, fikirlerin ve halk iradesinin alanıdır.
Bizler Alevi kurumları olarak, tarih boyunca ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve nefret diline maruz bırakılmış bir inancın temsilcileri olarak biliyoruz ki; nefret söylemi sıradanlaştırıldığında toplumsal fay hatları derinleşmekte, demokratik yaşam kültürü zarar görmektedir.
Bu nedenle kadınlara yönelik dijital şiddetin ve organize saldırıların karşısında sessiz kalmak mümkün değildir.
Kadınların siyasette eşit, özgür ve güvenli biçimde yer alması; demokratik toplumun temel koşullarından biridir.
Kadın kimliği üzerinden yapılan aşağılayıcı saldırılar yalnızca bireylere değil, toplumun ortak vicdanına yönelmiş saldırılardır.
Hiçbir siyasi görüş, hiçbir toplumsal kesim böylesi bir nefret dilini meşrulaştıramaz.
Alevi örgütleri olarak;
Cumhuriyet Halk Partili kadın milletvekillerine yönelik gerçekleştirilen cinsiyetçi ve nefret içerikli saldırıları en güçlü biçimde kınıyoruz.
Sosyal medya üzerinden yürütülen organize linç kampanyalarının, demokratik siyaseti tehdit ettiğini vurguluyoruz.
Sadece Kadın siyasetçilerin değil, kadınların hayatın her alanında hedef gösterilmesine karşı tüm demokratik kamuoyunu ortak tutum almaya çağırıyoruz.
“Kadınları okumayan milletler ölür.” Hacı Bektaş Veli’nin bu kadim sözünden hareketle; kadınların siyasetten, sanattan ve toplumsal yaşamdan silinmesine yönelik her türlü karanlık odağa karşı ışık olmaya devam edeceğiz.
Yetkili kurumları; nefret söylemi, dijital şiddet ve hedef göstermeye karşı etkin hukuki süreç işletmeye davet ediyoruz. Aksi halde, cezasızlığın bu saldırıları arttıracağını ve bu yola teşebbüs edenleri cesaretlendireceğini düşünüyoruz.
Toplumun tüm kesimlerini ayrıştırıcı değil birleştirici, şiddeti değil demokratik diyaloğu esas alan bir dil kullanmaya çağırıyoruz.
İnsan Onuru Kutsaldır. İnancımız gereği “72 millete bir nazarla bakan” ve kadını – erkeği ayırmadan “can” olarak gören bir öğretiye sahibiz.
Kadın kimliği üzerinden yapılan her türlü aşağılama, bizim nazarımızda insanlık suçudur
Fikirlerle baş edemeyenlerin, çareyi kadın kimliğine ve özel hayata dil uzatmakta bulması bir acizlik göstergesidir.
Sosyal medya üzerinden yürütülen bu “linç kültürü” demokratik muhalefeti susturma çabasından başka bir şey değildir.
Sorumlu dil çağrısı, siyaset dilinin nefretten arındırılması, eril ve saldırgan üslubun terk edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Unutulmamalıdır ki; kadınların susturulmaya çalışıldığı bir toplumda, demokrasi de susturulur. Eşitlik, adalet ve insan onuru mücadelesi; hepimizin ortak sorumluluğudur.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Alevi Bektaşi Federasyonu
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Türkiye Alevi Federasyonu
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
Alevi Kültür Dernekleri
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu.”